SUNUS YOLUYLA ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

 SUNUS YOLUYLA ÖĞRETİM

Sunuş yoluyla öğretim, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla, kavram ve genellemelerin öğretildiği bir öğretme yoludur. Sunuş yoluyla öğretme, bilgilerin
çok dikkatli bir şekilde düzenlenmiş ve öğrenci tarafından alınmaya hazır bir durumda verilmesi sürecidir.  

Bu yaklaşımda, işlenen derste bilgiyi sağlayan, genellemeleri ve kavramları sunan, bunları açıklamaya yarayan, örnekleri seçip öğrencinin hizmetine sunan
asıl faktör öğretmendir. Bir başka deyişle bu yaklaşımda öğretmen, etkinliklerin merkezindedir.

  Sunuş yaklaşımında, kavram ve genellemeler önce sınıfa verilir, bunu açıklayıcı örnekler izler. konu yeterince anlaşılıncaya ve öğrencilerde anlamlı bir
birikim oluşuncaya kadar örnekler verilmeye devam edilir. Anlamlı öğrenmenin başlatılabilmesi için temelde şu iki hususun yerine getirilmesi gerekir: 

1.      Öğrenilecek bilgiler kendi içinde bir bütünlük ve anlam taşımalıdır. 

2.      Anlamlı bir öğrenme için, öğrencide olumlu yönde bir hazırlığın olması gerekir. 

Sunuş yoluyla öğretme, açıklamanın gerektiği her durumda başarıyla uygulanabilecek bir stratejidir. Bu strateji kullanırken aşağıda belirtilen şu ilkelere
uyulmalıdır: 

1.      Hedef ve davranışlar bilişsel alanın bilgi, duyuşsal alanın alma, devinişsel alanın uyarılma basamaklarından birinde olmalıdır. Davranışlar ezberden
söyleme, yazma, tanıma ve hatırlama gibi özellikler taşımalıdır. 

2.      Öğretmen önce bilgi düzeyindeki kavramları (olgu, araç-gereç, sembol, aşamalı dizi, sınıflama, ölçüt, yöntem, ilke, kuram) sınıfa anlatmalı ve her
bir kavaram (olgu, araç-gereç, sembol vb.) ile ilgili yaşamdan en az iki örnek vermelidir.  

3.      Anlatamadığım yer var mı? diye sormalıdır. Varsa, tekrar anlatıp, değişik bir örnek daha vermelidir.  

4.      Öğrencileri arkaya yaslatıp, anlattığı ve örnek verdiği kavramları (olgu, yöntem, ilke vb.) sınıfa sormalı ve içinden beşe kadar saymalıdır. Bundan
sonra, arkadan ve ortadan ikişer, önden bir kişiye her bir soruyu sormalıdır. Yanıtlamayan, ya da eksik yanıtlayan öğrenciye doğru yanıtı arkadaşın söyleyecek
dikkatlice dinle sana tekrarlatacağım demeli ve doğru yanıtı ona söyletmelidir. Öğretmen, doğru yanıt veren her öğrenciye pekiştireç vermelidir. 

5.      Kavramların tanımlarını (olguların yer, zaman, kişilerini; ilkelerin özelliklerini vb.) her bir öğrenciye tekrarlattırdıktan ve yukarıda aşamalı
olarak belirtilen dört basamaktaki işlemleri yaptıktan sonra, öğrencilerden kavramların her birine (olgu, yöntem,ilke vb.) yeni birer örnek istemelidir.
Bu bağlamda soruyu sorduktan sonra, içinden yirmiye kadar saymalı, bu kez önden iki, ortadan bir, arkadan iki öğrenciye söz hakkını sırasıyla vermelidir;
örneklerin doğruluğu ve yanlışlığı üzerinde sınıfça tartışma açmalıdır. Doğru yanıtlamayan öğrencilere ipucu vermeli; onun doğru ve uygun yanıtı bulmasını
sağlamalıdır. Doğru yanıtlara tartışma bittikten sonra pekiştireç vermelidir. 

6.      Bu tür stratejide öğretmen sürekli olarak yedi sekiz dakikadan fazla konuşmamalıdır. İlköğretimin 1,2,3. Sınıflarda 2-3 dakika; 4 ve 5. sınıflarda
4-5 dakika; 6,7,8. sınıflarda 5-6 dakika sürekli konuşabilir; çünkü öğrencinin dikkati uzun süren konuşmalarda çabucak dağılabilir. Ayrıca öğretmen sürekli
konuşursa, tek yönlü bilgi aktarımı olacağından dolayı, istendik davranışların kazandırılması sağlanamayabilir. Öğretmen sürekli konuşursa, öğrencilere
anlattıklarını sormaz ve onlardan örnekler istemezse, öğrencilerin öğrenip öğrenemediklerini denetleyemez; yani iç dönütü kullanamaz. Bunun sonucu olarak
eğitim ortamını denetleyip düzeltemez. 

7.      Öğretmen eğitim ortamında sınıfı sürekli denetlemeli ve her bir öğrenciyle göz iletişimi kurmalıdır. Her öğrencinin söz almasını sağlamalıdır. Tüm
öğrenciler söz hakkı almadan, aynı öğrenciye ikinci kez söz hakkı vermemeye özen göstermelidir.   

Ausubel’in sunuş yoluyla öğretme yaklaşımı dört temel özelliğe sahiptir. Bu özellikler şunlardır: 

1.      Sunuş yoluyla öğretme, öğretmen ve öğrenci arasında yoğun bir etkileşimi gerektirir. Öğretmen, öğrencilerin aktif katılımını sağlamaya çalışır.
Başlangıç sunuşlarını öğretmen yapmakla birlikte, hemen arkasından öğrenciler fikirlerini, örneklerini, tepkilerini açıklar, tartışırlar. Bu durum ders
boyunca sürer. 

2.      Sunuş yoluyla öğretme, bol örnek vermeyi gerektirir. Ağırlık sözel öğrenmede olmakla birlikte; örnekler, resimler, şemalar gibi görsel ve diğer
uyarıcıları kapsar. Özellikle soyut kavramları anlamlı hale getirmek için görsel ve diğer duyu organlarına hitap eden uyarıcılar büyük ölçüde kullanılır. 

3.      Sunuş yoluyla öğretme, genelden özele doğru hiyerarşik bir sıra izler. Daha genel ve kapsamlı kavramlar önce, bu kavramın kapsamında yer alan daha
özel ve dar kavramlar sonra sunulur. 

4.      Öğretim adım adım ilerler. Ders ön organize edicilerle başlar. Her öğrenme basamağında, önce ve yeni öğrenilenler arasında yatay ve dikey ilişkiler
kurulur. Böylece, öğrencinin anlamlı öğrenmesi sağlanır.   

Sunuş yoluyla öğretmenin üç temel aşaması vardır. Bunlar: 

1.      Ön Organize Edicilerin Sunulması (Başlangıç) 

2.      Öğrenilecek Yeni Konunun Materyalin Sunulması (Gelişme) 

3.      Bilişsel Örgütlenmenin Güçlendirilmesi  

1.     Ön Organize Edicilerin Sunulması (Başlangıç) 

Ön organize edici, yeni bilgiler için bir yapı oluşturan, yeni bilginin çerçevesini çizen ve yeni bilginin öğrencinin daha önce kazanmış olduğu bilgi ile
ilişkilendirilmesini sağlayan başlangıç ifadeleridir. Bu başlangıç ifadeleri sözel açıklamalar olabileceği gibi, şemalar, somut modeller, grafikler, benzetimler
de olabilir.  

Ön organize edici, derste sunulacak bilginin genel bir çerçevesini çizerek konu ile ilgili ayrıntıların yerleştirileceği bir yapı oluşturur. Genellikle
en yüksek düzeyde öğrenme, öğrencinin öğreneceği materyal, öğrencinin sahip olduğu şemalara (bilişsel yapıları) en uygun olduğunda gerçekleşmektedir. Bu
bakımdan dersin ön organize edicilerle başlaması gerekir. Böylece girişteki ifadeler, açıklamalar, çizelgeler alınacak olan bilginin geniş bir çerçevesini
çizerek öğrencinin ayrıntıyı içine yerleştireceği bir yapı oluşturmasına yardım eder. Bir çok ders kitabında verilen hedefler, ünitenin anahtarı birer
ön organize edici örneğidir. Ayrıca, kitaplarda, üniteye başlamadan önce, ünitenin gözden geçirilmesini sağlayıcı nitelikte olan hazırlık çalışmaları da
bir ön organize edici örneğidir. 

Ön organize Edicilerin temel özellikleri şunlardır: 

1.      Genel olarak kısa sözel ya da görsel bilgiden oluşur. 

2.      Öğrenilecek geniş bilgiden önce sunulur. 

