Auschwitz-Birkenau Toplama Kampını Ziyaret Ettik

Auschwitz-Birkenau Toplama Kampını Ziyaret Ettik

Polonya’da bulunan Nazi kamplarından vahşetin en yoğun yaşandığı Krakow’daki Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı’nı ziyaret ettik. Gözlerimize inanamadık. Vahşeti ayrıntılı gördük.
Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma ve sistematik katliam ve imha kampı.. İlk kurulan ana kamp Auschwitz I Polonya’nın Krakow şehrinin 60 km batısında, küçük bir şehir olan Oświęcim’in güneybatısındaydı.
Hitlere, toplama kampları için Almanya toprakları yeterli gelmeyince, Krakow şehri yakınlarında Auschwitz-Birkenau’da geniş bir arazide 14 Haziran 1940’da kamp kurdu. Vagonlarla istiflenmiş binlerce ölüm yolcusu kampa taşındı.
1940 ile 1945 yılları arasında ortalama 1.6 milyon insan burada öldürüldü. Bu insanlar ya gaz odalarında zehirlendi, ya idam edildi ya da kurşuna dizildiler. Bir çoğu da aç bırakılarak, hücrelerde havasız bırakılarak öldürüldüler.Kurşuna Dizme Duvarı

Vahşete Tanıklık Ettik
Krakow şehri yakınlarında bulunan kampa gelenlerden çalışamayacak kadar güçsüz olan, yaşlı ve engelli olan, hastalananların gidecekleri son durak; gaz odası, fırın, idam sehpası ya da kurşuna dizildikleri duvar oluyordu. Hamile kadınların, bebeklerin üzerinde bir çok deney yapılıyor ve sonları yakılmak oluyordu.Deneyler Yapılmış Çocuklar
Nazi toplama kamplarının en büyüğü olan Auschwitz-Birkenau kampına 1,3 miyondan fazla insan yerleştirilmiş. Almanya, Fransa, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan, Avusturya, Belçika, Romanya’dan getirilenler kişilerin 900 bini kısa süre içinde, gaz odalarında, kurşuna dizilerek, idam edilerek ve en azgın ateşle krematoryumlarda yakılarak katledildi.

Gizli çekilen ya da Naziler tarafından çekilen fotoğraflara içiniz ürpererek bakıyorsunuz. İnsanların çektikleri acılar ve korku yüzlerinden okunuyor. Görün ve kurtarın bizi yalvarışları günümüze kadar uzanıyor.Elektrikli Teller ve Çocuklar
Toplama kampları en ağır koşullara, en onulmaz denilen şartlara dahi direnilebileceğini gösteren örneklerle dolu. Tutsaklar umuda sımsıkı sarılıp, özgürce yaşamı hayal etmekten vazgeçmediler.

Hazırladığımız mini belgeseli kanalımızdan izleyebilirsiniz. Kimi zaman video ve fotoğraf çekmeyi dahi unutuyorduk.

Dizlerinizin Bağı Çözülüyor
Binalar arasında dolaşırken duyduğunuz öyküler karşısında olmaz bu kadar diyorsunuz. Ancak, fotoğrafları, insanların son kullandıkları eşyaları gördükçe derinden etkileniyorsunuz.
Öldürülen insanların saçları kesilerek kumaş yapılmak üzere Almanya’ya gönderiliyor. Bu saçlardan yapılan kumaşları da kampta görebiliyorsunuz. Öldürülen Yahudilerin, Çingenlerin, eşcinsellerin ve getirilen diğerlerinin üzerilerinden alınan altın dişler, gümüşler, paralar Almanya’ya gönderiliyor.İnsanlığa kurşun ve silah olarak geri dönüyor.İdam Sehpası

Dönüş Yolunda
1944 yılının sonlarına doğru Hitler ve ordusunun yenilgi haberleri gelmeye başlar. Kızıl Ordu’nun büyük zafere doğru ilerleyen ayak seslerini duydukları anda itibaren işlemiş oldukları insanlık suçlarının belgelerini imha ettiler. Öyle ki bazı binaları dinamitle havaya uçurdular. Kızıl Ordu kampa yaklaşınca bu kez kampta bulunan tüm tutsakları “Ölüm Yürüyüşü’ne-Todesmarsch” çıkardılar. Ölüm yürüyüşüne çıkarılan 56 bin kişiden 15 bin kişi ancak kurtarılabildi. 27 Ocak 1945’te Sovyet Kızıl Ordusu kampı özgürlüğüne kavuşturduğunda ise sadece yedi bin tutsak kalmıştı.
Fırınlarda yakılan insanların külleriyle sertleştirilen yollarda yürürken kendinizi derin düşünceler içinde buluyorsunuz. Gerçekten değermiydi bu kadar insanın öldürülmesine. Bu kadar acıya. Dünyamız yeteri kadar büyük. Herkes yaşasın. Savaşların olmadığı güzel günlerin özlemiyle.

İbrahim Elibal.
Uzman Psikolojik Danışman

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir