PIRLANTA ÜZERİNE ÖNEMLİ NOTLAR

Pırlanta Üzerine Önemli Notlar

Pırlantalar hakkındaki bu yazı sizlere tam bir bakış açısı kazandıracaktır. Pırlanta yüzük veya pırlanta almadan önce, bu değerli madenleri iyi tanımak gerekir. İşte bilmeniz gerekenler…

Pırlanta satın alırken bilmeniz gereken en önemli terim de 4C olarak belirtilen özellikler, yani Kesim (Cut), Berraklık (Clarity), Renk (Colour) ve Karat Ağırlığı’dır (Carat). Bunların dışında yine kemer, taban, bakım gibi konular hakkında da bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu yazımızda pırlantaya dair öğrenmek istediklerinizi bulabilir, böylece kendiniz ve sevdikleriniz için doğru tercihi yapabilirsiniz.

Kesim
Pırlantanın kesimi onun gerek estetiği gerek kıvılcım olarak tabir ettiğimiz ışıltısını artırmak açısından oldukça önemlidir. Pırlanta almak isteyenlerin yaptığı hatalardan biri şekil ve kesimi aynı zannetmeleridir. Kesim; simetri, açı ve oranın dikkatli olarak hesaplanarak, pırlantaya kıvılcımını veren bir özellikken, şekil kişisel tercihlere bağlıdır. Pırlantanın kesimi, ışıltısını ve fiyatını belirleyen en önemli unsurlardan biridir.

Profesyonel bir pırlanta kesimcisi, ışıltıyı maksimum oranda verecek şekilde kesimi yapar. Pırlantalar genelde her biri ışığı yansıtma özelliğine sahip 58 fasetli olarak hazırlanır. Kesimi iyi olmayan bir pırlanta, ışıltıya da sahip olmayacaktır.

1) Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak “taç” denilen üst kısmından yayılır.
2 ) Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın “külah” olarak adlandırılan alt kısmından kaçar.
3 ) Kesimin yeterince derin olmaması da ışığın külahtan kaçmasına yol açar ve pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur.

Renk
Pırlantanın 4C’lerinden biri olan Renk de (Colour) belirleyici bir özelliğe sahip. Renk, pırlantanın kalitesini de belirlendiğinden oldukça önemlidir. Pırlanta almadan önce, temel renk bilgilerini öğrenmek, doğru seçimi yapmak açısından faydalı olacaktır. Yapısıyla oynanmamış ve kesimi iyi yapılmış pırlanta, arada renk geçişleri olmadan tamamen renksiz olacaktır.

Pırlantanın renk skalası renksizden açık sarıya doğru gider. Bir pırlantayla diğeri arasında renk olarak belli belirsiniz bir fark vardır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki pırlantanın rengi oluşumdan kaynaklanır ve doğal yapısından ileri gelen kusurlar rengi etkiler. Yeraltından çıkarılan pırlantaların çoğu, renk skalasında normal olarak kabul edebileceğimiz ya sarı ya kahverengiye çalar. Sarı ve kahverengiye çalma durumu en yüksek olan pırlantalar “Fantazi” olarak adlandırılır. Bu tarz etkiler taşımayan ve tamamen renksiz olan pırlantalar son derece pahalıdır. Aşağıda pırlantaların renk tanımlamalarını görebilirsiniz.

D-F: Renksiz aralıktaki pırlantalardan olup en nadir ve tüm renkler içinde en değerli olanlarıdır.
G-J: Renksize yakın pırlantalardır. Bunlar beyaz ve sarı platin üzerine monte edildiklerinde tamamen renksiz görünürler.
K-M: Belirgin olarak sarı veya kahverengimsi renkte olan pırlantalardır. Bunlar, özellikle nişan yüzüğü olarak tercih edilmemelidir.

Berraklık
İnklüzyon ve leke olarak bilinen ve pırlanta’ya görüntüsünü kazandıran karakteristik özellikleri, pırlantanın berraklığını oluşturur. Berraklık, 4C’nin yapı taşlarından biridir. Pırlantadaki inklüzyonlar ya dış etmenler tarafından oluşur, ya da ufak çatlaklar gibi doğal yapısından gelen kusurlardır. Doğada çok az kusursuz pırlanta bulunur ve diğerlerine göre oldukça pahalıdır.

Pırlantanın berraklığı, inklüzyonlarının sayısı, büyüklüğü, rengi, taşın neresinde olduğu ve görünürlülüğüne göre belirlenmektedir. Lekeler ve kirlilik de berraklığı etkileyen unsurlardır. Üzerinde leke ve büyük ölçüde inklüzyonu bulunmayan pırlantalar, ışığı en iyi şekilde yansıtacağı için kusursuz olarak nitelendirilir. Pırlantanın berraklığına 10x büyütmeli mercek altında bakılarak karar verilir. Aşağıdaki tabloda berraklık dereceleri belirtilmiştir:

Katmersiz: İçte veya dışta kusuru bulunmayan pırlanta durumu.

İçte katmersiz: Pırlantanın iç kısmında kusuru bulunmama durumu. Bu tip pırlantaların bulunması oldukça zordur ve fiyatları yüksektir.

VVS1, VVS2 : Yok denecek kadar az inklüzyonlu pırlantalar. İnklüzyonların, 10x büyütmeli mercek altında bile görünmesi oldukça zordur.. Bu tip pırlantalar da oldukça değerlidir.

VS1, VS2: Çok az inklüzyonlu pırlantalar. İnklüzyonları çıplak gözle görülemez. VVS1 ve VVS2’lere göre daha ucuzdur.

SI1, SI2: Hafif inklüzyonlu pırlantalar.Bu inklüzyonlar, 10x büyütmeli mercek altında görülebilir düzeydedir. SI dereceli pırlantalar, satın almak için uygundurlar çünkü inklüzyonlar çıplak gözle fark edilmezler. Ayrıca VS2 ve üstü dereceli pırlantalar göre fiyatları daha uygundur.

SI3: Hafif inklüzyonlu pırlantalar. SI3, bir EGL derecesi olup GIA veya başka bir gemolojik enstitü tarafından tasdiklenmezler.GIA bu pırlantalara SI2 veya I1 sertifikası verir. SI3 pırlantalarının çıplak gözle görülemeyen siyah inklüzyonları veya çatlakları yoktur, fakat çıplak gözle seçilebilen beyaz ufak inklüzyonları olabilir.

I1: İnklüzyonlu pırlantalar. I1 berraklığındaki pırlantaların çıplak gözle görülebilen belirgin kusurları vardır. Eğer bütçeniz sadece I1 veya SI3 sertifikalı pırlanta almaya yetiyorsa, alacağınız ürünü çok iyi incelemenizi tavsiye ederiz.

I2, I3: İnklüzyonlu pırlantalar. Bu tür pırlantalardaki inklüzyonlar çıplak gözle görülebilir durumdadır. Ayrıca üzerlerinde siyah noktalar bulunan bu pırlantalar beyaz inklüzyolar ve çatlaklar arasından bulutlu bir görünüm sergilerler

Karat Ağırlığı
Karat, pırlantanın ağırlığını gösteren ölçüdür. Alacağınız pırlantanın kesim, renk ve berraklığına karar verdikten sonra karat ağırlığına karar vermeniz gerekir. Elbette buna karar verirken bütçenizi göz önünde bulundurmalısınız. Pırlantalar, doğanın hediyesi olarak kabul edilirler ve büyüklük arttıkça fiyat da artmaktadır. Pırlantanın değeri karat ağırlına bağlı olarak artar. Buna göre, bir karat ağırlığındaki büyük parça pırlanta yüzük, daha küçük parça pırlantalardan yapılmış aynı karat ağırlığındaki bir pırlanta yüzükten daha pahalı olacaktır. Aşağıdaki tablo karat ağırlığının bir yüzük setinde nasıl farklılık gösterdiğini açıklamaktadır.

Karat ağırlığına doğru karar vermek için bazı ipuçları

Doğru karat ağırlığındaki yüzüğü seçerken, karşınızdaki kişinin parmak yapısını, beğenisini, yüzüğün tarzını ve belki de en önemlisi bütçeyi göz önünde bulundurmak gerekir.

Öncelikle bütçenizi net olarak belirleyip, o fiyat aralığındaki pırlantalara bakmalısınız.

İkinci olarak, yüzüğü takacak kişinin parmak yapısı dikkate alınmalıdır. Eğer parmaklar uzunsa, karat ağırlığı küçük olan yüzük hoş durmayabilir, ya da kısa parmakta karat ağırlığı büyük bir yüzük uygun durmayacaktır.

Pırlanta yüzüğün dizimi de karat ağırlığıyla orantılı olarak seçilmelidir. Bu bağlamda uyumsuz tasarımlar, yüzüğün görünümünü kötü yönde etkileyecektir. Ayrıca, pırlantanın hangi dizim şeklinde daha iyi korunacağına bakmak gerekir.

Yüzüğü kullanacak kişinin günlük hayattaki aktiviteleri de yüzük seçimini etkileyen unsurlardır. Kişi, yoğun bir iş temposunda çalışıyor ve ağırlık içeren işler yapıyorsa yüzüğün darbe alma ihtimali olabilir.

Diğer bir önemli konu da yüzüğü kullanacak kişinin zevk ve tercihleridir. Doğru seçim yapabilmek için karşınızdakinin zevklerini anlamaya çalışmakta fayda var.

Pırlanta İyileştirmeleri

Pırlanta iyileştirmesi, kesimi ve cilası yapılmış taşın gemolojik özelliklerini iyileştirmek için uygulanan işlemler bütünüdür. Kimi mücevheratçılar, berraklığını arttırmak ve diğer bazı özelliklerini iyileştirmek için lazer delme yöntemiyle pırlantalara işlem uygularlar ve bunun sonucunda o pırlantaları daha yüksek fiyata satarlar. Bu yüzden Amerikan Federal Ticaret Komisyonu, mücevheratçıların müşterilerine mücevher üzerinde yapılan her türlü işlemi bildirmeleri gerektiği kuralını getirmiştir.

Üzerinde iyileştirme yapılmış pırlantalar, doğal ve iyileştirme yapılmamış pırlantalar kadar değerli olmadığı için, büyük indirimler üzerinden ticaretleri yapılmaktadır. Bu yüzden, eğer yüksek kalitede bir mücevher istiyorsanız, %100 doğal olan pırlantalara yönelmeli ve iyileştirme yapılmamış pırlanta istediğinizi belirtmelisiniz. Mücevharatçıların pırlantalar üzerinde yaptığı bazı işlemleri aşağıda sizin için belirtmeye çalıştık.

Beyazlatma: Pırlantalara yapılan beyazlatma işlemi, taşın parlak bir renk almasını sağlar. Bu işlemle, taş renksiz pırlantaların görünümüne bir nebze de olsa kavuşturulur.

Gamma / Elektron Işınlama: Bu işlemde, pırlantalar gamma ışınları veya elektrona tabi tutulurlar. Bu işlem pırlantanın renk kalitesini değiştirmek için yapılır.

Isıtma: Pırlanta yüksek ısıya maruz tutularak ısıtma işlemi yapılır. Bu teknikle taşın renk ve berraklık özelliklerinin iyileştirilmesi hedeflenir.

Dolgu: Pırlantaların çoğunun, çeşitli sebeplere bağlı olarak yüzeylerinde çatlaklar olabilir. Dolgu tekniğinde, bu çatlak ve boşluklar plastic veya camla doldurulur. Bu işlem ayrıca pırlantanın dayanıklılık gücünü artırmayı sağlar. Ama elbette profesyonel bir taşbilimci ışık vurduğunda bu dolguları çok rahat fark edebilir.

Lazer: Lazer, en sert cisimlere bile nüfuz edebilen güçlü bir ışındır. Lazer tekniğiyle, pırlantanın kalitesini düşüren inklüzyonlara müdahele edilir. Özellikle belirgin siyah inklüzyonlar söz konusu olduğunda bu işlem yapılır.

Yağlama / Reçine İnfüzyonu: Bu işlemle pırlantanın en kaliteli görüntüye kavuşması hedeflenir. İnfüzyon tekniğiyle, pırlantanın yüzeyindeki oyuklar paraffin, reçine, yağ gibi renksiz maddelerle doldurulur.

Işınlama: Işınlama yöntemiyle, taşın renginin değiştirilmesi amaçlanır ve taş renksize yakın veya renksiz taş görüntüsüne kavuşturulur. Bunun için pırlantaya nötron tatbik edilir. Buna ilaveten ısıtma yöntemiyle de renk açma işlemi daha da güçlendirilebilir.

Pırlanta & Floresan

Bazı pırlantalar, üzerlerine ultraviyole ışığı düştüğünde renk değiştirirler. Bu ışık, güneş ışığı veya elektrik ampülünün ışığı olabilir. Pırlantanın da başka bir ışıkla etkileşime girdiğindeki ışımasına floresan denir. Bu yüzden pırlanta aldığınız yerden, taşın floresan ışıma özelliğini ve kalitesini gösteren sertifikayı istemelisiniz. Çünkü bu floresan ışıma özelliği fiyatının belirlenmesinde etkilidir. Sertifikada, taşın floresansının mavi, beyaz veya sarı olup olmadığı belirtilir. Ayrıca sertifikalarda floresan ışımasının güçlü veya zayıf olup olmadığı da belirtilmektedir.

Floresan fiyatı belirler

Aldığınız pırlantanın fiyatının belirlenmesinde floresan ışıma özelliği önemli bir etkendir. Daha önce de belirttiğimiz gibi sarımtırak pırlantalar fiyat skalasının en aşağısında bulunur. Bu durum, floresan ışımalı pırlantalar için de geçerlidir. Ultraviyole ışınına tutulduğunda floresan ışıması sarıya dönük olan taşlar düşük kaliteli olarak kabul edilir ve fiyat da bununla doğru orantılı olarak düşer. Diğer yandan, mavi floresan ışımalı pırlantalar, beyaza çalan mavi görünümde oldukları ve renksize yakın pırlantalarla kombine edilebilecği için yüksek kaliteli olarak kabul edilirler.

Bu etkilere rağmen, bazı pırlantalarda floresan ışıma belirgin değildir ve bu pırlantalar parlak oldukları için florean ışımadan negatif olarak etkilenmezler.

Aşağıdaki tabloda floresan ışımalı pırlanta fiyatlarının renk ve berraklığına göre nasıl karşılaştırıldığını görebilirsiniz.
D – H Renk Aralığı IF – VS dereceleri SI1 – I3 dereceleri
Çok güçlü floresan -8% to -12% -3% to 0%
Güçlü floresan -5% to – 7% -1% to 0%
Orta floresan -2% to – 4% 0%

I – N Renk Aralığı IF – VS dereceleri SI1 – I3 dereceleri
Çok güçlü floresan 0% to +4% 0% to +4%
Güçlü floresan 0% to +4% 0% to +4%
Orta floresan 0% to +3% 0% to +3%
Belli Belirsiz floresan 0% to +1% 0%

Pırlantanızın tarafsız bir laboratuardan alınmış sertifikalı olması elbette oldukça faydalı ve değerlidir. Ancak, karat ağırlığı, şekli, rengi ve berraklığı aynı olan pırlantaların fiyatlarının farklı olabildiği gerçeğini de göz önünde bulundurmanız gerekir. Renk ve berraklık dereceleri Amerikan Gemoloji Enstitüsü tarafından belirlenmiştir. Tüm laboratuarlar bu birimi kullansa da standartlar farklı olabilir.Laboratuarların bir pırlanta için belirleyeceği renk ve berraklık derecesi birbirinden farklı olabilir. Bunun için aynı sertifikaya sahip pırlantaların fiyatlarını karşılaştırmanızı tavsiye ederiz. Pırlantaya değer biçimi esasen göreceli bir iştir ve değeri biçenin takdirindedir. Fiyat doğrudan renk, berraklık ve kesime bağlı olarak belirlendiği için doğru ve dürüst derecelendirme önemlidir.

Pırlanta sertifikası ne anlama gelir?

Pırlanta sertifikası, o pırlantayla ilgili her şeyi belirtir. Pırlanta sicili ve derece raporu olarak da bilinen sertifika, pırlantanın 4C’si olarak belirttiğimiz özelliklerin tümünü gösterir. Pırlantanın kalite parametrelerini müşterilere daha belirgin kılmak ve anlaşılır kılmak için genellikle sertifikalara o pırlantayı ve iç özelliklerini gösteren bir diyagram da eklenir.

Pırlanta sertifikası ve derece raporu veren bağımsız laboraturlar

Günümüzde, az sayıda taşbilimi laboratuvarı bulunmaktadır. Aşağıda listesini bulabilirsiniz

GCAL: Değerli Taş Sertifika ve Teminat. Laboratuvarı GCAL derecelendirme standartları konusunda oldukçta titizdir. Laboratuar, kullandığı standartlardan o kadar emindir ki, onay verdiği pırlantalar üzerinde kusur bulan müşterilere paralarını geri verme sözü sunar.
Web adresi: http://www.gemfacts.com/

GIA: Amerikan Taşbilimi Enstitüsü, dünya çapında bir pırlanta derecelendirme çizelgesi oluşturmasıyla bilinir. Bu enstitünün verdiği sertifika kendi alanının en eski ve iyisi olarak kabul edildiği için mücevharatçılar tarafından önem verilir.
Web adresi: http://www.gia.edu/

IGI – Uluslararası Taşbilimi Enstitüsü 1975 yılında Antwerp’te kurulmuştur. Enstitü, New York, Mumbai, Tokyo ve Bangkok’ta kurduğu laboratuarlarındaki sıkı derecelendirme kurallarıyla bilinir.
Web adresi: http://www.igiworldwide.com/

AGS: Merkezi, Amerika- Nevada’da olan Amerikan Mücevher Kurumu, katı derecelendirme standartları olan kuruluşlardan biridir.
Web adresi: http://www.americangemsociety.org/

EGL: Avrupa Taşbilim Laboratuarı, Johannesburg, New York, Antwerp, Paris, Londra, Seul ve daha birçok şehirde laboratuvarları bulunan bir kurumdur.
Web adresi: http://www.eglusa.com/

HRD (Hodge Raad Voor Diamant): İsmi “Pırlanta Yüksek Kurulu” anlamına gelen kurumun merkezi Antwerp’tedir. Kurum, Belçika’nın pırlanta pazarının bir nevi temsilcisi rolündedir.
Web adresi: http://www.hrd.be/

Pırlanta Bakımı

Pırlantalar, sürekli alınabilecek ucuz mücevherler değildir. Bu yüzden, gerek yatırım amaçlı, gerek yüzük veya kolye olarak takı amaçlı aldığınız pırlantalarınıza maksimum özeni göstermeniz gerekir. Pırlanta, sadece başka bir pırlanta tarafından zarar verilebilir sert bir yapıda olsa da bazı durumlarda hasar görebilir. Elbette iki parçaya ayrılma gibi bir durumu söz konusu değildir ama üzerine sert bir baskı uygulandığında hafif çatlamalar oluşabilir. Bu yüzden pırlanta kullanımında dikkatli olunmalıdır.

Pırlanta yüzük alırken de, pırlantanın maksimum korumada olduğu bir taş dizilimli yüzük alınması tavsiye edilir. Özellikle çalışan kadınlar için bu tarz bir yüzük almak pırlantayı korumak açısından önemlidir.

Ayrıca, pırlantayı gündelik hayatın içinde kullanılabilen saç spreyi ve klor gibi maddelerden uzak tutmak gerekir. Bu maddeler pırlantanın üzerinde birikerek renk üzerinde olumsuz etki yapabilirler.

Pırlantanızı temizlemenin doğru yolu

Pırlantanızı sıradan bir bezle ovmamalısınız. Bu tarz bir ovma işlemi taşa zarar verecektir. Uygun bir temizleme tekniği 1 çay kaşığı amonyak ve 6 çay kaşığı su ile hazırladığınız solüsyonu kullanarak ovma işlemidir. Bu şekilde pırlantanız parlaklık ve ışıltısını koruyacaktır.

Temizliğin yanı sıra pırlanta mücevherleri saklama koşulları da önemlidir. Tavsiyemiz, yumuşak bir kumaş, hatta kese içerisinde saklamaktır. Bu şekilde pırlantanın, diğer mücevherlerle sürtünmeden dolayı oluşan çizikleri olmayacağı için parlaklığını uzun süre koruyacaktır.