TBMM BAŞKANI SAYIN KÖKSAL TOPTAN’IN ANKARA BAROSU TARAFINDAN DÜZENLENEN HUKUK KURULTAYI’NDA YAPTIKLARI KONUŞMA

TBMM BAŞKANI SAYIN KÖKSAL TOPTAN’IN ANKARA BAROSU TARAFINDAN DÜZENLENEN HUKUK KURULTAYI’NDA YAPTIKLARI KONUŞMA
(08 Ocak 2008)
Ülkemizin en kapsamlı hukuk organizasyonu olan Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda siz meslektaşlarımla birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti belirterek
sözlerime başlamak istiyorum.

Yerli ve yabancı seçkin hukukçuları bir araya getiren kurultayda tartışılacak konuların hepimize yol gösterici olacağına yürekten inanıyorum. 

Kurultayda ana tema olarak belirlenen konuların çok güncel ve hayati önem taşıdığını görüyorum. Bu nedenle Ankara Barosu yönetimini ve emeği geçenleri
tebrik ediyorum.

Değerli Dostlar,

Bilindiği gibi insanlık tarihinde birkaç yüzyılda bir büyük değişim dönemi yaşanmaktadır. Dünyamız 21. yüzyılına adımını atarken yine büyük bir değişim
sürecinden geçmektedir.

Gelişen teknoloji ve bilimle gittikçe küçülen yerkürede bütün ülkeler yeni şartlarla karşı karşıyadır.

Bu değişimden başta devletler olmak üzere tüm kesimler etkilenmektedir.

Bu dönemlerde toplumlar kısa sürede kendilerini yeniden düzenlemekte; dünya görüşü, sosyal ve siyasal yapısı, kurum ve kuruluşları, toplumsal değer yargıları
ve bakış açıları değişmektedir.

Kendisini bu büyük değişime kapatan ya da ayak uyduramayan toplumlar ise gerilemekte veya yok olmaktadır.

Bu yeni dönemin adı bilgi çağıdır.

Artık sanayiye dayalı bir ekonomiden bilgi ve iletişime dayalı bir ekonomiye hızla geçiliyor.

Bu dönemde en büyük güç bilgidir. Sınır tanımayan bilgi, adeta çağımızın menkul değeridir. Bugün bilgisayar programı yapan şirketlerin gelirleri, sanayi
tesislerinin gelirlerinden kat kat fazladır.

Artan küresel rekabet, küresel boyutlu anlaşmazlıkları ve evrensel hukuku da gündeme getirmektedir.

Yeni çağın önderi olabilmek için değişimin farkına varmak ve ihtiyaç duyulan hukuki, siyasi, ekonomik ve sosyal yapılanmaları hayata geçirmek zorunludur.

Bu değişim dönemleri sıkıntılı ve sarsıntılı olabilir. Ancak toplumların önüne eşsiz fırsatlar da sunar.

Değişim toplumun kendisini yeniden sorgulamasına, eksiklerini görmesine ve yeni hedefler seçmesine yol açar. Bir başka deyişle değişim, kalkınmanın, demokrasinin
özgürlüklerin, ileri gitmenin anahtarıdır.

Biz istesek de istemesek de, değişim hızla sürmekte ve tüm ideolojileri alt üst ederek yoluna devam etmektedir.

Bir ülke ne kadar büyük ve güçlü olursa olsun dünya pazarındaki konumu için her gün başkaları ile rekabet halinde olmak zorundadır.

Türkiye’de bu değişimi anlamış ve hızla ayak uydurmaya başlamıştır. Avrupa Birliği ile müzakerelerimiz sürmektedir. Enerjiden sanayiye, tarımdan ekonomiye,
ulaşımdan eğitime, her alanda reform çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

Cumhuriyetimizin 100. yıl vizyonumuz olan çağdaş uygarlık düzeyine emin adımlarla ilerliyoruz.

Bu değişim ve gelişim sürecinin, olmazsa olmaz bir unsuru olarak hukuk alanında da son derece önemli yenilikler gerçekleştirilmektedir.

Bütün bu yenilikler Anayasanın 2. maddesinde de belirtildiği üzere, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye
Cumhuriyetinde; yargının kaliteli işgücü, uygun fizikî ve teknik donanım imkânları ve en yeni teknolojik olanaklarla hizmet vermesi içindir.

Reform olarak adlandırabileceğimiz bu yenilikler, Türkiye’nin hızlı değişime ayak uydurabilmesi içindir.

Çok sayıda eski kanun, tüzük ve yönetmelikler yeniden düzenlenmektedir. Yaşadığımız çağda gereksiz, güncelliğini yitiren ve uygulanamayan kural ve yasakları
ayıklamadan bilgi çağını kucaklamamız mümkün değildir.

Demokrasimiz hızla gelişmektedir. Terörle mücadeleyi, demokrasimizi ve özgürlüklerimizi koruyarak yapıyoruz.

Ülkemizde kurum ve kurallarıyla çağdaş bir hukuk sisteminin kurulabilmesi, Cumhuriyet’in yüzakı olarak değerlendirdiğimiz bir atılımdır.

Toplumsal yaşamda egemen olan, gelişmenin önünde engel oluşturan eski hukuk düzeninin terk edilerek, evrensel değerlere dayanan yeni hukuk düzenine kısa
bir zaman içinde geçilebilmesi Cumhuriyetimizin en büyük başarısıdır.

Geçen dönemde yargı adına çok önemli düzenlemeleri başarıyla yapan parlamentomuz, 23. Dönemde de görevini başarıyla yerine getirmektedir.

Önümüzde yeni bir anayasa yapma hedefi var. Geçmişten beri ülkemizde devam eden tartışmaların ve çok geniş bir kesimin ortaya koyduğu gerçek; artık yapıldığı
günün şartlarını ve izini taşıyan mevcut anayasanın çağın değişen koşullarına yeterince cevap veremediğidir.

Yani yeni bir anayasanın yapılmasının gerekliliği, toplumun geniş kesimleri tarafından büyük bir mutabakatla dile getirilmektedir.

Kuşkusuz toplumsal sözleşme niteliğindeki böylesine önemli bir belgenin yöntem ve içeriğinin nasıl olacağının kararlaştırıldığı yer, Türkiye Büyük Millet
Meclisi’dir.

Şunun bilinmesini isterim ki, yeni anayasayla ilgili söyleyecek sözü olan herkes, görüş ve önerilerini, zamanı geldiğinde Meclisimize rahatlıkla ulaştırabilecektir.

Yeni anayasa konusunda Meclisimize yansıyan her düşüncenin, bizim için çok kıymetli olduğunu ve çalışmalara katkı sağlayacağını özellikle ifade etmek isterim.

Çünkü toplumsal katılım ne kadar geniş olursa; o kadar güçlü, sorunlarımıza cevap veren ve ülkemizi geleceğe taşıyan bir anayasa yapılması mümkün olacaktır.

Geniş katılım ve uyumla hazırlanacak böyle bir anayasa, ülkemizin kalkınmasına, demokrasi ve özgürlüklerimizin güçlenerek kökleşmesine katkı sağlayacaktır.

Bu dönem iktidarıyla, muhalefetiyle Meclisimizin, toplumumuzun tüm kesimlerinin üzerinde uzlaştığı yeni anayasayı, yoğun bir çalışmanın ardından Türkiye’ye
kazandıracağına inanıyorum.

Saygıdeğer Konuklar,

Demokratikleşme yönünde yapılan değişikliklerin sürdürülmesi, hukuk devleti ilkesinin önündeki engellerin kaldırılması ortak hedefimizdir.

Vatandaşlarımızın Cumhuriyetimizin temel değerlerini ışığında demokratik değerleri üstün tutmasıyla güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağımıza inanıyorum.

Hukuk devleti anlayışının egemen olması için tüm kişi ve kurumlara büyük sorumluluklar düşmektedir. Herkesin bu sorumluluğun bilinciyle davranarak, ülkemizi
hak ettiği düzeye getireceğini umut ediyorum.

Köklü geçmişe ve zengin birikime sahip olan Ankara Barosu, Türkiye’nin demokratik hukuk devleti anlayışının güçlenmesine değerli katkılarda bulunmuştur.

Beşincisini düzenlediğiniz Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda dile getirilecek görüş ve öneriler bizlere ışık tutacaktır.

Bu duygularla kurultayınızın ülkemize ve evrensel hukuka önemli katkılarda bulunacağına yürekten inanıyorum.

Kurultayınızın başarılı geçmesi dileğimle, hepinize sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir