MOZART Bölüm I

MOZART Bölüm I 

   Bu bölümde ünlü besteci Mozart’ın hayatı, insani durumu, yapıtları, sitili, etkilediği kişiler üzerine yazılar okuyacaksınız. Diğer bölümlerimizi sitemiz
sayfalarında bulabilirsiniz. Toplam VI bölüm bulunmaktadır. 

         Augsburg’lu ciltci Johann Georg Mozart’ın altı oğlunun en büyüğü olan Leopold Mozart 14 Kasım 1719’da Augsburg’da doğmuştu. Babasının ölümünden
sonra, 1737’de, doğduğu kentten ayrılıp, Salzburg’daki Benedictine Üniversitesinde burslu olarak teoloji (dinbilim) okumaya gitmiş, ama sonra orayı bırakıp
başta edebiyat ve müzik olmak üzere başka konularla ilgilenmiş, özellikle de keman çalma ve beste yapma alanlarında ilerleyerek 1743’de Salzburg Başpiskoposunun
hizmetine girmiş ve 1763’de Kappelmeister yardımcılığına kadar yükselmişti.

 Bu arada Anna Maria Pertl adında bir hanımla tanışmış ve bir süre sonra onunla
evlenmişti.Leopold ile Anna Maria’nın yedi çocuğu olmuşsa da bunlardan ancak ikisi : dördüncü çocuk olarak 30 Haziran 1751’de doğan ve kısaca Nannerl, diye anılan
Maria Anna Walpurga Ignatia  ile yedinci ve son çocuk olarak 27 Ocak 1756’da doğan ve ertesi gün Aziz Rupert katedrali’nde  Joannes Chrisostomus Wolfgangus
Theophilius Mozart olarak vaftiz edilen Wolfgang Amadeus, ergenlik yaşını aşıp belli bir süre hayatta kalabilmiştir. (Oğlana konan adlardan ilk ikisi,
bir hristiyan azizinin pek sık kullanılmayan adlarıdır ve 27 Ocak günü o azizin yortusudur. Dördüncüsü ise Latince Amadeus, Almanca Gottlieb, Fransızca
Amadé, olarak söylenmiş, kendisi ise bu adlardan üçüncüsünü, Wolfgang’ı kullanmayı yeğlemiştir.)

İyi bir müzik eğitimcisi olarak tanınan ve oğlunun doğduğu yıl “Versuch einer gründlichen Violinschule” (Keman Çalmanın Temelleri Üzerine Deneme) adlı kitabı
yayımlanan Leopold Mozart, Wolfgang’daki olağanüstü müzik yeteneğinin ilk belirtileri görülür görülmez, hayatının yönünü tümüyle değiştirmiş ve kendini
müzik alanında oğlunu yetiştirmeye adayarak, başta  klavye, keman ve org çalmak olmak üzere, müzik alanındaki bütün bilgileri ona öğretmeye başlamıştır.
Çocuğun bu alanda hızla gelişmesi üzerine onu etkili çevrelere tanıtabilmek, aynı zamanda, yeteneklerinin daha da gelişmesi için yararlanabileceği kimselerle
tanıştırabilmek için Salzburg’dan başka kentlere de gitmek gerektiğini bilen Leopold, çeşitli güçlüklere aldırmadan çocuklarıyla birlikte çeşitli gezilere
çıkmaktan da kaçınmamıştır.

Mozart ilk yolculuğunu, 6 yaşına yeni girmişken, ablası ile Munich’e Elector (Seçici)* III. Maximilian’ın sarayına giderek yaptı. Ondan altı ay kadar sonra,
1762 sonbaharında ailecek Viyana’ya gittiler. Orada soyluların konaklarında ve İmparatorun sarayında  küçük bir  virtüoz ve besteci olarak marifetlerini
sergileme fırsatı buldu. Müziksever İmparatriçe Maria-Theresa onu kucağına alıp sevmiş, Wolfgang’da bu sevgiye onu bol bol öperek karşılık vermişti. İmparatoriçenin
kucağından inerken cilalı döşemede ayağı kayıp yere düşünce onu yerden kaldıran, ondan birkaç ay büyük olan ArchiDuchesse Marie-Antoinette olmuş ve Wolfgang
Prenses’e derhal evlenme teklifinde bulunmuştu.

İmparator ailesinin davranışını örnek alan soylular Mozart’lara yakın ilgi gösterdiler. Saraylarında, Konaklarında davetler, şenlikler düzenlediler. Bu
gezi Mozart’lar için büyük bir olay, büyük bir başarı idi. Ne yazık ki, çocukcağız çok geçmeden orada kızıl hastalığına yakalandı. Doktorlar, çocuğun yüreğinin
normal insanlarınkinden iki kat hızlı çarptığını söylüyorlardı. Wolfgang, iyileşdikden sonra, ailecek yedi hafta kalmak üzere Pressburg’a gittiler. Küçük
sanatçı böylece Macaristan’ı da görmüş oldu.  Oysa onu manzaralardan, gezilip görülecek yerlerden çok müziksel olaylar ilgilendiriyordu. Dinlediği Halk
müziği parçalarını da komik buluyordu.

         9 Haziran 1763’de Mozart ailesi Fransa ve İngiltere’yi de içine alan ve 30 Kasım 1766’ya kadar sürecek uzun bir yolculuğa çıktı. Bu gezi sırasında
yalnız Munich, Ludwigsburg, Schwetzingen, Frankfurt gibi Güney ve Batı Alman kentlerini değil, Katolik Belçika’yı, Protestan Hollanda’yı, Güney-Doğu Fransa’yı,
İsviçre’yi ve Leopold’ün doğduğu kenti : Augsburg’u da gördüler. Mozart daha sonra Babası ile İtalya’ya gitti.1764’de Paris’de iken ilk keman sonatları
(K 6-9) yayımlandı. Aynı yılın Nisan ayında Londra’ya gittiler. Orada verdiği koserler Kral ve Kraliçeyi çok etkilemişti. Londra’ da Johann Christian Bach’la
tanıştı. J.Chr. Bach Wolfgang’ı çok sevmişti. Wolfgang da onun yapıtlarından etkilenmişti. Gezilerinde tanıştığı kişiler ve dinlediği müzikler onun gelişimi
için çok yararlı oluyordu. Yolculukları sırasında yazdığı mektuplarda, gördüğü manzaralardan çok, tanıdığı kişilerden söz ediyor. Sanat konularına ise
hiç değinmiyordu. Salzburg’a döndüklerinde bestecilik alanında olgunlaşmış, hatırı sayılır besteciler arasında adı anılılmaya başlamıştı. Kendisinden,
“Die Schedigkeit des ersten Gebotes” adlı oratoryonu bir bölümünü bestelemesi istendi. Öteki bölümleri Michael Haydn (1737-1806) ve Cajetan Adlgasser (1729-1777)
besteleyecekti. 1767 Eylül’ünde ailecek, Arşi-düşes Marie-Josephine ile Napoli Kralı  Ferdinand’ın düğün töreninin yapılacağı Viyana’ya gittiler;  fakat
kente birdenbire patlak veren çiçek hastalığı salgını yüzünden genş prenses hastalanıp ölünce düğün yapılamadı. Bu arada Wolfgang’la ablası da çiçek hastalığına
yakalandılar. Leopold, çocuklarını alarak Moravya’da Olmütz kentine, Salzburg’dan tanıdığı Kont Podstatsky’nin yanına götürdü. Kont’un doktoru Josefh Wolff
çocukları tedavi ederek hayatlarını kurtardı. 1768’de yeniden Viyana’ya dönerek 1769’un Ocak ayına kadar orada kaldılar. Bu arada, İmparator II. Joseph,
Mozart’dan  La Finta Simplice (K 51) operasını bestelemesini istedi. İsteği yerine getirildiyse de yapıt Viyana’da seslendirilemedi. Buna karşılık, Bastien
und Bastienne adlı Alman opereti Dr. Mesmer’in özel tiyatrosunda temsil edildi. La Finta Simplice ise ancak ertesi yılın 1 Mayıs’ında  Salzburg’da seslendirilebildi.
Wolfgang 1769 Kasım’ında Salzburg’da Saraya Konzertmeister olarak atandı. Ama kendisine maaş bağlanmadı. O sırada bir Missa besteledi (K 66) Ertesi ay,
babasıyla İtalya’ya gitti. Bu yolculuk onu çok etkiledi. Bologna’da Padre Martini ile karşılaştı. Onun yardımıyla Academia Filarmonica’ya kabul edildi.
Roma’da iken, Kutsal Hafta sırasında, Allegri’nin ünlü Miserere’sini dinledi. Dokuz parti için bestelenmiş bu yapıt Papa tarafından çok beğenilmiş ve başka
yerde seslendirilmemesi için notasının yayımlanması yasaklanmıştı. Oysa Wolfgang,  bir dinleyişte belleğine aldığı bu yapıtın notasını kusursuz olarak
yazdı ve bu olay üzerine Papalık, yapıta koyduğu  yayım yasağını kaldırmak zorunda kaldı. Wolfgang’ın işitme duyumunun keskinliğini ve müziksel belleğinin
yetkinliğini gösteren başka bir olay da o daha altı yaşındayken yaşanmıştı. Birkaç gün arayla aynı yapıtı seslendirilen bir kemanın akordunda kimsenin
dikkatini çekmeyen çok küçük bir değişikliği fark etmiş ve dinleyenleri hayrette bırakmıştı.

