TÜRKOLOJİ TARİHİNDE 1926 BAKÛ TÜRKİYAT KONGRESİ

EKLER

Belge 1: Macar Maarif Nezareti müsteşarı ve Hazine-i Evrak müdürü Tsánki Dezsö tarafından Türk Tarih Encümeni’ne gönderilen 21 Kasım 1923 tarihli mektuptur:
“Pek muhterem heyet-i idare
İhtiram ve selamlarımızın kabulünden sonra âtideki teklîf ve rica ile Tarih-i Osmanî Encümeni’ne [Türk Tarih Encümeni] müracaat cesaretinde bulunuyoruz.
Malûm-ı âlileri olduğu vechile Türk, Macar milletleri şanlı mazilerini tetebbu’ hususunda şimdiye kadar hiçbir fedakârlıktan çekinmediler. Türk, Macar milletleri beynindeki tasrih-i irtibatı tafsil-i zaid görüyoruz.
Tarihimizdeki “Türk İstilâsı” namıyla marûf devrin tetebbuatı ikmal edilmiş sayılamaz. Ekseriyetle her asır önündeki asırların evlâdıdır. Türk İstilası devrini milâdın onsekizinci asrında “Macaristan’da Habsburg hanedanının kuvvetli nüfuz kazandığı devir” ile bunu takip eden “Millî Uyuşum Devri” cinsî ve ırkî kuvvetten mahrûm kaldığı cihetle Türk İstilası tarihinin tetebbuatı ile meşgul olamadı. Milâdın onaltıncı ve onyedinci asırlarında vaki’ olan Türk İstilâsı devrinin esaslı tedkîki ancak milâdın ondokuzuncu asrında başlayor.
Türk ve Macar irtibatının bî-tarafâne meydana çıkarılmasına evvel be evvel bu iki millet menbalarının esas olması pek tabiî olduğu cihetle Türkler ve Macarlar için şimdiye kadar neşredilmemiş olan tedkîkatın bu iki millet tarih encümenince malûm olması ihtiyaç teşkîl eder. Macar mütetebbileri yarım asırdan beri Şark lisanlarının ve tarihî menbalarının tedkîkatına Garp usûlünce hususî bir ehemmiyet vermektedirler. Bunu isbat etmek için büyük seyyahımız Vamberi, merhum Diyarbekir defterdarı kâtibi olan Balinet Gabor, son zamanlarda Veliç Entel, Tori Yozef ve İstanbul’da vefat eden Karaçon İmre efendilerin malûm olan tedkîkatı zikr-i kâfi zannederiz. Salifü’z-zikr tarihşinaslarımızın sarf-ı gayreti tarihimize ait Şarkî menbalarının tanınmasına pek büyük hizmet etmiş ise de onların başladıkları yolu devam ettirmek lâzımdır. Türk İstilâsı devrine ait menbaların neşrini, Türk tarihşinaslarının nazariyatıyla tedkîkatını alenî umûma tanıtmak riyasetimiz altında bulunan Macar Tarih Encümeni’nin iş programına dahildir.
Bî-tarafâne tedkîkatımızın Türk milleti için izzet ve namus meselesinde ne kadar mühim ve faideli olduğunu te’kîdi zaid addediyoruz. Avrupa’nın Türkler hakkında nokta-i nazarı çok defa yanlıştır. Türkçe menşûr tarihî menbaların tedkîkatı neticesi olarak yanlış düşüncelerimiz tashîh edilecek olursa bundan çıkacak menfaat yalnız âlemin menfaati değil, Türklere de manevî menfaat temîn edecektir.
Maksat ve gayemizi tasrîh eyledikten sonra Tarih-î Osman-î Encümeni tarafından memnuniyetle karşılanacağına şüphe etmediğimiz zîrdeki tekliflerde bulunuyoruz.
Macaristan Evrak Hazinesi Macar Tarih Encümeni’nin Türklerle alâkadâr neşriyatını beheri bir Sudet iki nüsha olarak Tarih-î Osmanî Encümeni’ne göndermek istiyor. Bu eserler Türk İstilâsı devriyle işgâl etmekte olup Macar tarih tedkîlatının en kıymetli eserleridir. Mezkûr eserler hâli hazır Türk tarihşinaslarının vazifesini teshîl ile beraber gençlere de Türk-Macar tarihini tedkîk hususunda müşevvik olacaktır. Bundan başka Macar Tarih Encümeni Szàzadok “Asırlar” unvanlı ilmî risalenin yirmi senelik devamını kezâlik iki nüsha olarak teklîf etmektedir.
Mukabilinde Tarih-i Osmanî Encümeni tarafından şimdiye kadar neşredilmiş eserleri veyahut diğerleri tarafından çıkarılmış tarih menbaları, Âl-i Osman vakanüvisleri, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, tarih ve coğrafyaya ait kâmûslar, pek muhterem encümenin kütüphanesinin verebileceği fazla eserleri ve encümenin mecmuasını kezalik iki nüsha olarak Macaristan Evrak Hazinesi Kütüphanesi adresine gönderilmesini rica etmekteyiz. Macaristan Evrak Hazinesi’nin yeni küşad olunmuş muazzam binasında, Macar Tarihi tedkîkatının merkezinde Tarih-i Osmanî Encümeni’nin muhterem hatırası, kıymetli eserleri şübhesiz birinci mevkii işgâl edib büyük itina ve itibarla muhafaza edilecektir.
Hâl-i hazırın vaziyet-i iktisadiyenin tazyîki altında kütüphanemizin bu suretle tekmîl ve ikmali vaziyetindeyiz. Garp encümenleri, müesseseleriyle birkaç seneden beri hepimiz için hoş ve münasip görünen mübadele usûlü ile kitaplarımızı değiştirmekteyiz.
Bu mesele hakkında Tarih-i Osmanî Encümeni ile irtibat bulabilmek için İstanbul’un istirdadının mesud gününü beklemek mecburiyetinde kaldık. Mezkûr şanlı güne kavuşduktan sonra teklîf ve ricamızın Tarih-i Osmanî Encümeni tarafından sevinç ile karşılanacağını ve Macaristan Evrak Hazinesi ile devamlı bir mübadele irtibatında bulunacağımıza eminim.
Şimdiye kadar müşerref olmadığımız halde pek muhterem Tarih-i Osmanî Encümeni ile muhavereye girişmek bizim için büyük bir şeref teşkîl eder. Samimî selâmlarımızı tekrardan sonra Tarih-i Osmanî Encümeni’ne himmete amâdeyiz”.

KAYNAKLAR