Bölüm II
 Ülke nüfusumuzun yaklaşık %10′unu oluşturan özürlü vatandaşlarımız 2005 yılında çıkan özürlüler kanunu ile bir çok hakka kavuştular. Bu bölüm de bu haklar nelerdir engelli ailelerinin hakları nelerdir, özürlü maaşı nasıl alınır, erken emeklilik, vb. soruların yanıtlarını bulacaksınız. Soru ve Cevaplardan oluşan bu hizmetimiz iki bölümden oluşmaktadır. Bu okuduğunuz bölüm ikinci bölümümüzdür. Eğer sorunuza yanıt bulamadıysanız lütfen birinci bölümümüze de bakınız.

•ÖZEL DONANIMLI ARAÇ
Yurtdışından Gümrük Vergisi Muafiyetinden Yararlanarak Taşıt Alınması

 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun167′nci maddesinin 12′nci bendinde malül ve sakatların kullanımına mahsus eşyanın gümrük vergilerinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.


 Yine aynı maddede; sözü edilen eşyayı tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarları ile muafiyet ve istisna uygulanacak tutarlarını belirlemeye, maktu hadleri sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya, sürelerle ilgili alt ve üst sınırları belirlemeye, bu muafiyet ve istisnayı farklı eşyalar itibariyle birlikte veya ayrı ayrı uygulatmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu ifade edilmiştir.

  13 Ocak 2000 tarih ve 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Kararın 116 ıncı maddesi şu şekildedir:  “ Madde 116- 1) Körler hariç olmak üzere malul ve sakatların eğitimi, çalışması veya fiziksel ve ruhsal olarak sosyal gelişimlerine yönelik olarak özel surette imal edilmiş olup, malul ve sakatların kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum veya kuruluşlarca ithal edilen eşya,

  2) Münhasıran malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar olan taşıtlar (arazi taşıtları hariç)
gümrük vergilerinden muaftır. ”

Anılan kararın 117 inci maddesinde ise; özel olarak 116 ncı maddede bahsi geçen eşyaya mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve aksesuarlar veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletlerin de bu muafiyet kapsamında olduğu ifade edilmiştir.Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin, eşyanın ithalinden sonra yurda getirilmesi halinde de muafiyetin uygulanabilmesi için bunların muafiyetten yararlanarak ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının gümrük idaresine kanıtlanması gerekmektedir.

  1- Özel Tertibatlı Aracın İthali:
  Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışan engelli kişi, ikametini Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde özel tertibatlı aracı ithalat vergilerinden muaf olarak ithal edebilecektir. Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik engelli ise; Yurt dışına resmi kanalla döviz transferi veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen özel tertibatlı aracı vergiden muaf olarak ithal etme hakkına sahiptir.

  2- İthal Edilen Özel Tertibatlı Araçlarda Aranılan Şartlar :
  Gümrük vergisi ödenmeden yurt dışından ithal edilecek özel tertibatlı engelli araçlarında aşağıdaki şartlar aranacaktır:
  – Malül ve engelli tarafından ithal edilmek istenen araç binek otomobili ise, binek otonun münhasıran malül ve engelli tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalı ve silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar (arazi taşıtları hariç) olmalıdır.
  – Sakat kişi tarafından kullanılmayan araç; bu araç el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş sakat kişinin araca inip binmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmalı ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar (arazi taşıtları hariç) olmalıdır.
  Özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan ve sadece otomatik vitesli olan binek oto ile sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı

tertibatı bulunmayan sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın muafiyetten yararlandırılmak suretiyle ithali mümkün değildir. Binek oto ve sakat kişi tarafından

kullanılmayan aracın standart olmayan aksesuarları bulunması halinde bu aksesuarların ithaline gümrük vergilerinin tahsili kaydıyla izin verilir.
  Malül ve engelli tarafından ithal edilmek istenen araç motosiklet ise, bu motosikletin engelli tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olması halinde gümrük vergisi ödenmeyecektir.

  3- Müracaat Şekli
  Özel tertibatlı araç için Türkiye’ye getirilmeden önce, malül ve engelli kişiler veya bunlar hesabına bu kişinin vekil tayin ettiği ve Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişiler tarafından, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne;

  – Fizik ve Rehabilitasyon merkezince onaylı, 18/3/1998 tarih ve 23290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “ Sağlık Bakanlığı tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik ” eki listede yer alan sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış heyet raporunun, (bu raporda; ilgilinin sakatlığı ile bunun derecesinin ve haline göre kullanabileceği taşıt özelliğinin belirtilmesi gerekir. Şayet ilgili, yurt dışında iken resmi bir hastaneden aldığı ve dış temsilciliklerimize onaylattığı bir rapor ibraz ederse bu raporun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesine uygunluğunun da ayrıca belgelenmesi gerekir.),

  – Trafik Dairesince düzenlenen ve ilgili şahsın sakatlık durumu itibariyle, taşıt kullanabileceğini gösteren H sınıfı sürücü belgesinin, biri asıl olmak üzere iki nüshası ise birlikte müracaat edilmesi gerekmektedir.

  Özel tertibatlı otomobil ithalatı talebi Ankara Gümrükleri Başmüdürü veya yetki vereceği Başmüdür Yardımcısı başkanlığında, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürü, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından karara bağlanacaktır. Heyet çalışmalarını Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünde yürütmekte olup heyetin toplanacağı gün ilgili sakat ve malül kişilerin de anılan gümrükte hazır

bulunmaları şartı vardır.

 Sakat kişi tarafından kullanılmayan araçların karara bağlama işlemleri Gümrük Müsteşarlığının olumlu ön izninin alınması sonrasında gerçekleştirilecektir.Ayrıca, binek

otomobili veya minibüsün ithaline ilişkin kararların (müspet) Komisyon tarafından oybirliği ile verilmesi gerekmektedir.

  4- İthalat İşlemi

  Komisyon kararının olumlu olması halinde, otomobil ile sakat kişi tarafından kullanılmayan araç için Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nce “İthal İzin Belgesi” düzenlenir. İzin belgesinin geçerlilik süresi 6 (altı) aydır. Taşıt, izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük

Müdürlüğü’ne teslim edilir.

  Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı başkanlığında iki muayene memurundan oluşturulan heyet tarafından aracın söz konusu heyet kararına uygunluğunun tespit işlemleri yapılarak uygun bulunması halinde ithaline izin verilir. Adı geçen gümrük idaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil ve minibüs için

düzenlenecek trafik şahadetnamesine şerh konularak ilgili trafik tescil dairesine gönderilir.

  5- Araçların Devir ve Satışı

  Gümrük Vergisinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar gereğince, gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilen eşya, gümrüğün izni olmadan ve

gümrük vergileri alınmadan malul ve engelli olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz. Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş

amacına uygun kullanılmak ve ilgili gümrük müdürlüğünden izin alınmak kaydıyla muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir

veya satılırsa gümrük vergileri aranmaz.

  Malul veya engelli kişiler; mülkiyetlerinde gümrük vergisi ödemeden ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiili ithal

tarihinden itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muaf olarak otomobil, minibüs ve motosiklet ithal edemezler.

  Özel olarak dizayn edilmiş aracı devralacak kişinin sakatlığının farklı olması halinde, devredilecek taşıtın Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim

edilmesi ve devri alacak kişinin sakatlığına uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında dizayn edilmesi gerekmektedir.

•Yurtiçinden Özel Tüketim Vergisinden (ÖTV) Yararlanarak Taşıt Alınması Nasıldır ?

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, engellilere motorlu taşıt araçlarının yurt içinden satın alınması veya ithal edilmesi

sırasında sağlanan Özel Tüketim Vergisi(ÖTV) istisnasının kapsamı 31.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere genişletilmiştir. Anılan kanunun “Diğer İstisnalar”

başlıklı 7 inci maddesinin 2 inci bendi uyarınca;

“ Madde 7 – Bu Kanuna ekli;
  2. (Değişik: 16/7/2004 – 5228/21 md.) (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;

  a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G .T.İ.P. numaralarında yer alanların,

sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,

  b) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G .T.İ.P. numaralarında yer alanların,

bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,

  Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,…………….. ”

Özel tüketim vergisinden istisnadır.

  Yapılan düzenleme ile daha önceki uygulamaya ek olarak sakatlık derecesi % 90 ve daha fazla olanlar engellilerin bazı taşıt araçlarını özel tertibat veya mekanik ilave

yaptırılması şartı olmaksızın Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemeden satın alabilmelerine imkân sağlanmıştır. Engelli adına kayıtlı olan araç bu kişinin üçüncü dereceye kadar

kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacaktır.Engelli ve malüllere ÖTV istisnası ile ilgili

ayrıntılı açıklamalar 1 Seri Numaralı ÖTV Genel Tebliğinde yapılmıştır.

  1- ÖTV’den İstisna Taşıtlar
 
  Malül ve engellilerin özel tertibat yapılma şartı olsun veya olmasın ÖTV ödemeden iktisap edebilecekleri taşıtları şu şekilde sıralayabiliriz:

  – Motor silindir hacmi 1600 cm3 ü aşmayan binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar(steyşın vagon,arazi taşıtı ve

jeepler dahil),
  – Motor silidir hacmi 2800 cm3′ü aşmayan eşya taşımaya mahsus taşıtlar,
  – Motosikletler, mopedler ve bir yardımcı motoru bulunan tekerlekli taşıtlar,

  Buna göre, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede bulunan taşıt araçlarından motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek otomobilleri, motor silindir

hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan kamyonet, pikap vb. eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler

veya bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere yetkili

satıcı veya galeriden satın alınmasında ÖTV tahsil edilmeyecektir.

  ÖTV istisnası uygulanan araçlar için istisnadan yararlanan kişi (veya kişiler) adına düzenlenecek faturalarda ÖTV gösterilmeyecektir.Bu tür araçların kayıt ve tescilini

yapanların, araç sahibinin faturada ve “ ÖTV Ödeme Belgesi ” nde alıcı olarak gösterilen kişi (veya kişiler) olduğunu tespit etmeleri gerekmektedir.

  2- Sakatlık Derecesi %90 veya Daha Yüksek Olanlarda İstisna
  Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu,malül ve engellilere sağlanan ÖTV istisnasının kapsamı genişletilmiş ve engel derecesi %

90 nı aşanların herhangi bir mekanik ilave veya tadilat yapılması şartı olmaksızın yurt içinden veya yurt dışından iktisap ettikleri taşıt araçlarından ÖTV tahsil edilmemesi

sağlanmıştır.Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır. Görme, işitme, konuşma veya ortopedik olabileceği gibi zihinsel engellilerde yasadan yararlanabilmektedir.

  Sakatlık derecesinin % 90 ve üzerinde olduğu, “ Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik ” uyarınca Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık

kuruluşlarından(tam teşekküllü Devlet Hastanesi) alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla, yukarda vasfı ve motor silindir hacmi belirtilmiş olan araçlardan birisinin

engelliler tarafından ÖTV ödenmeden satın alınması veya ithal edilmesi imkân dahilindedir.

  Bu şekilde yurt içinden taşıt aracı iktisap edecek veya ithal edecek olanların motorlu taşıt kullanma ve ehliyet alma imkânları olmadığı için bunlar adına alınan taşıtlar

başkaları tarafından kullanılacaktır . Bu kişilerde, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar ve Karayolları Trafik Yönetmeliği ‘nde

tanımlandığı üzere, araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü

olacaktır .

  Yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporunun, araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapan yetkili bayi veya galeri tarafından vergi

dairesine verilecek Özel Tüketim Beyannamesine eklenmesi suretiyle, beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır. Vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri

incelenerek tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren “ ÖTV Ödeme Belgesi ” düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.
  3- Bizzat Kullanmak Amacıyla İlk İktisabı Yapılan Araçlarda İstisna
  Yukarıda belirtilen şartları taşıyan araçların bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından ilk iktisabı

ÖTV’den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanan kişilerin istisna uygulanan ilk iktisaplarına ilişkin olarak mükellefler tarafından verilecek ÖTV beyannamesine;

  – Alıcının maluliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri

uyarınca yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu,
•  Aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği,
•  Alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,

eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.

  Vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek, araçta yapılan özel tertibatın raporda yazılı sakatlığa uygun hareket ettirici bir tadilat olduğu tespit

edilecektir. Bu tespit üzerine tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren “ ÖTV Ödeme Belgesi ” düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.
•  Malul ve engellilerin yurt dışından ithal edeceği taşıt araçları için de ilgili belgelerin gümrük idaresine ibrazı üzerine ÖTV istisnası uygulanacaktır. İstisna kapsamında taşıt

aracı ithal edenlerin kimlik bilgileri (Adı, soyadı, ana ve baba adı, doğum yeri ve tarihi), sakatlığa dair raporun verildiği hastane, tarihi, sayısı, sakatlık türü ve derecesi ile

ithal edilen taşıt aracının özelliklerini (G.T.İ.P. numarası, cinsi, modeli, markası, tipi, motor silindir hacmi) gösteren listeler gümrük idarelerince aylık olarak hazırlanarak,

takip eden ayın onbeşinci günü akşamına kadar Gelirler Genel Müdürlüğüne bildirilecektir.
4- ÖTV İstisnasının Süresi
Yukarıda açıklanan usul ve esaslara göre istisnadan yaralanan malül ve engelliler 5 yıl süre ile ikinci bir defa bu istisnadan yararlanamayacaklardır. İstisnadan yararlanarak

adlarına bir taşıt aracı tescil edilenlerin tescil tarihinden itibaren 5 yıl süresince ÖTV ödemeden taşıt aracı satın almaları veya ithal etmeleri mümkün değildir.
  ÖTV Kanununun 15. maddesinin 2 numaralı fıkrası uyarınca, motorlu taşıtlardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında ÖTV istisnasından yararlananların, bu taşıtı

istisnadan yararlanmayan bir kişi veya kuruma devretmesi halinde, bu devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, ilk iktisaptaki matrah üzerinden, kayıt ve

tescil tarihindeki orana göre, bu tarihte tarh ve tahakkuku yapılacak olan ÖTV tahsil edilecektir.
Buna göre malul ve sakatlarca ilk iktisabında istisna uygulanan motorlu taşıtların, istisnadan yararlanmayan kişi veya kurumlarca bunlardan iktisabında, alıcılar tarafından

(2A) numaralı ÖTV beyannamesi düzenlenerek, bu işlemin yapıldığı yerde tek vergi dairesi varsa bu vergi dairesine, birden fazla vergi dairesi varsa motorlu taşıtlar vergisi

ile görevli vergi dairesine verilecek ve vergi ödenecektir. Beyannamede matrah olarak, aracın istisnadan yararlanılarak ilk iktisap edildiği tarihteki matrah; oran olarak ise

aracın malul veya sakattan iktisabı tarihinde geçerli olan oran yazılarak vergi hesaplanacaktır.
Ancak, ilk iktisabında istisna uygulanan söz konusu taşıt araçlarının veraset yoluyla intikallerinde bu hüküm uygulanmayarak ÖTV nin sonradan tahsili yoluna

gidilmeyecektir.

  ÖTV ödenmeden malül veya engelli tarafından yukarıda belirtilen esaslara göre iktisap edilen veya ithal edilen aracın çalınması üzerine, beş yıl içersinde alınan yeni aracın

4760 sayılı ÖTV Kanununun 7/2. maddesi gereği istisna hükmünden yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır. Engelli veya malül tarafından, çalınan araç yerine çalınan

aracın tescil tarihinden itibaren 5 yıl geçmeden yeni alınan motorlu taşıt için ÖTV ödenecektir.
Motorlu Taşıtlar Vergisinden İstisna Nasıldır?
5035 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun istisnalara ilişkin 4. maddesinin (c) bendi değiştirilerek “ Sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla

olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtlar. ” için Motorlu Taşıtlar Vergisi tahsil

edilmemesi ilkesi getirilmiştir.

  Yapılan düzenleme ile malûl ifadesine engelliler ifadesi eklenmiş, malûl ve engellilerin bu istisnadan yararlanma şartı olan “ bizzat kullanmak ” zorunluluğu uygulamadan

kaldırılarak; sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı olan özel tertibatlı taşıtlar

motorlu taşıtlar vergisinden istisna edilmiştir.

  Sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili vergi

dairelerine belgelendirmeleri halinde, söz konusu malûl ve engellilerin kendi adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtları, motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulmayacaktır. Bu

istisnadan yararlanmak için, malûl ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş olması şartı aranmayacaktır.

  Sakatlık dereceleri % 90 dan az olan malûl ve engellilerin bu durumlarını; tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri ve kendi

adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar olduğunu belirten “ Motorlu Araç Tescil Belgesi ”nin

ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile “ Araçlar İçin Teknik Belge ” ve “ Proje Raporu ”nun aslı veya noter onaylı örneğini ilgili vergi dairelerine ibraz etmeleri

halinde bu istisna hükmünden yararlanabileceklerdir.
İstisnadan yararlanacak olan malûl ve engelliler tarafından; “ Malûl ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu ”

istisnadan yararlanmak için gerekli olan diğer belgeler ile birlikte ilgili vergi dairesine verilecektir.
Malül Ve Engellilere Ait Taşıtların Trafik İşlemleri Nasıl Yapılmaktadır?

  31 Aralık 2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Karayolları Trafik Yönetmeliği nin 53 üncü

ve 74 üncü maddelerinde değişiklik yapılarak; ithaline izin verilen veya ülkemizde imal edilen malul, sakat ve engellilere ait özel tertibatlı araçlar ile sakatlık derecesi % 90

ve üzerinde olan malul ve engelliler adına Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak tescil edilmiş özel tertibatı olmayan araçlara, üzerinde sakatlara mahsus işaret bulunan

plakalardan verileceği hüküm altına alınmıştır.

  Bu tür araçların trafik kuruluşlarınca tescil işlemlerinin yapılması sırasında;

  – Bizzat kullanım amacıyla malul, sakat ve engelli tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobiller ile motosikletlerin tescil belgelerine, “ Araç sahibi tarafından

kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf

hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır. ” ,

  – Malul, sakat ve engelli tarafından ithal edilen özel tertibatlı minibüslerin tescil belgelerine, “ Araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü

veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı,

hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması ödünç verilmesi, özel

tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır. ” ,

  – Malul, sakat ve engelli tarafından bizzat kullanılmak amacıyla ülkemizden satın alınarak ilk iktisap edilen özel tertibatlı araçların tescil belgelerine, “ Araç sahibi

tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf

hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır. ” , ikinci el araç olarak satın alınmış ise, “

Araç sahibinden başkasının kullanması yasaktır. ” şeklinde şerh konulacaktır.

Özel tertibatı olmayıp, sakatlık derecesi % 90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından ÖTV’den muaf olarak bizzat ithal edilen ya da ülkemizden satın alınan araçların

tescil belgelerine, “ Araç sahibi malul ve engelli kişinin kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş

akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza

kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır. ”şeklinde şerh konulacak olup, ayrıca

ithal araçların gümrük şahadetnamelerinde, yukarıda belirtilen şerh dışında varsa diğer şerhler de, tescil belgesine işlenecektir.

Malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların, aynı durumdaki başka bir malul veya sakata devri veya bunların ölümü sonucunda varislerine intikali halinde,

bu araçlar gümrük vergisinden muaf olup, devir ve tescil işlemi ilgili gümrük müdürlüğünün iznine bağlıdır. Araç ülkemizden satın alınmış ise ilgili vergi dairesinin izninin

alınması gereklidir.

Malul ve sakatlara ait özel tertibatlı araçların her ne sebeple olursa olsun,anılan Yönetmelikle belirlenmiş olan kişiler dışında başkaları tarafından kullanıldığının tespiti halinde

aracın trafikten alı konulması yanında bu hususta düzenlenecek tutanak da işlem yapılmak üzere ilgili gümrük ve maliye birimlerine intikal ettirilecektir.

Diğer taraftan, zihinsel özürlüler ile reşit olmayan küçüklerin sahibi bulundukları aracın, tescil kuruluşlarında adlarına tescillerinin yapılabilmesi için, ileride doğabilecek hukuki

ve cezai sorumlulukları kabul ettiklerine dair, kanuni mümessillerince noterde tanzim ve tasdik edilmiş taahhütnameyi tescil anında tescil birimine vermeleri zorunludur.
Taşıtlarda Katma Değer Vergisi Ne Kadardır?

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda, sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin kendi adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtlar yanında

sakatlık dereceleri % 90 dan az olan malûl ve engellilerin adlarına kayıt ve tescilli olan ve engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar için,

istisnai bir düzenleme bulunmamaktadır. Malül veya engelliler tarafından iktisap edilen veya ithal edilen taşıtlar genel KDV oranına tabidir (%18).
H Sınıfı Sürücü Belgesi Nedir ve Nasıl Alınır ?
Özel tertibatlı olarak imal, tadil ve teçhiz edilmiş motosiklet veya otomobil türünden araçları kullanacak özürlüler H sınıfı ehliyet almak zorundadır. H sınıfı sürücü belgesine

ilişkin düzenlemeler Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yer alır.H sınıfı ehliyet almak için, “Özel tertibatlı araç kullanabilir” ibaresi olan sağlık kurulu raporu ile birlikte sürücü

kurslarına müracaat edilmelidir. H sınıfı ehliyet kurslarında, kursiyerler trafik ve ilkyardım derslerinden sorumludurlar. Motor dersinden muaftırlar. Dört haftalık teorik ders

süresi vardır. Geri kalan sürede de direksiyon eğitimi alınır.H sınıfı ehliyeti ömür boyu kullanmak veya belirli aralıklarla güncellemek, alınacak Sağlık Kurulu Raporunda

kesinlik kazanır. El veya ayakta ortopedik sakatlığı olanlar ve işitme engelliler H sınıfı ehliyeti ömür boyu kullanabilir.
Tek Gözü Olanlar (Monoküler) Sürücü Belgesi Alabili mi?
26 Eylül 2006 tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair

Yönetmelik”de belirtilen usul ve esaslar dahilinde tek gözlüler ehliyet alabilmektedir.
Malûl Ve Sakatlar Tarafından Gümrük Vergisinden Muafen İthal Edilecek Başka Eşya Var Mıdır?
Özürlülerin eğitimi, çalışması veya fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerine yönelik olarak özel suretle imal edilmiş olup, malûl ve sakatların kendi kullanımları için getirdikleri

veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum ve kuruluşlarca ithal edilen

ve Kararnamede sayılan eşyalar gümrük vergilerinden muaftır.
Bu eşyalar:
Görmeyenler ve kısmen görenler için eğitsel, bilimsel veya kültürel gelişimlerine yönelik olmak üzere özel surette imal edilmiş matbu yayınlar, kabartma baskılar ve

kağıtları, braille kağıdı, beyaz bastonlar, yazı ve kelime işlem makineleri, konuşan kitaplar, kasetçalarlar, büyütücü televizyon ekranları, elektronik yer saptayıcı ve engel

dedektörü, saatler ve diğer parçalar vb.
Ortopedik cihazlar (motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet, koltuk değnekleri, protez organlar vb.)
İşitme özürlülerin işitmesini kolaylaştırmaya mahsus cihazlar.
Vücut kusur veya noksanlığını gidermek amacıyla üstte veya elde taşınan veya vücudun içine yerleştirilen diğer cihazlar.
Eğlence merkezleri için özel oyun ekipmanları gibi eşyalardır.
Özel olarak malûl ve sakatların kullanımına mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve standart aksesuarlara veya bu eşyanın bakım, kontrol,

ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletler de muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra

getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsik edilmesi gerekir.
Bu eşyaların muafen ithaline ilişkin talepler, doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük İdaresine yapılır. Gümrük İdaresi’nce eşyanın Kararname kapsamında ve kararnamede

sayılan eşya olması halinde ithaline izin verilir.
SOSYAL YAŞAM
Fiziksel Çevrenin Özürlülerin Ulaşabilirliğine Uygun Düzenlenmesi Nasıl Sağlanacak ?
Kentsel yaşamın özürlülerin ulaşabilirliğine uygun olarak düzenlemesi amacıyla şu yasal düzenlemeler yapılmıştır:
572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ardından İmar Mevzuatında yapılan düzenlemelerle yapılı çevrenin özürlüler için ulaşılabilir kılınması amaçlanmıştır. 6 Haziran

1997 tarihli 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle, 3194 Sayılı İmar Yasası’na bir madde eklenmiş ve “Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve

yaşanabilir kılınması için, imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda Türk Standartları Enstitüsü’nün ilgili standartlarına uyulması zorunludur”

hükmü getirilmiştir. Buna göre hazırlanan İmar Yönetmeliklerinde de; açık alanlarda (yol, otopark, park, yaya bölgesi, meydan ve kaldırımlarda) ve umumi yapılarda

(okul, hastane, alışveriş merkezi, sinema, vb.) ulaşabilirliğinin sağlanması için TSE standartlarına uygun düzenleme yapılması hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca; 5378 sayılı Özürlüler Yasasında; aşağıdaki maddeler kentsel yaşamın özürlülerin ulaşabilirliğine uygun düzenlemesi amaçlıdır. Söz konusu yasanın ilgili maddeleri

şunlardır:
“Geçici Madde 2.- Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve

kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl

içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.
Geçici Madde 3.- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine

uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir

duruma getirilir.”
Öte yandan, 2006/18 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde de mevcut resmi yapıların ve umuma açık her türlü yapının özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilmesi için

kamu kuruluşları ve yerel yönetimlerce eylem planları hazırlanması, bu düzenlemelerin TSE standartlarına uygun olmasına dikkat edilmesi istenmektedir.
Oturulan Konutta Özüre Uygun Düzenlemeler Yaptırılabilir mi?
Kat mülkiyeti yasasına tabi olan apartman, site vb. konutlarda yaşayan kişiler getirilen yasal düzenleme ile özürüne uygun düzenleme yaptırma olanağına sahip

olmuşlardır. 5378 sayılı Yasanın 19. maddesinde;
“Madde 19- 23.6.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Özürlülerin yaşamı için zorunluluk göstermesi hâlinde, proje tadili kat maliklerinin en geç üç ay içerisinde yapacağı toplantıda görüşülerek sayı ve arsa payı çoğunluğu ile

karara bağlanır. Toplantının bu süre içerisinde yapılamaması veya tadilat talebinin çoğunlukla kabul edilmemesi durumunda; ilgili kat malikinin talebi üzerine bina

güvenliğinin tehlikeye sokulmadığını bildirir komisyon raporuna istinaden ilgili mercilerden alınacak tasdikli proje değişikliği veya krokiye göre inşaat, onarım ve tesis yapılır.

İlgili merciler, tasdikli proje değişikliği veya kroki taleplerini en geç altı ay içinde sonuçlandırır. Komisyonun teşkili, çalışma usûlü ile özürlünün kullanımından sonraki süreç ile

ilgili usûl ve esaslar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü eklenmiştir.
Ayrıca Yasa hükmünde sözü edilen komisyonun kuruluş ve çalışma usülleri ile ilgili “Yapılarda Özürlülerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul

ve Esasları Hakkında Yönetmelik” 22 Nisan 2006 tarih ve 26147 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Oy Kullanmada Özürlüler İçin Özel Bir Düzenleme Var mıdır ?
572 sayılı KHK’nın aşağıdaki maddeleri bu konu hakkındaki düzenlemeleri içerir:
Madde 25- 24/2/1972 tarihli ve 1543 sayılı Genel Nüfus Yazımı Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Ek Madde 1- Yazım kurulları, özürlülerin, özürlülük durumlarını belirtmek suretiyle yazımını sağlayacak tedbirleri alırlar. Herkes, kendisinin veya aile fertlerinin özürlülüğü

ile ilgili bilgileri gerçek şekilde yazdırmaya, gerekirse sağlık kurulu raporunu göstermeye mecburdur. Bu maddede belirtilen özürlülük durumlarının tanımlanması için Sağlık

Bakanlığı ile işbirliği yapılır.”
Madde 26- 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun değişik 36 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Seçmen kütüğü yazımı sırasında, seçmenin oyunu kullanmasını engelleyecek bir özürlülüğü varsa, forma kaydedilir.”
Madde 27- Aynı Kanunun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sandık; okul avlusu veya salonları, mabetlerin elverişli kısımları gibi geniş, umumi yerler ile, özürlü olan seçmenin oyunu kolaylıkla kullanacağı yerlere konur. Açık

yerlerde, saçağı, sahanlığı, sundurması bulunan yerler seçilir.”
Özürlüler İçin Ayrılmış Park Yerlerinin İşgalini Önlemeye Yönelik Bir Düzenleme Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 31′inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.
Madde 31.- 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasına (n) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent ve ikinci

fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
(o) Özürlülerin araçları için ayrılmış park yerlerinde,
(o) bendinin ihlâli hâlinde para cezası iki kat artırılır.
Özürlünün Sahip Olduğu Konutta Vergi Muafiyeti Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 22′inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.
Madde 22.- 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “gazilerin,” ibaresinden sonra gelmek üzere “özürlülerin,”

ibaresi eklenmiştir.
Buna göre; 200 metrekareden küçük tek konutuolan özürlüler emlak vergisinden muaftır.
Özürlülerin Spor Yapmalarını Kolaylaştırıcı Tedbirler Var Mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 33′üncü maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir 
Madde 33.- 21.5.1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesine (n) bendinden sonra gelmek

üzere aşağıdaki (o) bendi eklenmiş ve mevcut (o) bendi (p) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
“(o) Özürlü bireylerin spor yapabilmelerini sağlamak ve yaygınlaştırmak üzere; spor tesislerinin özürlülerin kullanımına da uygun olmasını sağlamak, spor eğitim

programları ve destekleyici teknolojiler geliştirmek, gerekli malzemeyi sağlamak, konu ile ilgili bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları ile yayınlar yapmak, spor adamları

yetiştirmek, özürlü bireylerin spor yapabilmesi konusunda ilgili diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak…..,”
Medyada Özürlülerin Şiddet Ve Ayrımcılığa Tabi Tutulmamasını Önlemeye İlişkin Koruyucu Tedbirler Var Mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 37′inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir 
Madde 37.- 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (u) bendi aşağıdaki

şekilde değiştirilmiştir.
u) Kadınlara, güçsüzlere, özürlülere ve çocuklara karşı şiddetin ve ayrımcılığın teşvik edilmemesi.
Belediyeler Bünyesinde Özürlü Hizmet Birimi Oluşturulmasına İlişkin Yasal Bir Dayanak Mevcut Mudur?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 40′ıncı maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir 
Madde 40.- 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
Ek Madde 1.- Büyükşehir belediyelerinde özürlülerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri vermek üzere

özürlü hizmet birimleri oluşturulur. Bu birimler, faaliyetlerini özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşlarıyla işbirliği hâlinde sürdürürler.

Özürlü hizmet birimlerinin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve işleyişine ilişkin usûl ve esaslar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca

hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
Özürlülere Ayrımcılık Uygulanmamasına İlişkin Yasal Bir Düzenleme Mevcut mudur?
Türk Ceza Kanunu’nun 122′inci maddesinde; “ Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;
a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını

yukarıda sayılan hâllerden birine bağlayan,
b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.” denilmektedir.
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 41′ıncı maddesi ile “26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 122 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen “dil, ırk, renk,

cinsiyet,” ibaresinden sonra gelmek üzere “özürlülük,” ibaresi eklenmiştir.
Noterlik İşlemlerinde Özürlülerin Korunmasına Yönelik Uygulama Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 23 ve 24′üncü maddeleri buna ilişkin düzenlemeyi içerir
Madde 23.- 18.1.1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 73 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
İlgilinin işitme, konuşma veya görme özürlü olması:
Madde 73.- Noter, ilgilinin işitme, konuşma veya görme özürlü olduğunu anlarsa, işlemler özürlünün isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılır. İlgilinin işitme

veya konuşma özürlü olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, iki tanık ve yeminli tercüman bulundurulur.
Madde 24.- 1512 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Bir noterlik işleminde imza atılmış veya imza yerine geçen el işareti yapılmış olmasına rağmen, ilgilisi ister veya adına işlem yapılan ve imza atabilen görme özürlüler hariç

olmak üzere noter, işlemin niteliği, imzayı atan veya el işaretini yapan şahsın durumu ve kimliği bakımından gerekli görürse, yukarıdaki fıkradaki usûl dairesinde ilgili, tanık,

tercüman veya bilirkişinin parmağı da bastırılır. Mühür kullanılması hâlinde parmağın da bastırılması zorunludur.

•EĞİTİM
•Özürlü Bireyin Eğitim Hakları Nelerdir ?
Özürlü bireyler temel eğitim ilkeleri doğrultusunda genel eğitim, özel eğitim ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmektedirler.
5378 sayılı Özürlüler Kanunu’nun 15. Maddesinde “Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları

ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.” ibaresi yer almaktadır.

•Özel Eğitim Hizmetlerinin Yasal Dayanağı Nedir ?
Özel eğitim hizmetleri 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 31.05.2006 tarih ve 26184 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Özel Eğitim

Hizmetleri Yönetmeliği” nde belirtilen esaslar doğrultusunda yürütülür.

•Özel Özel Eğitim Merkezlerinden Hizmet Almak İçin Nereye Başvurmak Gereklidir ?
Hastaneden alınan “eksiksiz” doldurulmuş “özürlüler için sağlık kurulu raporu” ile ikamet edilen ilçede bulunan Rehberlik Araştırma Merkezlerine müracaatta

bulunulmalıdır.

•Eğitsel Değerlendirme Ve Tanımlama Nedir?
Rehberlik Araştırma Merkezlerinde, bireyin tüm gelişim alanındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterliliklerinin değerlendirilmesi amacıyla nesnel, standart

testler ve özürlü bireyin özelliklerine uygun ölçme araçlarıyla yapılan tüm uygulamalardır.

•Eğitsel Değerlendirme Ve Tanımlama İçin Gerekli Belgeler Nelerdir ?
·         Özürlü bireyin velisinin veya okul/ kurum yönetiminin yazılı başvurusu,
·         Okula/ kuruma kayıtlı özürlü bireyin bireysel gelişim raporu
·         İkametgah belgesi
·         Özürlüler için sağlık kurulu raporu

•Özel Eğitim Ücretlerinin Ödemesi Hangi Kurum Tarafından Yapılmaktadır ?
Özel eğitime ihtiyacı olduğu “Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu” tarafından tespit edilen tüm özürlü bireylerin yararlandığı özel eğitim hizmetlerine ilişkin ödemenin Bütçe

Uygulama Talimatı ile belirlenen kısmı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır. Bu miktar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel eğitim hizmeti veren kuruma

ödenmektedir.

•Özel Eğitim Ücretlerinin Ödemesi Nasıl Yapılmaktadır ?
Doğuştan ya da herhangi bir hastalık veya kaza sonucu fiziksel, görme, işitme, konuşma, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmiş

özürlü çocukların eğitim ve rehabilitasyon hakkından yararlanabilmeleri için, yukarıda sayılan yetersizlikleri ile ilgili olarak Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları

Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmiş özürlü sağlık kurulu raporu geçerli belge sayılacaktır.
Düzenlenecek raporda tıbbi tanılamanın yanı sıra varsa çocuk gelişimi ve eğitimcisi, sosyal çalışmacı, psikolog, fizyoterapist ve gerek görülen diğer meslek elemanlarından

en az biri veya birkaçının eğitimsel tanılama ve özürlünün durumunu değerlendirmeleri ve yazılı olarak bildirecekleri görüşlerinin belgelendirilmek suretiyle özürlü sağlık

kurulu raporuna eklenmesi gerekmektedir.
Özel eğitim merkezleri, fatura edilen fiziksel, görme, işitme, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal engelli olan çocuklara yönelik özel eğitim, grup eğitimi ve rehabilitasyon

hizmetlerinin verilebilmesi için ilgili mevzuatında öngörülen gerekli beceriye sahip meslek elemanlarını çalıştırdıklarını belgelemek zorundadırlar.
Özürlü çocukların rehabilitasyonlarının ve eğitimlerinin, ruhsat aldıkları kurumların ilgili yönetmeliklerinde belirlenen esaslar doğrultusunda gerekli personeli istihdam eden

resmi (kamu kurum ve kuruluşları ile üniversiteler tarafından açılan merkezler) ve özel rehabilitasyon ile özel eğitim merkezlerinde sağlanması durumunda; özel eğitim ve

rehabilitasyon merkezi tarafından hazırlanan aylık/yıllık çalışma programı, bireyselleştirilmiş eğitim planı ve belirlenmiş rehabilitasyon programları doğrultusunda aldıkları;

Grup eğitimi için aylık 80 YTL, aylık/yıllık çalışma programı bireyselleştirilmiş eğitim planı ve belirlenmiş rehabilitasyon hizmeti bedelinin ise aylık 280 YTL tutarı kadarı

karşılanacaktır. Bu miktarları geçen kısım ise ilgili tarafından karşılanacaktır.
Özürlü çocukların özel eğitim ve rehabilitasyon programlarından yararlanmasının gerekli ve zorunlu olup olmadığı ve bunlara ilk başlama tarihi esas alınarak belirli

dönemler halinde hastadaki iyileşme durumunun, özel eğitime ve rehabilitasyona devam edilip edilmeyeceği hususunun yetkili sağlık kurumlarından alınacak ayrıntılı

gelişimsel ve eğitimsel tanılama raporları ile tevsiki gerekmektedir. Sağlık kurulu raporlarının en geç iki yılda bir yenilenmesi gerekir. Raporda daha kısa bir süre

belirtilmişse, bu süre esas alınır.
Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporunun yenilenmesi için süresi sona ermeden en az bir ay önce, özürlü ve ailesinin ilgili sağlık kuruluşuna başvurmaları için, hizmet

aldıkları rehabilitasyon merkezi tarafından rehberlik yapılacaktır. Özürlüye verilen eğitim ve rehabilitasyonun sürekliliğinin sağlanması için özürlülere verilecek sağlık kurulu

raporunun zamanında yenilenmesi hususunda yetkili sağlık kurumlarının gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ailenin de işlemleri tamamlamak üzere gerekli takibi yapması

gerekmektedir.
Özürlü çocukların eğitimlerinin, tıbbi rehabilitasyonlarının ve psiko-sosyal rehabilitasyonlarının yapılacağı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin denetimleri, ilgisine

göre Milli Eğitim Bakanlığı veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden kuruluş açma ve işletme izni veren kurum denetim elemanlarınca

yapılır. Bu merkezlerden usulüne uygun olarak işletilmeyen ve hizmet sunmayanlar hakkında kuruluş açma ve işletme izni aldıkları kurum mevzuatına göre işlem yapılır.
Ödemelerde bu hususlar göz önünde bulundurulacaktır.
Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Ailenin Görevi, Sorumlulukları Ve İşlevi Nedir ?
Özel eğitimin temel ilkelerinden biriside ailelerin özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif olarak katılımlarının ve eğitimlerinin sağlanmasıdır. Eğitsel değerlendirme ve

tanılamanın her sürecinde aileler, okul ve uzmanlar işbirliği içinde çalışırlar. Gerektiğinde ailenin görüşü alınır. Ailenin görüş ve onayı alınmadan özel eğitim süreci ile ilgili

hiçbir açıklama yapılamaz.

•Özürlü Bireyin Ailesine Yönelik Eğitim Hizmetleri Nasıl Verilmektedir?
Aile eğitimi tüm eğitim kademelerindeki özürlü bireyin eğitimine katkı sağlamak “rehberlik ve danışmanlık” hizmetlerini içeren bir eğitimdir.
Aile Eğitim Hizmetleri Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Özel Eğitim okul ve Kurumları, kaynaştırma uygulamaları yapılan okullar tarafından hazırlanan ve yürütülür. İhtiyaç

halinde bu hizmet evlerde de yürütülebilir.

•Kaynaştırma Programında Görme Yetersizliği Olan Öğrencilerin Sınav Yoluyla Değerlendirmeleri Nasıl Yapılır ?
·         Yazılı sorularda Braille yazılan cevaplar sınavından hemen sonra öğretmenin öğrenciye okutmasıyla değerlendirilir.
·         Bu öğrenciler, çizimli ve şekilli sorulardan muaf tutulurlar.
·         Az gören öğrenciler için sınav soruları kalın ve büyük puntolu hazırlanır.

•Kaynaştırma Programında İşitme Yetersizliği Olan Çocuklara Uygulanan Muafiyetler Nelerdir ?
İlköğretimde ve ortaöğretimde bu öğrencilerin istekleri doğrultusunda yabancı dil programlarındaki bazı bilgi ve becerilerin öğretimininden veya dersin tamamından muaf

tutulurlar.

•Kaynaştırma Programında Devam Eden Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrencilerin Başarı Durumları Nasıl Değerlendirilir ?
Bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa süreli sınavlar yapılır.
Otistik Öğrenciler İle Duygusal Ve Davranış Bozukluğu Olan Öğrencilerin Başarıları Nasıl Değerlendirilir ?
Bu öğrencilerin iletişim özellikleri ile sosyal- duygusal huzur bulmuşlukları dikkate alınarak değerlendirme yapılır.

•Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Öğrencilerin Başarıları Nasıl Değerlendirilir ?
Bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa sürekli sınavlarla yapılır.

•Kas Ve Sinir Sistemi Bozukluğu Olan Öğrencilerin Eğitimi Nasıldır?
Motor beceri gerektiren derslerin uygulamak bölümlerinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar.

•Üniversite Sınavına Giren Özürlü Öğrenciler İçin Ne Tür Kolaylıklar Sağlanmaktadır?
Üniversite sınavına giren özürlü öğrenciler için gerekli fiziksel düzenlemeler yapılmaktadır. Ortopedik ve görme özürlüler için uygun düzenlenmiş sınav mekanları

hazırlanmakta, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilmekte, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları yazacak uygun eğitimde ve

düzgün diksiyonlu “yardımcı refakatçi” eşliğinde sınava girme olanağı tanınmaktadır.

•Özürlü Üniversite Öğrencilerine Sağlanan Kolaylıklar Nelerdir ?
Başarılı ve ihtiyaç sahibi özürlü öğrencilere Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından öncelikli olarak öğrenim kredisi, katkı kredisi ve yurt tahsisi yapılmaktadır.
20.06.2006 tarih ve 26200 sayılı resmi gazetede yayımlanan “ Yükseköğretim Kurumları Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliği” gereğince üniversitelerde,

öğrencilerin öğrenim hayatlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri almak ve bu yönde düzenlemeler yapmak üzere “Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Birimi”

oluşturulması sağlanmıştır.

•KİMLİK KARTI VE SAĞLIK KURULU RAPORU İLE ÖZÜRLÜLERE SAĞLANAN HAK VE KOLAYLIKLAR
Türk Hava Yolları Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır.
Türk Hava Yolları Tarafından Belirlenen Usul ve Esaslarda Özürlülere İndirim Uygulanmaktadır.
Türk Hava Yolları iç ve dış hat seferlerinde geçerli kimi ücretlerde, (her türlü ücret üzerinden uygulanmaz) genel veya kısmı felç sonucu refakatçisiz hareket edemeyen

veya kısıtlı hareket edebilen yolculara, görme engelli (%90 ve üzerinde görme özürlüler) her iki ayağını ve/veya bacağını kullanamayan yolculara, uçak içinde herhangi bir

durumda fiziksel ve/veya zihinsel nedenlerle kişisel güvenlikleri veya konforları (yemek, tuvalet vb.) kendilerine yeterli olmak konusunda engelle karşılaşacak ve hızlı

hareket etmeleri istendiğinde bunu yerine getiremeyen yolculara ve refakatçilerine iç hat seyahatlerde %20, dış hatlarda ise %40 oranında ‘ özürlü ve refakatçi indirimi ‘

uygulanmaktadır. Söz konusu indirimler parkur ve ücret tiplerine göre farklılık arz edebileceğinden, daha ayrıntılı bilgi edinmek üzere satış ofislerine ve seyahat

acentalarımıza başvurabilirsiniz.
Yukarıda tanımlandığı şekilde özürlü olduğunu belgeleyen (özel veya devlet hastanesinden alınan rapor ya da heyet raporu) yolcularımız, seyahatleri için geçerli ücretin

uygulama şartları kapsamında, özürlü indirimi uygulamasından faydalanabilirler.
Ayrıca, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ‘ nce düzenlenen “ Gazi Tanıtım Kartı ” na sahip olan gazi/malül yolculara da, indirime izin veren ücretler üzerinden, iç hat

uçuşlarında % 20, dış hat uçuşlarında % 40 indirim uygulanmaktadır.

•TC Devlet Demir Yolları Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır.
Malül, gazi ve özürlülere anahat yolcu trenlerinden %20 indirimle yararlanabilmektedir.

•Türkiye Denizcilik İşletmesi Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır.
Türkiye Denizcilik işletmelerine ait Kruvaziye Seferler ve iç hatlarda %20 indirim uygulanmaktadır.
İstanbul Deniz Otobüsü AŞ. Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır.
Bedensel Özürlüler
 % 40 ve üzeri derecede özürlü bulunan ve Nüfus Cüzdanına özürlülük durumu yazılmış olan kişiler.
   *  Bilgisayardan bilet kesilen dış hatlarda İNDİRİMLİ,
  *  İETT’den alacakları ÜCRETSİZ seyahat kartları üzerine taktıracakları indirimli akbillerini kullanmak suretiyle akbilli hatlarda İNDİRİMLİ
Malul Vatandaşlar
 2022 sayılı kanuna göre maaş alan 65 yaşını doldurmuş bakıma muhtaç malul durumdaki kişiler,
   *  Durumlarını belgelemek kaydıyla dış hatlarda İNDİRİMLİ
   *  İETT’den alacakları ÜCRETSİZ seyahat kartları üzerine taktıracakları indirimli akbillerini kullanmak suretiyle akbilli hatlarda İNDİRİMLİ yararlanmaktadır.

•Müze Ve Örenyeri Girişlerinde Özürlülere Uygulanan Ücret Nasıldır?
Özürlüler, gaziler ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık almakta

olanlar kimliklerini ibraz etmek suretiyle müzeler ve örenyerlerinden ücretsiz faydalanmaktadır.
Milli Parklar, Tabiat Parkları, Tabiat Koruma Alanları ve Tabiat Anıtları Girişinde Uygulanan Ücret Nasıldır?
Harp malülü, gaziler ve özürlüler kimliklerini ibraz etmek suretiyle ücretsiz faydalanmaktadır. Özelleştirilen işletmelerde sözleşmeye göre uygulama yapılmaktadır.Ayrıca

çadır ve karavan yeri ücretinde %50 indirim uygulanmaktadır.

•GSM Şebekelerinde (Cep Telefonlarında) Uygulanan Ücret Nasıldır?
Şebekeler özürlülere özel tarifeler uygulamaktadır.

•Toplutaşıma(Belediye Otobüsü-Metro vb.) ve Su Bedelinde Uygulanan Ücret Nasıldır?
Bu uygulanmalar Belediyelere göre çeşitlilik arzetmektedir. Bazı belediyeler ücretsiz taşıma yaparken bazıları özür oranlarını baz alarak ücretsiz yada indirimli tarife

uygulamaktadır. Çok az sayıda belediye tarafından su faturasında indirime gidilmiştir.
Belediyelerin verdikleri hizmetlerde uygulayacakları indirim ve tarifelerde genel bir yasal düzenleme bulunmayıp, bunlar tamamen Belediyenin yetkisinde olan bir

husustur.Bütün bu uygulamaların olabilmesi için Belediye Meclislerince bu yönde bir karar alınmış olması gerekmektedir.

•Türkiye hangi alanlarda AB fonlarından faydalanmaktadır?
2006 yılına kadar olan yapılanma dahilinde Türkiye, Siyasi Kriterler, Sivil Toplum Diyaloğu, Mevzuat Uyumu ve Kurumsal Yapılanma, Ekonomik ve Sosyal Uyum

alanlarında mali yardımlar kullanmıştır.

•Ülkemizin faydalandığı Avrupa Birliği Programları hangileridir?
Altıncı Çerçeve Program (2002-2006), Yeni Halk Sağlığı Programı (2001-2006), Avrupa Uyuşturucular ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Programı, Ayrımcılıkla Mücadele

(2001-2006), Kadın Erkek Eşitliği (2001-2005), Toplumsal Dışlanmayla mücadele, İstihdam Alanında Teşvik Önlemleri Programları (2001-2005), İdari İşbirliği Programı,

Leonardo Da Vinci Meslek İçi Eğitim (2000-2006), Socrates- Eğitim (2000-2006), Youth- Gençlere Yönelik Etkinlikler (2000-2006), Avrupa Çevre Ajansı, şirketler ve

Girişimcilik Programı (2001-2003), E-content Programı, Gümrükler 2007 programları Türkiye’nin faydalandığı program alanlarıdır.

•Türkiye 2007 yılı ve sonrasında hangi AB fonlarından faydalanacaktır?
2007-2013 döneminde ise tüm katılım öncesi AB mali yardım programlarını birleştiren mali araç olarak adlandırılan Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) bünyesinde mali

yardımlardan faydalanacaktır. IPA bünyesindeki mali yardım bileşenleri; Geçiş Dönemi Desteği ve Kurumsal Yapılanma; Bölgesel ve Sınır Ötesi İşbirliği, Bölgesel Kalkınma,

İnsan Kaynaklarını Geliştirme ve Kırsal Kalkınma bileşenleridir.

•Programlar ve mali yardımlar hakkında daha detaylı nerelere başvurabilirim?
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ( www.abgs.gov.tr )
AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi ( www.ua.gov.tr )
Devlet Planlama Teşkilatı ( www.dpt.gov.tr )

•Özürlü kimlik kartımı kaybettim ne yapmalıyım?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği, Başkanlıkca özürlüler için kimlik kartı düzenlenmeyecektir. Bunun yerine, isteğinize bağlı olarak özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı

düzenlenecektir. Bilgileriniz MERNİS veri tabanına aktarılmıştır. Özürlü bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı almak için herhangi bir Nüfus Müdürlüğüne mevcut nüfus

cüzdanınızla birlikte müracaat etmeniz gerekmektedir.

•Özürlü kimliğim kırıldı (zayi) oldu nasıl çıkartabilirim?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği Başkanlıkca özürlüler için kimlik kartı düzenlenmeyecektir. Bunun yerine, isteğinize bağlı olarak özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı

düzenlenecektir. Bilgileriniz MERNİS veri tabanına aktarılmıştır. Özürlü bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı almak için herhangi bir Nüfus Müdürlüğüne mevcut nüfus

cüzdanınızla birlikte müracaat etmeniz gerekmektedir.

•İstanbul’da ikamet etmekteyim eşim için refakatçi kartı çıkartmak istiyorum nereye başvurabilirim?
Özürlü yakınlarına refakatçi kartlarının hangi şartlarda verileceği yerel yönetimlerin aldığı kararlar doğrultusunda belirlenmektedir. Bunun için; eşinize refakatçi kartı almak

için İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürlüğünün Karaköy’deki Serbest Kartlar Müdürlüğüne başvurmanız gerekmektedir.

•Özürlü kimlik kartı nasıl çıkartılır nereye başvurulabilir?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Özürlüler Veri Tabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği, Başkanlıkca özürlüler için kimlik kartı düzenlenmeyecektir. Bunun yerine, isteğinize bağlı olarak özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı

düzenlenecektir. Özürlü bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı almak için ikamet ettiğiniz ilin İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne; sağlık kurulu raporunun aslı veya onaylı örneği ve

nüfus cüzdanı ile müracaat etmeniz gerekmektedir.
Daha önceden özürlü kimlik kartı sahibiyim. Özürlü olduğumu nüfus cüzdanıma işletmek istiyorum, nasıl ve nereye başvurabilirim?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği, MERNİS veri tabanına aktarılmış olup; herhangi bir Nüfus Müdürlüğüne mevcut nüfus cüzdanınızla birlikte müracaat etmeniz gerekmektedir.

•Özürlü olduğumdan dolayı, özür oranımı ve özür bilgimin nüfus cüzdanında yer almasını istemiyorum, sosyal haklardan nasıl yararlanacağım?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği, Başkanlıkca özürlüler için kimlik kartı düzenlenmeyecektir. ikamet ettiğiniz ilin, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne özürlüler için sağlık kurulu

raporunuzun aslı veya onaylı örneği ile giderek değişikliği bildirmeniz gerekmektedir. Değişiklikle ilgili her türlü işlemi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden takip ederek, nüfus

cüzdanınızda özürlülük bilgisinin yer almasını sağlayabilirsiniz. İsteğe bağlı isteğinize bağlı olarak özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden mevzuat doğrultusunda elinizde

var olan sağlık kurulu raporu ile faydalanabilirsiniz.

•Özürlüler İdaresi Başkanlığından daha önce kimlik kartı aldım ancak; özür oranım arttığından yeniden özürlü kimlik kartı düzenlenmesini istiyorum?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği, Başkanlıkca özürlüler için kimlik kartı düzenlenmeyecektir. Yeni özür oranınızın nüfus cüzdanında yer almasını istiyorsanız, ikamet ettiğiniz ilin, İl

Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne özürlüler için sağlık kurulu raporunuzun aslı veya onaylı örneği ile giderek değişikliği bildirmeniz gerekmektedir. Değişiklikle ilgili her türlü

işlemi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden takip ederek, nüfus cüzdanınızda özürlülük bilgisinin yer almasını sağlayabilirsiniz.

•Özür bilgimi nüfus cüzdanıma işlettim; ancak bazı haklardan yararlanamıyorum?
Sağlık kurulu raporu veya özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı ile çeşitli kurumların özürlülere sağladığı hak ve hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Bu hak ve hizmetler

yerel yönetimler ve hizmet veren kurumların belirlediği esaslar doğrultusunda sunulmaktadır.

•Evlendiğimden dolayı soyadım ve nüfus bilgilerim değişti. Yeni soyadıma göre özürlü kimlik kartımı değiştirmek istiyorum.
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair

Yönetmelik” gereği, Başkanlıkca özürlüler için kimlik kartı düzenlenmeyecektir. Eski bilgileriniz MERNİS veri tabanına aktarılmış olup; bunun yerine, isteğinize bağlı olarak

özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı düzenlenecektir. Özürlülük bilgisinin nüfus cüzdanında yer almasını istiyorsanız, ikamet ettiğiniz ilin İl Sosyal hizmetler

Müdürlüğüne yeni nüfus cüzdanınızla giderek, değişikliği bildirmeniz gerekmektedir. Değişiklikle ilgili her türlü işlemi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden takip ederek, nüfus

cüzdanınızda özürlülük bilgisinin yer almasını sağlayabilirsiniz.

•“Özel Eğitime Gereksinim Duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin Sağlanması için Ücretsiz Taşınması Projesi” nedir? Proje kapsamında hangi öğrencilerin ücretsiz

taşınması gerçekleştirilmektedir.
Özel Eğitime Gereksinim duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin sağlanması için Ücretsiz Taşınması Projesi özel eğitime gereksinim duyan çocukların okullara erişiminin

ücretsiz sağlanması ile eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve özürlü öğrencilerin okumaya teşvik edilmesi amacıyla Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Milli Eğitim

Bakanlığı Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel tarafından hazırlanmıştır. Proje kapsamında 2006-2007 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki
Görme Engelliler Okullarından 184
İşitme Engelliler Okullarından 1943
Ortopedik Engelliler Okullarından 67
Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi-Anasınıfından 460
Zihinsel Engelliler Okullarından 11615
Özel Eğitim Sınıflarından 8921
Olmak üzere toplam 24118 özel eğitim gerektiren öğrenci ücretsiz taşınacaktır. Proje toplam öğrenci sayısının 27000 olacağı tahmin edilerek planlanmıştır.

•Bakım hizmetlerinden kimler yararlanabilir ve bu hizmetlerden yararlanmak isteyen kişiler nereye başvuru yapmalıdır.
Sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmayan; sağlık kurulu raporu ile ağır özürlü olduğunu belgelendiren, hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam

ettiremeyecek durumda olan kişiler bakım hizmetlerinden yararlanabilir. Bakım hizmetlerinden yararlanmak için başvuru il sosyal hizmetler müdürlüğüne özürlü bireyin bir

yakını tarafından yapılabilir.

Be Sociable, Share!
  • more ENGELLİ VE AİLELERİNİN HAKLARI   BÖLÜM II.  

Bu Yazıları da Okuyunuz: