SINIRLAR VE KURALLAR

SINIRLAR VE KURALLAR

Her çocuk, kendisini, çevresini ve dünyayı tanıma, keşfetme çabası içindedir. Bu süreçte deneme sınamalar yapar, neden sonuç ilişkilerine büyük önem verir. Bir şey yaptığında sonucunun ne olacağını, nelerle karşılaşacağı görerek merakını gidermek ister. Bunun yanında anne babasının yaptıklarını ve çevresinde olanları gözlemlemek de onun için başlıca öğrenme yoludur. Ancak henüz pek çok şeyi tanımadığından ve bulunduğu yaşın özellikleri gereği çabaları sırasında karşılaşabileceği tehlikelerin farkında değildir. Anne babaların koyacağı bu aşamada devreye girer.

Çocuğun davranışlarının haritası olarak düşünebileceğimiz bu sınır ve kurallar, ona yardımcı olur, kılavuzluk eder. Kendini geliştirmesini, hayatı öğrenmesini desteklerken onu zarar verebilecek dış etmenlerden ve başına gelebilecek tehlikelerden koruyarak bir bakıma güvenliğini de sağlar. Ayrıca aile içi ve toplumsal ilişkilerde nelere dikkat edilmesi gerektiğini de öğretir.

Çocuk, davranışlarıyla anne ve babasından onay almaya ve onlar tarafından beğenilmeye önem verir. Bunun için anne babasının beklentileriyle kurallarını bilmelidir ve onlardan bu yönde mesajlar bekler. Bir spor takımına yeni katılan kişi, takıma uyum sağlayıp başarılı olmak, karşılaştığı çeşitli durumlarda nasıl davranacağını bilmek için takımının kurallarını, kendisinden beklentilerini, neler yapacağını ve hangi sınırlara uyacağını öğrenmek durumundadır. Aksi halde diğer üyelere ve çalışmalara uyum sağlayamaz, hatalar yapar, başarısız olur ve takımdan dışlanma da dâhil pek çok sorun yaşar. İşte bir çocuk açısından da ev ortamı böyledir. Evin kurallarını öğrenmelidir ki ona göre davransın. Anne babasından gelecek uyarı ve talimatlarla bunları zaman içinde öğrenir ve hayatına katar.

Okulda da uyulması gereken kurallar ve dikkat edilmesi gereken sınırlar vardır ki eğitim daha iyi olsun. Anne babası tarafından “çocuktur olur böyle şeyler, zamanla geçer” gibi bir yaklaşımla olumsuz davranışlarında uyarılmayan, nasıl davranması gerektiği konusunda bilgilendirilmeyen ve kurallara uyması gerektiği küçük yaşlardan itibaren vurgulanmayan bir çocuk, yanlış olan davranışlarının farkına varmadığından bu tür davranışlarını sınıfta da sürdürür. Sınıf kurallarına uymaz, gerek dersleri dağıtacak gerek de arkadaşlarını rahatsız edecek hareketlerde bulunur. İddia edildiği gibi bu tür davranışlar kendiliğinden ortadan kalkmaz ve müdahale edilmezse ileriki yıllarda çocuk açısından pek çok problem doğurur.

Tüm bunlar göze alındığında sınır ve kuralların çocuğa davranış kazandırmada ne kadar önemli olduğu anlaşılır. Anne babalar, çocuğu çok katı kurallara maruz bırakmamalı, aşırı, hayatını kısıtlayıcı, deneme yapmasını tamamen engelleyici, mantıksız sınırlar koyarak çocuğun uymasını da beklememesidir. Bu, çocuğun kişiliğini zedeler, kendine özgü duygu ve düşünceler geliştirmesine, kendi kendine kontrol sağlayabilmesine engel olur. Çocuk tamamıyla sınırsız da kalmamalıdır. Bu da ona zarar verir, hayatı boyunca çevresine uyumda sorunlar yaratır. İki yaklaşımda da istenmeyen davranışlar, giderilemez bir hal alabilir, çocukta davranış bozuklukları görülebilir.

Peki, nelere nasıl sınırlar koyulabilir? Örneğin sıcak bir tencereye dokunmak isteyen çocuğa, onu ellememesi, çok sıcak olduğu için ellediğinde elinin yanacağı söylenir. Çok ısrar ederse eli hafifçe tencereye değirilerek sıcak olduğu gösterilebilir. Böylece çocuk elinin yanmaması için sıcak tencereye dokunmaması gerektiğini öğrenecektir. (güvenlik sağlama) yemek yerken masadan kalkmanın sınırlanması, sofra kurallarını, yemeğin nasıl yenilmesi gerektiğini öğretir. Çocuğun anne babası ve çevresindeki diğer kişilerle konuşurken bağıra bağıra konuşmaması gibi bir sınır konması, daha iyi ve kibarca konuşma ve iletişim kurma bakımından hem beklentileri gösterir hem de doğru konuştuğunda çocuğun beklediği onayı almasını sağlar. Okula yeni başlayan bir çocuğa ders çalışma alışkanlığını kazandırabilme için, oyun oynama ve televizyon izleme zamanını bir miktar sınırlamak gerekir, çocuk ile konuşup ödevinin bir kısmını yaptıktan sonra 15 20 dakika kadar oyun oynayabileceği, bunun ardından kalan kısmı tamamlayıp oyuna dönebileceği hem de televizyon izleyebileceği konusunda bir sınırlama yapılabilir. Sınır ve kuralları belirlerken çocuğun görüşünü de almak daha faydalı olur.