EVLATLIK ÇOCUĞA GERÇEĞİN SÖYLENMESİ

EVLATLIK ÇOCUĞA GERÇEĞİN SÖYLENMESİ

Çeşitli nedenlerle çocuk sahibi olamayan bazı çiftler, evlatlık çocuk almayı tercih eder. Bu sayede hem onlar annelik ve babalığı yaşayacak, aileye bir tat katacak, hem de çocuk bir aileye kavuşacaktır. Bir bebeği evlatlık alma şansını yakalayan çiftler biraz daha şanslı olurlar çünkü bebeğin onlara alışması ve bebeğe davranış kazandırma süreci daha rahattır.

Daha büyük yaşlardaki bir çocuğun bunlara uyum sağlaması, uzun zaman ve yoğun çaba gerektirebilir. Burada dikkat edilmesi gereken uzun bir bekleyişten sonra sahip olunan çocuğu bu duygularla aşırı ilgiye boğmamaktır.

Çocuğu küçükken evlatlık alan aileleri bekleyen bir zorluk da ona gerçeğin söylenip söylenmeyeceğidir. Yıllardır anne baba bildiği kişilerin gerçek anne ve babası olamadığını öğrenmek çocuğa travma yaşatabilir. Ayrıca onları bırakıp gitme ihtimali aileleri korkutur. Bu durum anne babalara tedirginlik ve kararsızlık yaşatır. Bazıları çocuğun üzülmemesi, bunun sonucunda sorunlar yaşamaması için gerçeği söylemekten kaçınırlar. Bir yandan da çocuk ya duyarsa, gerçeği öğrenirse gibi kaygılarla yaşar, bunu önlemek için ellerinden geleni yaparlar. Ancak çocuğu ömrü boyunca bundan korumak neredeyse imkânsızdır. Çocuğun evlatlık olduğu aile dışındaki kişiler tarafından biliniyorsa beklenmedik bir anda çocuğa durumun açıklanması ihtimali de vardır. Ayrıca yıllar sonra gerçek ailesinin çocuğu araması olayıyla da karşılaşılabilir. Aile çocuğu sürekli kontrol edemeyeceğinden ve her koşulda onunla birlikte olamayacağından çocuk o ya da bu şekilde gerçekle yüz yüze gelebilir bu da durumu iyice zora sokar. Bu yüzden her şekilde travma yaşayacak olan çocuğun gerçeği anne babasından öğrenmesi daha iyidir.

Gerçeğin ne zaman, nasıl söyleneceği konusu çok önemlidir. Uzmanlar, çocuğun yaşı çok büyümeden 4–5 yaşlarında söylenmesi gerektiğini önermekle beraber onun algısal ve bilişsel özelliklerinin yeterince gelişmiş olması gerektiğini de vurgulamaktadır. Duygusal, algısal, bilişsel özellikler çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Çocukların olaylar karşısında verdikleri tepkilerin biçimi ve yoğunluğu da değişir. En doğrusu, iyi bir çocuk psikologu veya psikiyatristine danışılarak çocuk için en uygun zamanı ve söylenme biçimini belirlemektir. Bundan sonra gerçek, uzmanın önerileri doğrultusunda aşamalı olarak çocuğa söylenmelidir. Çocuğun verebileceği tepkilere hazırlıklı olunmalı, nasıl davranılacağı da önceden olabildiğince planlanmalıdır. Anne baba, zorlayıcı ve baskıcı yaklaşımlardan kaçınmalı, çocuğu sevdiğini, onunla birlikte olmaktan mutlu olduğunu vurgulamalıdır.

Elbette çocuk gerçeği öğrendiğinde çeşitli sorunlar yaşayacaktır. Ancak aile tarafından uygun biçimde yapılacak açıklama onun durumu başkalarından öğrenmesi yanında daha az sorun yaşanmasını sağlayacak, bu sorunların atlatılması da diğerine nazaran daha kısa süreli ve çözüme yönelik olacaktır.

1 Cevap
  1. 15 Nisan 2011

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir