OYUN VE YARATICILIK

                                   OYUN VE YARATICILIK ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

 

            Erken Yaşlarda Yaratıcı Oyunlar Oynayan Sonraki Yıllarda Sorun Çözme Yetenekleri Oldukça Gelişmiştir.

           

            CWRU psikologları çocuklarda oyun ve yaratıcılık üzerine yaptıkları bir çalışma için bir grup çocuğu izlemişler ve çocuklara oynamaları için yer, zaman ve malzeme verilmesinin çocukların sorunlarala başa çıkma ve en zorlu durumlarda bile sorunu çözme yetilerinin gelişmesine katkıda bulunduğunun tespit etmişlerdir. Uzun süreli üç çalışmadan ikisi göstermiştirki birinci ve ikinci sınıflarda yaratıcı çocuklar beşinci ve altıncı sınıflardaki oyunlarda da duygu ve hayal güçlerini kullanmaya devam etmişlerdir.

            CWRU psikoloji bölüm başkanı Prof. Sandra Russ’un belirtiklerine göre, erken yaşlarda oyun yeteneğinin çok iyi olması, kişilerinin yaratıcılık kabiliyetlerini ve günlük sorunlara yetkin ve alternatif çözümler bulabilme kabiliyetlerine işaret eder.

            1987 yılında yapılan bir çalışmaya katılan 121 öğrenciden bazıları tekrar ziyaret edilmiş ve önceki okul yıllarında yaratıcı oyuncuların, daha sonraki yıllarda da bu özelliklerini koruyup korumadıkları görünmek istenmiştir. Daha önceki çalışmada hayal gücünü kullanabilme yeteneği ve hayali oyunda duygularını ifade edebilmenin yaratıcılığa işaret edip etmeyeceği incelenmiştir.

            Yıllarca süren çalışmalarda, Russ, yaratıcılığı geliştirmede oyunun önemi üzerinde durmuştur. Çünkü hayal gücünü kullanarak düşünen, duygusal değişimler yaşayan ve bunları ifadebilen çocuklar oyun oynarken yaratıcılıklarını sergilemişlerdir.

            Russ’a göre, şuanda 11.-12. sınıflarda olan aynı çocukları izleyen bir üçüncü çalışmayla birlikte, yapılan iki çalışma bir kaynak çalışma teşkil edecektir. Oyun ve yaratıcılık üzerine yapılan bu iki çalışmada, çocuğun ilk sınıflarda hayal gücünü iyi kullanan bir oyuncu olama özelliğini ergenlik çağı boyunca da taşıyıp taşımadığı görülmek istenilmiştir. Eğer bu yetenekler hala mevcutsa aileler, öğretmenler ve çocukların günlükbakımlarıyla ilgilenenler, genç öğrencilere zamanla nasıl sorunlarla başa çıkabilen iyi oyunculara dönüşebileceklerini öğretmeye yardımcı olurlar.

            Russ bu çalışmaların oyun ve yaratrıcılık üzerine yapılan uzun süreli yanlızca birkaç çalışmadan biri olduğunu söyledi.

            Denekler üç yaratıcılık testine tabi tutuldu:

            Russ’un geliştirdiği Oyunda Taklit Derecelendirilmesi (Affect in Play Scale), çocuğun beş dakikalık hayali oyun süresince bir erkek ya da kız bezbebekle ve üç blok kurarak oynarken sergilediği duyguların tür ve derecesini ölçer. 1987 yılında yapılan çalışmada daha büyük çocuklardan oyuncakları kullanarak konusu olan bir oyun kurmaları istenirken, diğer grup ise oyuncaklarla oynarlarken videoya kaydedildiler. Bu test, çocukların oyun oynarken kullanabildiği 11 pozitif ve nagatif duygu kategorisini ölçer.

            Çocuklara aynı zamanda Birbirinin Yerine Kullanım Testi (Alternate Uses Test) uygulandı. Bu testle, örneğin gazete gibi bir nesne için akıllarına ne kadar çok şey geliyorsa yazmaları istenerek çocukların yaratıcılıkları değerlendirilmektedir.

            Üçüncü aşamada ise, bir çocuk hikaye kitabı kullanılarak,çocukların bu kitaptaki resimlere hikaye uydurmaları istenilmiştir.

            Araştırmacılar aynı zamanda gençlerin hangi sıklıkla edebiyat, müzik, drama, sanat, zanaat ve bilim gibi alanlardaki aktivitelere katıldıkları hakkında bilgi toplamışlardır. Russ’un belirttiklerine göre, çocuğun yaratıcılık düzeyi hakkındaki sonuçlar zekiliğe dayandırılmıyor.

            Çocukların sekiz farklı durumu nasıl ele aldıklarını anlatmalarından sonra sorunlarla başa çıkma düzeyleri değerlendirilir. Bunlara örnek olarak yemeklerini evde unutma, onları alaya alan kişilere karşı sergiledikleri tutum, sınav için gerekli kitaplarını kaybetselerdi ne yaparlardı gibi durumlar sayılabilir.

            Erken yaşlardaki oyunlarında daha çok duygu ve hayal gücü segileyen çocuklar, daha sonraki konulu oyunlarında da daha çok duygu göstermiş, daha yaratıcı olmuş ve problemlerle daha iyi başaçikabilen biri olmuştur.

            Affect, Creative Experience, and Psychological Adjustment (Taylor and Frances, October 1998), adlı makalenin editörü Russ’un belirttiklerine göre; çocuk yetiştirme deneyimi olan ailelerin iyi oyuncu olmayı öğrenme üzerinde büyük etkileri vardır. Russ, ailelere çocuklarını iyi oyun oynamaya başlatmalarına yardımcı olacak birkaç ipucu öneriyor:

            -Oyun için boş zaman tanıyın,            -Çocuklar oyun oynarken birlikte oynayın ve etkileşimde bulunun, fakat çocuk kendini tamamen oyuna kaptırdığında kenara çekilin            -Çocuklar hayal gücünü ve yaratıcılıklarını sergilediklerinde onları övün            -Oyuna başlamada problemlerle karşılaşıyorlarsa, onlara önerilerde bulunun            -Bir şey yaparken başarılı olamıyorlarsa, nasıl yapıldığını göstererek onlara yardımcı olun

            Russ, çocuğun yaşamında oyunun öneminin gözardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor ve şunu ekliyor; oyun, çocuklara her gün yaşananları algılama ve sorunlara çeşitli çözümler getirme olanağı verir.

 

İbrahim ELİBAL

Psikolojik Danışman

1 Cevap
  1. 28 Ekim 2008

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir