KUŞ GRİBİ PSİKOSOSYAL DESTEK AİLE REHBERİ Bölüm I

KUŞ GRİBİ PSİKOSOSYAL DESTEK AİLE REHBERİ Bölüm I 

                       Zorlu Yaşam Olayları Hayatımızda kimi zaman okulda, evde ya da yaşadığımız çevrede çeşitli acil durumlar meydana gelebilir. Ölümle
ya da yaralanmalarla sonuçlanan kazalar, yangın, fırtına, sel basması, deprem, bir kişiye yönelik saldırı, istismar, sevilen bir arkadaşın ya da yakının
kaybı, zehirlenmeler, salgın hastalıklar bu durumlara örnek olabilir.

 Bizler yaşamımız boyunca bu tür denetleyemediğimiz, önceden tahmin edemediğimiz olayları
/yaşantıları anlamakta ve kabul etmekte zorlanırız. Kuş gribi kendimizin ve yakınlarımızın sağlığını doğrudan tehdit ettiği için zorlu bir yaşam olayı
olarak karşımıza çıkmaktadır.Tıpkı bizi zorlayan diğer yaşantılar da olduğu gibi, kuş gribi tehdidi karşısında da fiziksel ve psikolojik tepkiler ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan tepkiler
çeşitlilik gösterse de aslında üç genel tepki altında toplanabilir:  

a)  Her an kötü bir şeyler olacakmış gibi tetikte olma, aşırı hassasiyet;

b) Yaşanan olaya ilişkin anı ve görüntülerin istemeden zihne geri gelmesi;

c)  Kişinin yaşadıklarını hatırlatan olay, anı ve yerlerden kaçınması, uzak durmasıdır.  

Tüm bu tepkiler, yaşamımızı sekteye uğratan doğal olmayan bir olaya verilen normal tepkilerdir.  

Zorlu Yaşam Olaylarına Verilen Tepkiler 

Kuş gribi, deli dana hastalığı, HIV/AIDS, SARS gibi hastalıklar yarattığı tehdit ve sonuçları açısından zorlu yaşam olaylarına neden olabilmektedirler.
Aşağıda bu hastalığa yakalanan ya da risk grubunda bulunan tüm bireylerin vereceği genel tepkiler yer almaktadır:  

Yaşanan Tepkiler 

list of 14 items
•   Toplumsal panik,
•   Korku ve kaygı,
•   Üzüntü, çaresizlik hissi
•   Gelecek konusunda belirsizlik,
•   Yaşam üzerindeki kontrolü yitirme,
•   Bedensel ağrı ve şikâyetler
•   Güvensizlik,
•   Akıl karışıklığı,
•   Uyumakta zorluk, kâbuslar,
•   Kızgınlık, öfke, Suçluluk
•   Huzursuzluk ve gerginlik,
•   Kayıplar için yaşanan yas
•   Hastalanmaktan, karantinaya alınmaktan, korkma şüpheli görülmekten utanma,
•   Etiketlenme, damgalanma dışlanma,
list end
      Yaşanan zorlukların etkileri bazı kişilerde hemen ortaya çıkmayabilir. Bazen haftalar, aylar hatta bir yıl sonra ortaya çıkabilir. Bu tepkiler temelde
hepimizde benzer, normal ve doğal tepkiler olarak ortaya çıkar. Bu tepkiler doğru ya da yanlış olarak nitelendirilemez. Kritik ve zorlu bir yaşamın arkasından
ortaya çıkan tepkiler, doğal ve normal kabul edilmektedir.    

Fiziksel Tepkiler 

        Bedenlerimiz, hayati bir tehlike ile karşı karşıya kaldığında, hayatta kalmamızı sağlayacak tepkileri otomatik bir şekilde devreye sokacak bir şekilde
tasarlanmıştır. Kritik ve zorlu yaşam olaylarından kısa bir süre sonra ürperme, daha hızlı veya yavaş kalp atışları, baş dönmesi, üşüme ya da ateş basması
gibi fiziksel tepkiler yaşanması olağandır. Çünkü bu tepkiler bedenlerimizin tehlike karşısında otomatik olarak geliştirdiği bir tür savunma mekanizmasıdır.
Çaresizlik hissi, şaşkına dönme, korkma ya da üzüntü, olaydan kısa süre sonra ortaya çıkabilen normal duygulardır. Genellikle duygusal tepkiler olayı hazmettikten
ya da üzerinde düşündükten sonra ortaya çıkar. Yaşanan zorlukların etkileri bazı kişilerde hemen ortaya çıkmayabilir. Bazen haftalar, aylar hatta bir yıl
sonra ortaya çıkabilir. Bu tepkiler temelde hepimizde benzer, normal ve doğal tepkiler olarak ortaya çıkar. Bu tepkiler doğru ya da yanlış olarak nitelendirilemez.
Kritik ve zorlu bir yaşamın arkasından ortaya çıkan tepkiler, doğal ve normal kabul edilmektedir.  

Gerçeği Kabullenememe 

     Yaşanan kuş gribi tehdidi karşısında birçok insan, bu olayın gerçek dışı olduğu, bir rüya ya da aslında gerçekleşmemiş bir olay olduğu hissine kapılabilir.
Bu tepki ilk zamanlarda yaşadıklarımızı kolay atlatmamızı, üstesinden gelmemizi sağlar. Bu durum olaylarla baş edebilmemizi, kararlar alabilmemizi, tehlikeden
korunmamızı kolaylaştırır. Yaşanan bir tehdit karşısında bedenimiz, düşüncelerimiz, duygularımız, duyularımız, kendini savunmaya geçirmek amacıyla seferber
edilir. Ancak bu çok güçlü seferberlik için ödenen bedel, çok ağırdır. Çünkü yaşananlar, insanların zihinlerine detaylı ve yoğun bir şekilde kazınır.  

Davetsiz ve İstenmeyen  Anılar 

    Yaşanan kuş gribinde güçlü, sarsıcı görüntülere, ses ve kokulara maruz kaldıysanız, bu izlenimler rahatsız edici, birdenbire aklınıza geliveren ve zihninize
kazınan anı ve düşüncelere dönüşebilir. Kişilerin yaşadıkları olayın acı verici, sarsıcı, istenmediği halde tekrarlanan anılarının olması olağan ve genel
bir tepkidir. Bunlar tekrarlanan bir film gibi birdenbire hatırlanabilir. Genellikle uyku saatlerinde ortaya çıkan ses, görüntü ve kokular baskı oluşturarak
uyuyamama, kâbus şeklinde uykudan uyandırma gibi uyku bozukluklarına

neden olurlar. Çocuklarda tekrarlanan oyunlar biçiminde de kendini gösterebilir.  

Kaçınma 

     Kuş gribi tehdidinin oluşturduğu korkudan ve bize kuş gribini hatırlatacak davranışlardan kaçınmak görülen genel tepkilerdendir. Kişi korku, acı ve
kaygı veren düşünceleri uzaklaştırmaya ve bu düşünceleri tetikleyen anımsatıcılardan kaçınmaya çalışır. Kaçınma geçici olarak rahatlatsa da, gelecekte
rahatsız eden, sarsıcı ve istenmeyen anıların geri dönmesini önleyemez. Kaçınma bize doğrudan ve gerçekte bir zarar vermeyeceğini bildiğimiz halde sadece
korktuğumuz için bilişsel veya davranışsal kaçınma hareketinde bulunduğumuz durumlardır. Örseleyici olayların etkileri ve anıları o kadar güçlüdür ki,
acı, korku ve kaygı veren anılardan ve olayı hatırlatan davranışlardan kaçınmak aslında gerçekten mümkün olamamaktadır. Aslında kaçtıkça, unutmaya çalıştıkça
artan bir oranda etkileri ortaya çıkar. Unutmayın ki, korku ve kaygılarımız ve acı veren zor anılarımızla başetme, kendimizi koruma, onların bizi değil,
bizim onları kontrol etme gücümüz vardır.   

Olumlu Kaçınma 

      Hayatımızda hasarlı binalarda ve mikroplu yerlerde bulunmak, alkollü iken araç kullanmak gibi gerçekten tehlikeli olan pek çok şey vardır. Bize zarar
veremeyeceğini bildiğimiz halde sadece korktuğumuz için kaçındığımız durumlar ile gerçekten tehlikeli olduğu için kaçındığımız durumları birbirinden ayırmak
gerekir.  

• Kuş gribinin bulaşma riski olan ortamlardan kaçınmak,  

• Kanatlı hayvanlarla doğrudan ve yakın temastan kaçınmak,  

• Hijyen (temiz) olmayan, durumlardan ve yerlerden kaçınmak,  

• Hastalanmış kanatlı hayvan ve mahsullerini tüketmekten kaçınmak,  

• Uygun saklanmamış ve pişirilmemiş ürünleri tüketmekten kaçınmak,  

Bu kaçınmalar ve kuş gribi tehditi karşısında dikkatli olmak, doğru ve yapılması gereken olumlu kaçınmalardır.  

Korku ve Kaygı 

    Kritik olaylardan ya da kayıplardan sonra bir diğer olağan tepki de artan kaygıdır. Korku, kuş gribini hatırlatacak herhangi bir nedenden doğabilir
ya da aileyi başka bir felaketin vuracağı endişesi gibi daha genel bir kaygıdan da ortaya çıkabilir. Kişinin hayatında olaydan önce var olan güven duygusu
artık körelmiştir. Kaygının artması sürekli bir etikte olma halini de beraberinde getirir, sürekli kötü bir şeyler olacakmış hissi yaşanır. Yaşanan tehdit;
kaygı, korku, huzursuzluk gibi bedenin aşırı bir şekilde uyarılmasına neden olur. İnsanlar ani seslere ve ışığa karşı çok daha çabuk ve şiddetli tepki
vermeye başlarlar. Uyku bozuklukları yanında, beslenme ve dikkati toplamada da zorluklar ortaya çıkabilir. Kaygı ayrıca vücutta gerilime, kalp ahenginin
bozulması, bedensel ağrı ve şikâyetler gibi fiziksel tepkilere yol açar.  

Huzursuzluk ve Öfke 

    Bir diğer olağan tepki de huzursuzluk ve sabırsızlıktır. Bu tepkiye ek olarak halsizlik, uyku

bozuklukları görülür. Olayları yaşayan kişi, bu yaşantıya neden olduğuna inandığı kişi veya

kurumlara karşı büyük bir öfke geliştirir. Bazen bu tür tepkiler sevilen kişilere de yöneltilebilir ve kişinin ailesi, yakın çevresi ve arkadaşlarını etkileyebilir.
 

Suçluluk 

       Suçluluk duygusu, kişinin kendini suçlaması için geçerli bir neden olmasa bile görülebilen, sıkça rastlanan bir tepkidir. Kendini çaresiz görme,
elinden bir şeyin gelmediği, olan biteni önleyemediği için sorumluluk hissetme ve ardından kendini suçlama eşlik edebilir. “Bunu önlemek için yapabileceğim
bir şeyler olmalıydı” veya “Keşke… Eğer… Sadece…”gibi düşünceler bu tür olaylardan sonra sıkça görülen sığınaklardır. Bazen insanlar yaşam ve ölüm arasındaki
kısa sürece odaklanırlar ve yakın akrabaları için endişe duymaya başlarlar.     

Anlaşılamama 

     Bazı kişiler, kuş gribi tehdidi karşısında, çevresindeki diğer insanların tepkilerini duyarsız, anlamsız, yetersiz, eksik görerek, anlamlandıramaz
ve kendinin anlaşılmadığını düşünebilir. Bu duyguya meydan vermemek için deneyimlerini kendilerine benzer olaylar yaşayan insanlarla paylaşmaları önem
taşır. Onlar birbirlerini daha iyi anlayıp, destek olabilirler. Aynı zamanda ortak düşünce, izlenim ve hatıralarını paylaşabilirler.  

Yaşam Bağları 

     Tehdit karşısında yaşam, anlamsız ve boş gelebilir. Günlük rutin işlere karşı isteksizlik ve ilgisizlik ortaya çıkabilir. Kişi yaşadıklarından sonra
her şeyi anlamsız bulabilir. Bu da algılama, anlama ve dikkat bozuklukları olarak belirti verebilir, yaşama isteğini ve çalışma kapasitesini düşürür. Kısa
sürede yaşamla sağlıklı, güçlü bağlar oluşturmak ve günlük işlere dönmek için çaba gösterilmelidir.  

Öneriler 

• Tepkilerinizi olağandışı bir duruma karşı gösterilen doğal ve normal tepkiler olarak kabul edin. 

• Günlük yaşantınıza devam etmeye çalışın. İşe gidin, ancak çalışma kapasitenizin belirli bir süre için düşebileceğini, kendinizi normalden daha yorgun
hissedebileceğinizi göz önünde bulundurun.  

• Konuşabileceğiniz birinin olması çok önemlidir. Onlara yalnız olayları değil bu olaylar hakkındaki düşünceleriniz ve izlenimlerinizi de anlatın. Arkadaşlarla,
komşularla görüşmek için zaman ayırmayı ihmal etmeyin.  

• Duygu, düşüncelerinizi ve yaşadıklarınızı yazarak anlatmanın büyük yararı vardır. Sadece ne olduğunu yazmak değil olayla ilgili iç duygularınızı da yazmak
yararlı olur.  

• Bazen kaygılı veya üzgün olduğumuzda veya korktuğumuzda, hoşlandığımız şeyleri yapmaya yeniden başlamak, devam etmek zordur. Ancak ne kadar hoşlandığımız
şey yaparsak bizim için o kadar iyi olur. Beğendiğimiz, yapmaktan hoşlandığımız etkinliklere

geri dönmenin bir yolu, ne yapacağımızı planlamak ve bu plana bağlı kalmaktır. Yaşantınızda mizaha, hoşlandığınız, sevdiğiniz etkinliklere, müzik, resim,
yürüyüş, spor gibi hobilerinize yer verin. Bir süreliğine belirsizliği kabullenmek, kendi kendinize yardım etmek için dualar, dini ve geleneksel törenler
size yardımcı olacaktır.  

• Normal zamanlarda aldığınızdan daha fazla kahve, nikotin, şeker, alkol almayın. Çünkü bu sinir sistemi üzerindeki gerilimi artırır. Bu yolla kendi kendinize
yardım için aktif bir adım atmış olursunuz. Çaresiz değilim, yapabileceğim bir şeyler var gibi, olumlu bir şekilde düşünmeye çalışın ve bu düşüncelerinizi
eyleme geçirin. Sosyal destek kaynaklarınızı; başkalarına yardım etmek, gerektiğinde kendiniz için yardım almak amacıyla harekete geçirin.

Aile ve arkadaşlarınızla yapmak istediklerinizi plânlayın.

Hedefleriniz ve gelecek hakkında düşünmek, plânlamalar yapmak sizi güçlendirecektir.

Sosyal destek, arkadaşlarla görüşme önemlidir. Bunun için aranızda destek grupları

oluşturabilirsiniz.  

• Gerilimi azaltmak için dinlenmek, uyumak, derin ve düzenli nefes almak, bedeni gevşetmek

önemlidir. Zira bedenimiz gevşemiş durumda iken korkmak zordur. Bedenimiz ne kadar çok gevşerse, iyi duygu ve düşüncelerimiz de o kadar artar. Bedenimizi
gevşetmek için kısa bir gevşeme çalışması burada verilmiştir. Gün içerisinde ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda ve

uyumadan önce gevşeme çalışmasını yapmak faydalı olacaktır.  

• Önce rahat bir şekilde oturun.

Soluk alın, her iki yumruğunuzu veya ayağınızı sıkın, beşten ona kadar sayın.

Kendinize “gevşe” diyerek soluğunuzu verin ve Yumruğunuzu /ayağınızı gevşetin.

Karnınızdan çekerek derin bir soluk alın, elinizi/ayağınızı sıkın ve kendinize “gevşe” diyerek soluğunuzu verin. Soluk alın ve verin.

Tüm bunları yaparken tüm kaygılarınızı yumruğunuzda hapsettiğinizi ve yumruğunuzu

gevşettiğinizde tüm kaygılarınızı da attığınızı düşünün. Bunu birkaç kez yaptıktan sonra, ellerinizi silkeleyerek, gerilimin son kırıntılarından da kurtulduğunuzu
düşleyin.  

• Eğer deneyiminizden dolayı aklınıza rahatsız edici imgeler geliyorsa, gün içinde kendinize

zaman ayırıp bu imgeleri aktif, bilinçli bir şekilde önce aklınıza getirin sonra değiştirmeyi deneyin. Bunları ekranda gördüğünüzü hayal edip sonra da uzaktan
kumanda ile istemediklerinizi silebilirsiniz ya da bu imgeyi zihninizde canlandırıp, görünmez hâle gelene kadar kendinizden uzaklaştırın.  

• Eğer sizi rahatsız eden gürültü ya da seslerse o zaman bu sesleri bir radyodan dinlediğinizi hayal edin ve radyoyu kısmayı deneyin.  

• Eğer sizi rahatsız eden bir koku ise burun deliklerinize kötü kokuyu giderici bir parfüm veya yağ sürün. Bu tür teknikler istenmeyen imgeler, sesler veya
kokuların sizi kontrol etmesi yerine sizin onları kontrol altına almanızı sağlar.  

Örseleyici Yaşam Olayları Çocukları Derinden Etkiler Çocuklar, kuş gribi ile ilgili çevrelerinde ya da TV’de yaşanan sarsıcı görüntüleri maalesef izlediler,
olaylara tanık oldular.

Kritik ve zorlu yaşam olayları karşısında çocuklar daha önceki yaşantı tarzlarına bağlı olarak farklı türde ve şiddette tepkiler gösterebilirler.  

Çocuklar biz yetişkinlerin bilgilerine, deneyimlerine, sosyal destek kaynaklarına yeterince sahip olmadıkları için, kritik ve zorlu yaşam olayları karşısında
daha derinden etkilenirler. Çocukların çoğu da bizler gibi benzer tepkiler, sorunlar ya da değişiklikler gösterebilir. Çocuklarınızda bu süre içerisinde
farklı değişiklikler gözlemlediniz mi?  Ne tür değişiklikler ortaya çıktı?

–Devam Ediyor—Bölüm 2 yer alıyor…

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.