3.      Öğrenilecek yeni bilgi ile ilgili ayrıntıyı kapsamaz. Bunun yerine daha üst düzeyde düşünmeyi sağlayacak temel çerçeveyi verir. 

4.      Yeni bilgide, materyalde mantıksal ilişkiler kurmak için bir araç görevi yapar.  

5.      Öğrencinin kodlama sürecini etkiler. 

2.     Öğrenilecek Yeni Konunun Materyalin Sunulması (Gelişme) 

Sunuş yoluyla öğretimin birinci basamağı olan ön organize edicilerin sunulmasından sonra; ikinci basamakta yeni öğrenilecek bilginin, materyalin, genelden
özele doğru sunulması, örneklendirilmesi, tartışılması gelir. Bilgi, ön organize edicilerde işaret edildiği gibi örgütlenmiş bir şekilde sunulur. Öğrencinin
etkin katılımının sağlanması ve dikkatinin sürdürülmesi önemlidir. Öğrenci basamak basamak genel kavramlardan özel bilgilere, somut örneklere doğru ilerler;
eski ve yeni kavramlar arasında benzerlik ve farklılıkları karşılaştırır. Bilgi, temel benzerlik ve farklılıklarıyla örnekler verilerek sunulmalıdır. Yeni
sunulan bilgi ile halihazırda sahip olunan bilgi karşılaştırılmalı, iki grup bilgi arasındaki temel benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmalıdır. Böylece
öğrencinin yeni ve eski bilgileri arasındaki zıtlıklar, benzerlikler gerekçeleriyle belirlenerek karışıklıklar önlenebilir. 

3.Bilişsel Örgütlenmenin Güçlendirilmesi 

Sunuş yoluyla öğretimin üçüncü ve son aşamasında, verilen yeni bilginin, başlangıçta sunulan yapı içine tam olarak yerleştirilmesine çalışılır. Bu amaçla,
ayrıntılı bilginin genel çerçeve ile ilişkileri gözden geçirilir. Öğrencilerin yeni ve eski bilgiler arasında ilişkileri kurup kurmadığı, ayrıntıyı ön
organize edicilerle ilişkilendirip ilişkilendiremediği,  diğer bir deyişle, öğrencinin bilgiyi anlamlandırıp anlamlandırmadığı, sorularla belirlenir. Öğrencilere
eksik öğrenmelerini tamamlamaları için fırsatlar sağlanır. Öğrencinin bilgiyi transfer etmesi, kullanması için sorular, alıştırmalar, projeler, problem
durumları verilir. Kısaca bu aşama, öğrencinin konuyu bir bütün olarak görmesinin sağlandığı, eksik ve yanlış öğrenmelerin düzeltildiği ve bilgiyi yeni
durumlara uygulamasını sağlayarak, transferin gerçekleştirildiği bir aşamadır. 

Planlanışı :           

Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımının planlanışında üç temel aşama vardır. Bunlar: 

1.      Öğrencilerin neleri anlaması, neleri yapabilir duruma gelmesi istenmektedir? Öğrenciler bu dersin sonunda hangi davranışı kazanmalıdır? Böylece,
bu aşamada hedefler saptanmalıdır. 

2.      Bu aşamada işlenmesi gereken konu belirlenmelidir. Bilindiği gibi olgular, kavramlar, genellemeler farklı farklı öğretilmektedir. Olguların öğretilmesi
için ezberlemeyi sağlayıcı teknikler gerekirken, kavram ve genellemeler için bol örnekli soru-cevap ve tartışma tekniklerine gerek vardır.

3.      Üçüncü aşamada örneklerin seçilmesi ve hazırlanması ele alınır. Örnekler, kazandırılmak istenen davranışlarla konuya uygun olmalı, kavram, ilişki
ya da genellemenin özelliklerini yansıtıcı örnekler seçilip planlanmalıdır. 

Uygulanışı : 

Sunuş yaklaşımında ders oldukça mantıklı bir sıra izler. Planlanışı sırasında söz konusu olan olgu, kavram, ilke ve genellemelerin niçin öğretilmek istendiği
açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu dersle neyin öğrenileceği belirtilerek, derse başlandıktan sonra, ele alınması planlanan genellemeler tahtaya, kartona ya
da tepegözle perdeye yansıtılabilir. Bu yolla yeni bilgilerle öğrencilerin bağı kurulmalı, böylece öğrencinin dikkati konuya çekilmelidir.

3 Yorum
  1. 25 Kasım 2008
  2. 24 Ocak 2009
  3. 14 Nisan 2018

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.