İLETİŞİMDE İLK KARŞILAŞMA – BÖLÜM I

  İLETİŞİMDE İLK KARŞILAŞMA – BÖLÜM I 

 Bu yazımızın ilk bölümüdür. Yazımız iki bölümden oluşmaktadır. Lütfen konuyu tam anlayabilmek için ikinci bölümümüzü de okuyunuz.

       Karşılaştığımız kişilerle aramızda oluşan ilk etkileşim o kişiyle daha sonraki ilişkilerimizde önemli ölçüde belirleyici rol oynar. Giydiğimiz kıyafetten beden dilimize kullandığımız sözcüklerden içinde bulunduğumuz ortama kadar her şey bu etkileşimi belirler. Günlük hayatımızda kullandığımız ‘ondan hiç elektrik almadım’ , ‘hemen kanım kaynadı’ gibi cümleleri bu ilk etkileşimin neticesinde söyleriz ve bunlar ileriki zamanlarda aramızda gelişecek olan iletişimin temellerini oluşturur.

 Fakat söylediğimiz bu cümlelerin açıklamasını her zaman mantıklı bir şekilde yapamayız. O kişiden neden hoşlandığımızı ya da hoşlanmadığımızı biz de tam olarak bilemeyiz, ancak aslında  karşılaştığımız kişilerin konuşurken kullandığı el hareketleri, bedeninin duruşu, mimikleri gibi özellikler bu ilk izlenimlerimizi olumlu yada olumsuz etkiler. Açıklık ve Dürüstlük
 
Gündelik hayatımızda karşılaştığımız iki insan düşünelim: Konuşurken  birincisinin  avuçları  yukarı dönük ya da size doğru açık, ikincininki ise aşağıya doğru hatta bir şey tutuyormuş gibi kapalı.siz olsaydınız hangisinin samimiyetine güvenirdiniz?Yapılan araştırmalara göre, birisi açılmaya veya gerçeği söylemeye başladığında avuçlarının tamamını veya bir kısmını karşısındakine açmaya başlar. Bir çocuk yalan söylediğinde veya bir şeyi gizlediğinde avuçlarını arkasına saklar. Vücut dilinin çoğu öğeleri gibi bu da tamamen bilinçsiz olarak yapılan ve sizde karşıdakinin doğruyu söylediği hissini uyandıran bir harekettir.Standart Kol KavuşturmaHoş olmayan yada onaylanmayan bir durum karşısında gösterilen bir davranıştır. her iki kol da göğüste kavuşturulur. Özellikle insanlar kendini güvensiz hissettiği her yerde (toplantılar, kuyruklar, kafeteryalar, asansörler) bu hareketi yaygın olarak yaparlar. (Solda ) Yumruklar saldırgan bir tavır anlamına geliyor. (Sağda)Standart kol kavuşturma. Bir konuşma sırasında karşınızdaki kişi sizinle aynı fikirde olduğunu söyleyip böyle bir tavır takındıysa  bilmeniz gereken, doğru olan söylediği sözler değil yaptığı davranışın göstermek istediğidir.
kişinin bu duruşunu bozmak istiyorsanız ona bir kalem, kağıt ya da farklı bir şey uzatarak kollarını çözmesini sağlayabilirsiniz veya elleriniz açık bir şekilde ileriye uzanarak ‘Kafanızda bir soru olduğunu görüyorum, neyi merak ediyorsunuz?’ veya ‘Neyi bilmek istiyorsunuz?” diye sorup yerinize geçebilirsiniz.Bu arada avuçlarınızı göstermeyi de unutmamalıyız.

Kısmi Kol Kavuşturma
Bazen başkalarının yanında düşüncelerimizi fazla açığa vurmamak için  kollarımızı tamamen kavuşturmaktan kaçınırız. Daha az anlaşılır bir biçimde yani yandaki bayanda görülen  bir kol vücudun yanında dururken diğer kolun yana doğru gelerek diğer kolu tutup bir engel oluşturduğu –kısmi kol kavuşturma- gibi yapmayı tercih ederiz.           Kısmi kol engellerine başka bir yaygın örnek de bir ödül almak veya konuşma yapmak için topluluk karşısına çıkan insanlarda sık rastlanan bir hareket olan kendi kendiyle el tutuşmadır.Bilek Kilitleme Bacak veya kolları kavuşturmak olumsuz veya savunma tavrına işaret eder ve bilek kilitleme hareketi için de aynı şey geçerlidir. Bilek kilitleme hareketinin erkeklerde görülen şeklinde yumruklar da kenetlenmiş olarak dizlerin üzerinde durur ya da eller sandalyenin kollarını sımsıkı kavrar Kadınlarda görülen hali biraz daha farklıdır, dizler yapışık tutulur, ayaklar yana bakabilir ve eller bacakların üstünde yan yana veya üst üste durabilir Bu hareket olumsuz bir tavır, duygu, sinirlenme veya korkuyu gizlemeye çalışma hareketidir.
Mülakat yapanın masanın karşı tarafına geçmesi ve mülakat yapılanın yanına oturarak masa engelini ortadan kaldırması durumunda mülakat yapılanın bileklerinin çözüldüğünü ve daha açık ve kişisel bir ortam oluştuğu keşfedildi.
Savunmada mı Üşümüş mü? Çoğu kişi savunmaya geçmediklerini ama kol veya bacaklarını üşüdükleri için kavuşturduklarını iddia ederler ama savunmada duruşla üşüyen birinin duruşu arasında bazı farklar bulunmaktadır: soğukta üşümüş, ellerini ısıtmak isteyen birisi bunları savunma kol kavuşturmasındaki gibi dirseklerini altına koymak yerine koltuk altlarına sokar.
İkinci olarak üşüyen birisi kollarını kavuştururken bir tür kendini kucaklama hareketi yapar ve bacaklarını kavuşturduğunda da bacakları düz, kaskatı ve birbirine yapışmış durumdadır. Oysa savunma duruşunda bacaklar daha rahattır.
Bu kadın üşümüş de olabilir sıkışmış ve tuvalete gitmek istiyor da.
   Açılma Süreci İnsanlar bir grupta kendilerini rahat hissetmeye ve gruptaki insanları tanımaya başladıkça bacak ve kolları kavuşturulmuş konumdan rahat, açık konuma doğru bir dizi hareket kodundan geçerler. Avustralya. Yeni Zelanda, Kanada ve Amerika’da yaşayan kişiler üzerinde yapılan çalışmalar bu ülkelerdeki ayakta ‘açılma’ süreçlerinin aynı olduğunu göstermiştir.1. aşama: Savunmada, kol ve bacaklar kavuşturulmuş
2. aşama: Bacaklar açık ve ayaklar yan yana nötr konumda.
3. aşama: Kol kavuşturmada üstte olan kol açılır ve konuşurken avuç anlık olarak görünür ve geri kavuşturulmuş konuma dönmez. Diğer kolun dış tarafını tutar.
4. aşama: Kollar açılır ve bir kol hareketlenir veya kalça üzerine ya da cebe konabilir.
5. aşama: Birisi tek bacak üzerinde arkaya yaslanırken diğer ayağını grupta en ilginç bulduğu kişiyi gösterecek şekilde ileri uzatır
Alkol bu süreci hızlandırabilir veya bazı aşamaları ortadan kaldırabilir.
Memnuniyetsiz Oturuş Genellikle sol bacağın üzerine sağ bacak olmak üzere bir bacak düzgünce şekilde diğerinin üzerine atılır. Bu Avrupalı, İngiliz, Avustralya ve Yeni Zelanda kültürlerinde kullanılan normal bacak atma hareketi olup sinirli, çekingen veya savunma tavrını gösterir. Ancak bu hareket tek başına veya bağlam dışında yorumlanmamalıdır. Örneğin, konferanslarda veya rahatsız bir sandalyede uzun süre oturan kişiler de bu hareketi yaparlar. Bu hareketi soğuk havalarda görmek daha yaygındır. Bacak bacak üstüne atma hareketinin kavuşturulmuş kollarla bir araya geldiği durumda kişi konuşmadan çekilmiş demektir. Resimdeki gibi birisinin kararını sormak yanlıştır ve bu durumda yapılabilecek en iyi şey neye itirazı olduğunu öğrenmeye çalışarak sorular sormaktır. Bu duruşa özellikle kocaları veya erkek arkadaşlarından memnuniyetsizliklerini ifade eden kadınlarda rastlanır.Boyun Kaşıma Bu durumda yazı yazarken kullanılan elin işaret parmağı kulak memesinin altını veya boynun yan tarafını kaşır. Bu hareketle ilgili gözlemler sonucunda: kaşıma işlemi yaklaşık beş kez yapılır. Kaşıma sayısının beşten az veya fazla olduğu çok enderdir. Bu hareket bir tür şüphe veya emin olmama işareti olup ‘Sana katıldığımdan emin değilim’ diyen kişinin  hareketidir.     Yaka Çekiştirme Desmond Morris’in yalan söyleyenlerin hareketleriyle ilgili yaptığı araştırmalarda yalan söylemenin hassas yüz ve boyun dokularında hafif bir kaşınma duygusu uyandırdığını ve bunun geçmesi için kaşımak veya ovuşturmak ihtiyacı hissedildiğini belirtmiştir. Bu da bize yalan söyleyenlerin neden yaka çekiştirme hareketini yaptıklarını göstermektedir.
   Yalan söyleyen, sizin onun yalan söylediğinden şüphelendiğinizi hissettiğinde sanki yalanı boynunda bir ter çizgisine yol açmaktadır. Bu hareketi yapan birisiyle karşılaştığınızda Tekrarlayabilir misiniz?’ ya da ‘Şurayı açıklayabilir misiniz?’ diye sormak sizi aldatmaya çalışanın kendini ele vermesini sağlayabilir.
   Parmaklar Ağızda Morris’in bu hareketle ilgili açıklaması parmakların kişi baskı altındayken ağza götürüldüğü yolundadır. Bu da annesinin memesini emen çocuğun güvenli durumuna dönmek için yapılan bilinçsiz bir çabadan başka bir şey değildir. Küçük çocuklar meme yerine başparmaklarını ağızlarına koyarken yetişkinler bununla da kalmayıp sigara, pipo, kalem gibi şeyleri de ağızlarına koyarlar. Eli ağza götürme hareketi genel olarak yalan veya aldatma anlamına gelse de parmakları ağza sokmak güven ihtiyacının dışa vurulmasıdır. Bu hareketi gördüğünüzde karşıdaki insana garanti ve güvence vermek uygun olur.  Can Sıkıntısı Dinleyici başını desteklemek için elini kullanmaya başladığında bu can sıkıntısının başladığı ve eliyle başını destekleme nedeninin aslında uyuyakalmamak için olduğuna dair bir işarettir. Dinleyicinin can sıkıntısının derecesi, kol ve elinin başını ne kadar desteklediğinden anlaşılabilir. Kafanın el tarafından tamamen desteklendiği durumda aşırı can sıkıntısı ve ilgisizlik gösterilir ve bunun son noktası da başın masanın üzerine düşmesi ve kişinin uyumaya başlamasıdır.Parmakların masa üzerinde davul çalması ve ayakların yere vurulması profesyonel konuşmacılar tarafından can sıkıntısı işaretleri olarak yorumlanırlarsa da bunlar aslında sabırsızlık işaretleridir.
Hem can sıkıntısı hem de sabırsızlık belirtileri gösteren dinleyiciler konuşmacıya konuşmasını bitirme zamanının geldiği mesajını verirler. Parmak veya ayak vurmanın hızının kişinin ne kadar sabırsızlandığını gösterir, vuruşlar ne kadar hızlıysa dinleyici o kadar sabırsız demektir.


YORUM VE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ…

1 Cevap
  1. 10 Kasım 2014

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.