Roma’dan sonra Napoli ve Milano’ya gittiler. Milano’da oynanmak için bestelediği Mitridate operası çok beğenilmişti. Ertesi yılın Ağustos’unda yeniden 
İtalya’ya gitti. 1772 Eylül’ünden 1773 Mart’ına kadar orada kalarak pek çok beste yaptı, Senfoni’ler ve Salzburg’da seslendirilmek üzere dinsel yapıtlar
yazdı. 1773 yılının Haziran’ından Eylül ayına kadar Viyana’da oturdu; sonra Salzburg’a dönerek bir yıldan fazla orada kaldı.

Baba ve oğul Mozart’lar Salzburg’un kendilerine çok sıkıcı,  dar ve bunaltıcı geldiğini görüyorlar ve oradan ayrılmak istiyorlardı. O zamana kadar yaptıkları
geziler özellikle Wolfgang’a ciddi ve güvenli bir mevki sağlamamıştı. Buna rağmen gezilerin önemini de biliyorlar ve Salzburg’dan ayrılmak istiyorlardı.
1777 Ağustos’unda Wolfgang görevinden istifa etti.

Annesi ile Mannheim’e (1777), Paris’e (1778) ve Idomeneo operasının tamamlanıp temsil edilmesi için Münih’e gitti. Wolfgang seslendirici olarak da artık
pek fazla ilgi görmüyordu. Harika çocuk büyümüş ve çocukluğuyla birlikte harikalığı da gerilerde kalmıştı. Doğduğu kenti, Salzburg’u bir taşra kenti olarak
görüyor, İtalyan kasabalarını beğeni ve kültür açısından Salzburg’dan üstün buluyordu. Orkestrasıyla ünlü Mannheim, dönemin uygarlık ve yenilik merkezlerinden
biri idi. Wolfgang Paris’i, Paris’lileri ve onların müziğini pek cana yakın bulmuyordu. 1781’de ziyaret için gittiği, daha sonra da yerleşeceği Viyana’dan
da pek fazla hoşlandığı söylenemez. Orada karısıyla birlikte yaşadığı 9-10 yıl içinde 11 kez yer değiştirdikleri biliniyor. Olanak bulsa Viyana’dan başka
bir kente, Avusturya’dan başka bir ülkeye gidip yerleşecek. Londra’yı, bir ara Rusya’yı bile düşünüyor. Ama Viyana çevresinde küçük gezintilerle yetinmek
zorunda kalıyor. 1790 Eylül’ü sonunda Rauhensteingasse’de yeni bir daireye taşınıyor. Son gideceği yer ise St. Mark mezarlığı olacaktır.  1791 yılının 
Aralık ayının 4’ünü 5’inci güne bağlayan gece saat birde gözlerini dünyaya yumdu. 

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir