Çanakkale Zaferi ve Şehitlerimize

ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLERİMİZE

Mavi Sularına bir baktım, sanki tarih dalgalanıyor,
Şöyle etrafına bir bak, her yerde Mehmetçik yatıyor.
Gelibolu’da her akşam, güneş hüzünle batıyor,
Türk’ün kara bahtına bu yerler ışık tutuyor.

Mehmetçik, senin yerin ebediyen boş kalmayacak.
Senin sayende bu vatan Türk’ün oldu, Türk’ün kalacak.
Senin kanınla yoğrulan bu kutsal topraklar,
Yemin ediyoruz, göz dikenlere, mezar olacak.

Çanakkale Savaşı, 1. Dünya Savaşı’nın en çetin, en kanlı savaşı olmuştur. İnsan kanının su gibi aktığı, dramatik olayların yaşandığı, insanlık tarihinde bir benzeri olmayan savaştır.

Osmanlı Devleti, 1.Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında katıldı. Düşmanlarımız olan İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan çok güçlü dev bir donanma, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını geçerek birlikte savaştıkları, Rusya’ya yardım etmek istiyorlardı. Bu amaçla çok sayıda düşman gemisi Çanakkale Boğazı’na girdi. Beş, on gün içinde bu işi bitireceklerine inanıyorlardı.
Çanakkale’de Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk askeri, düşmanı bekliyordu. Türk ordusu ile düşman arasında aylarca süren çok kanlı kara ve deniz savaşları oldu. Türk donanmasının “Nusret” adlı mayın gemisinin mayınları, pek çok düşman gemisini sulara gömdü. Kahraman Mehmetçik ise özellikle Gelibolu yarımadasında akıl almaz çarpışmalar sonunda düşmanı büyük bir yenilgiye uğrattı. 18 Mart 1915 te
Bu savaşı kaybetseydik İstanbul derhal işgal edilecek, Anadolu pek kısa bir sürede parçalanacak, tarihteki son bağımsız Türk devleti de ortadan kaldırılmış olacaktı.
Bu yüzden ki yurdumuzu korumak için aziz kanlarıyla kutsal yurt topraklarını sulayan şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin aziz hatıralarını sonsuza kadar yaşatmak, onlara saygı ve şükranlarımızı sunabilmek için onları her yıl 18 Mart’ta anıyoruz.
Tüm şehitlerimizin ruhları şadolsun. Tüm kahraman gazilerimizi şükranla selamlıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin varolması uğruna canlarını vermiş DEVRİM şehitlerimizi saygıyla anıyoruz…

2 Yorum
  1. 20 Mart 2009
  2. 17 Ağustos 2009

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.