PANİK ATAK NEDİR? NASIL OLUŞUR? TEDAVİ YOLLARI NEDİR?
->
PANİK ATAK
Korkularınızdan korkmaktan vaz geçtiğinizde hayatta korkulacak bir şey olmadığını göreceksiniz. Panik Atağı kolayca yenebilirsiniz.
A - Panik atak nedir?
Ansızın, herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı, bunaltı, korku, sıkıntı karışımı nöbetlerdir. oldukça yoğun yaşanır. Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi, felç geçireceğini, dünyanın sonu geldiğini, düşüp bayılacağını, kötü şeylerin olacağını düşünür.
Koşup kaçmak hemen bir sağlık kurulusuna sığınmak ister. Bir hastaneye girmesi bir doktorla karşılaşması bile nöbetin sona ermesini sağlayabilir. Bir kişi sürekli olarak stres ve korku ile yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut gerilim kimyasalları üretmeye başlar. Bunların bizi ne şeklerde etkilediğini aşağıda panik bozukluklarla birlikte sık rastlanan rahatsızlıklar bölümünde görebilirsiniz. Vücut talep edilen gerilim kimyasallarını karşılayabilmek için vücudun oksijene ve belli başlı gıdalar, vitaminlere, minerallere olan ihtiyacı artar. Kötü beslenme, yoğun stres ve korku, yorgunluk bu etmenlerden ikisi ya da üçü bir araya geldiğinde bir kısır döngü yaratır ve kendini tekrar eder.
Stres, korku, iç çatışmalar, psikolojik etmen ve yatkınlıklar > gerilim kimyasal üretimi >Kötü besleme >uykusuzluk > panik atak > stres Şeklin de giden bir mekanizma işler hale gelir.B- Başlıca belirtileri nelerdir?
-Kalp çarpıntısı
-Göğüs kafesinde bası hissi ve sıkışma
-Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamama
-Mide kasılmaları, krampları, karında ağrı, şişkinlik, gaz oluşması
-Dünyanın sonu gelmiş hissi
-Sebepsiz bir şey olacakmışçasına aniden başlayan korkular
-Ölümcül yada çözümsüz bir hastalığı olduğu korkusu
-Eller ve ayaklarda istemsiz boşalmalar hissizlik
-Terleme
-Baş dönmesi, bayılma hissi
-Farklı bir dünya aleminde yaşıyormuş gibi hissetme, bir sis perdesinden arkasından bakıyormuş hissi
-Üşüme, ürperme yada ateş basma hissi
-Korkunç bir şey olacakmış gibi hissetme
C- Panik bozuklukların beraberinde eş zamanlı olarak görülen bozukluklar
Psikolojik ve psikiyatrik
Depresyon %40-50
Agorafobi %50-70 yalnız kalmak, yalnız sokağa çıkmak, kalabalığa girmemek, Uçak, asansör, otobüs, pasaj, tünel, köprü, tiyatro gibi yerlerden
Duyulan korku
Sosyal fobi %10-15
Somatoform Bozukluk % 6-8 yoğun bedensel yakınmalar
Hipokondriyazıs %20-30 hastalık hastalığı,
Madde Kullanımı alkol %20-25 bunu sözde rahatlamak için çare olarak kullanırlar ve sonuç Uyuşturucu %5-10 bağımlılık halini alır.
Manik Depresif %10-12 depresyon ve tam tersi çoşma nöbetleri
Kişilik Bozuklukları %40 Obsesif-kompulsif (takıntı, temizlik hastalığı, simetri)
Kaçıngan , Paranoid, Borderline
Genel Anksiyete Bozukluğu %15-20 Aşırı kaygı
Biyolojik
Mıtral Valv Prolapsusus %40-50 Kalp kapakçığı sarkması
Troıd Bezi Anormallikleri Hipertirioidizim, Hiperparatiroidizim
İrrıtabl Kolan Sebdromu Huzursuz bağırsak sendromu psikoterapi ve hipnoz ile Çözülebilir. Anksiyete tedavisi %90 oranında etkilidir.
Akçiger Hastalıkları %8-20 astım, bronşit, anfizem, alerjik rahatsızlıklar
Migren %12-15 baş ağrısı şeklinde ortaya çıkar
Epilepsi sara nöbeti
Hipertansiyon
Feokromasitoma Böbreküstü bezi hastalığı
Vertibüler distoma kulaktaki denge fonksiyon bozukluğu
Bunları okurken siz de hissettiniz “ beden zihin ruh bir bütün olmalı ve dengede çalışmalıdır”. Birisinde yaşanan bir bozukluk diğerlerini de etkilemekte ve bozukluklara neden olmaktadır. beden mi zihinsel ve ruhsal olarak sıkıntı çekmemize neden oluyor, ruh ve zihnimiz mi bedensel rahatsızlıkları tetikliyor ve neden oluyor gibi bir soru sizinde hemen aklınıza gelmiştir. Bu derece bedensel be ruhsal rahatsızlığın bir arada görülme oranlarındaki yükseklik şunu çok net olarak açıklıyor . İnsan bir bütün her üçü de uyumlu olmak zorunda.
D- Başlamasından hemen önce bazı koşulların hazır olması gerekir.
a-Yoğun bir iş stresi, doğum, ölüm, boşanma gibi ruhsal ve duygusal olarak zorlu bir dönem yaşanmıştır.
b-Bu döneme ardından yada beraberinde beslenme düzenin iyi olmaması fiziksel olarak vücudun dirençsiz ve zayıf kalması, yorgunluk, dinleneme de eklendiğinde panik başlangıcı için uygun koşullar oluşmuş olmaktadır.
c-Başlangıcıyla birlikte belirtilere verilen dikkat (kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp verme) belirtilerin giderek artmasına neden olur ve süreç başlamış olur.
E- Nedenlerine ilişkin diğer bir sınıflamada DSM-IV 2e göre
-Genetik ve ailesel nedenler-Birinci derece yakınlarda görülme oranı %15-30 arasıdır. Tek yumurta ikizlerinde eş zamanlı olarak panik atak görülme oranı %30-40 olarak belirtilmiştir.
-Biyolojik Teoriler-sodyum –
-Psikodinamik Teoriler-Bilinçaltı ve bilinç arasındaki çatışmalar, bilinçaltına bastırılmış cinsellik saldırganlık, savunma gibi temel insani dürtülerin bilinç ile çatışması sosyal fobiye sebep olabileceğidir.
-Gelişimsel Teoriler-Temel dürtülerin ayrılma, savunma, kabul görme gibi erken yaşlarda paniğe ve depresyona neden olduğudur . john Bowlby sosyal fobinin bir ayrılma korkusu olduğunu söyler ve güvenle bağlanamamaktan kaynaklandığını belirtir.
-Öğrenme Kuramları-belli dış uyaranlara karşı şartlanılmış olarak öğrenilmiş savunma mekanizması olarak görür. Depresyonda da olduğu gibi yakın çevresinde gördüğü şekilde uygulama olarak nitelendirir. Örneğin :Bir şey yiyememe mide krampı ve kusma olarak depresyon yaşayan bir yakınını gören bir kişinin depresyon geçirdiğinde karşılaşacağı belirtiler birbirine çok benzer hatta birebir aynı olabilir. Hiç görmeden ve bu belirtilerden haberi olmadan depresyon geçiren aynı kişi gülme ve ağlama krizleri yada içine kapanma şeklinde yaşayabilirdi gene bu depresyonu.
-Bilişsel Modeller-Bu modelde bazı bedensel belirtileri aşırı dikkate alma, kendine odaklanma, bunları yanlış yorumlama, Bunları zihninde imajine etme ve sonrasında bendesel belirtilerde artış ve tekrar yanlış yorumlama neticesi girilen kısır döngü karşılıklı tetiklemeler olarak açıklar
F- İşleyiş mekanizması nedir? Panik atak diğer korkulardan farlı bir özellik içerir. Bu özellik panik atağın içsel bir korku olmasıdır. herhangi bir dış nedene bağlı olmaksızın bir sebep yokken durduk yere ortaya çıkmasıdır. Kişi acaba panik atak geçirir miyim rahatsızlanır mıyım diye düşünmeye başladı andan itibaren panik atağın içinde bulur kendini herhangi bir dış uyarana ihtiyaç duymaksızın ortaya çıkıverir.
Kişinin kendini dinlemesi, belirtilere kalp atışı nefes alma hızı vs dikkatini yoğunlaştırması yada tetikleyici bir düşünceyi beyninden geçirmesiyle birlikte süreç başlamış olur.
İçsel bir korku olmasına rağmen tetikleyicileri dış faktörler olabilir. Belli bir yer mesela kalabalık bir yer, bir kişi, bir olay, bir haber, bir ölüm haberi, işyeri gibi dışsal bir uyaran olabilir tetikleyici.
Yeniden başlayacağı korkusu ile birlikte başlayan korkular kaygı ve sıkıntı daha çok genişleme eğilimdedir gittikçe daha fazla sedyen korkmaya daha fazla yadım alamaya yardım alamadığı yerlerden uzaklaşmaya başlar.
G- Bilmemiz gerekenler nelerdir?
*Bir anda ortaya çıkarak yoğunlaşır ve ağır ağır kaybolur. Başlangıcında bunun farkına varıp üzerine gitmez ve bunun ortaya çıkmasına neden olan yer davranış yada tetikleyici etmenden uzak durmakta fayda vardır. Bu rahatsızlık veren ve atağı başlatan duruma yada yere daha sonra yavaş yavaş alıştırarak yaklaşmak erken dönemlerde kolaylıkla mümkün olabilir.
*Bir neden olmaksızın ortaya çıkabilir.
*Genellikle 20-30 lu yaşlarda başlangıç görülür.
*Şehirde yaşayan, boşanmış, ağır travma ve sıkıntı geçiren insanlarda görülme oranı daha fazladır.
*Ekonomik durum ya da eğitim düzeyiyle bağlantısı yoktur.
*Kadınlarda görülme oranı erkeklere oranla 2-3 kat fazladır.
*Değişken oranlarda toplumun %20-25 inde görülmektedir. yani her 4 kişiden birinde değişik ağırlıklarda panik atak mevcuttur
*Rahatsızlıkların fiziksel etkileri nedeniyle hemen hemen her bronştaki doktora farklı nedenlerle defalarca başvurmakta tahliller istemekte tedavi talep etmektedirler. Nefes sorunları, kalp rahatsızlığı, mide rahatsızlıkları, kanser korkuları ile defalarca alan doktorlarına başvurmakta yapılan tahlil ve kontroller sonucu temiz çıkmalarına karşın panik bozukluğu kabullenmemektedirler.
*İlerleyen yaşlarda başlanma oranı düşer
*İçe dönük, mükemmeliyetçi, telaşlı, aceleci, sıkıntılı insanlar daha yatkındır.
*Alkol ve madde bağımlılığı riski yüksektir. ve tersi içinde aynı durum gecerlidir.
*Devamlı baskı, stres altında olmak ağır travmalar geçirmek(aile sorunları boşanma ölüm gibi) riski arttırır
*Hayır diyememe, bağımlı kişilik yapıları, özgüven sorunu yaşayan insanlarda, iletişim sorunu yaşan (nefe öfke kzıgınlı) hislerini dışa vuramayan insanlarda, bastırılmış kimliğe sahip insanlarda ortaya ihtimali daha yüksektir.
*Depresyon geçirmiş yada geçirmekte olan, sosyal fobiye sahip insanlarda daha sık görülebilir
H- Alt Tipleri nelerdir?
a-Klasik Panik;Çarpıntı, heyecan ile başlar göğüste sıkışma, sol kolda uyuşma ve ağrı, hızlı soluk alıp verme boğazda düğümlenme kalp krizi geçiriyormuş hissi oluşur, yakınlarında kalp krizi geçirme vakası yaşanan vakalarda daha sık görülür.
b-Konifik Panik;Bilinci etkileyen tipidir. Algıda karanlık lık, etrafı ve etraftaki cisimleri algılayamama, bayılama, boşlukta olma hissi, benden ve ruhun ayrılması hissi yaşar.
c-Nonkognifik Panik;Gögüste çarpıntı baskı fenalık hissi görülür.
d-Nokturnal Panik;Ani çarpıntı ve panikle uykudan uyanır, pencereler kapılar açılır hayasızlık nefes alamama, ölüm korkusu, terleme sıkıntı ve kabuslar nedeniyle uyuyamama, uykudan kaçma yaşanır, uykusuzlukla birlikte pek çok sorunu da beraberinde getirir. Bazı kişilerde yalnız yatamama şeklinde ortaya çıkabilir.
e-Aleksitimik Panik; Aleksitimik(Duyguları için sözleri olmayanlar. Öfkelendiklerini, kızdıklarını, sevindiklerini pek de belli etmeyen, duyguların söze dökülememesi, Psikiyatrik hastalarda %30 normal insanlar % 10 oranında görülme oranına sahiptir. Sosyalleşmeyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Yeterince ilgi ve şefkat görememiş çocukların beyninin duyguları tanıma bölümünün yeterince gelişmediği, yapısal bir anormalliğin olduğu ve bunun da aleksitimiye yol açtığı yönünde bulgular var. Eğitim düzeyiyle de çok alakalı. Eğitim düzeyi düştükçe aleksitimi artıyor, çünkü duyguları ifade edecek kelimelerimiz olmuyor.
Ailenin sosyal olması önemli. Evde, anne-baba ve çocuğun etkileşimi azaldıkça, aleksitimi oranı artacağı düşünülmektedir. ) Panikte duygularını ifade etmekte zorluk yaşayan insanlar, çok sıklıkla bu duygusal çatışmalarını bedene yansıtıyorlar, yaygın vücut ağrıları, mide belirtileri, huzursuz bağırsak sendromu. Panik ataklarda aleksitimi yaygınlığı çok yüksek oranda görülüyor. Travmaya geçirmiş, tacize uğramış, örselenmiş insanlarda da. Obezitede de yine aleksitimi oranı çok yüksek. Bu kişilerin büyük bir olasılıkla kendilerine anlattıkları bir hikaye yoktur. Çoğunlukla şaşkınlık, Nasıl yani? tepkisi verirler. Uzun yıllar en yakınındaki insanlarla sıcak bir duygusal iletişim kuramamış, Anneleri veya onlara bakanlarla aralarında yeterli derecede güvenli bir bağ oluşmamıştır.
Bu yüzden duyguları ifade edecek gerekli ortamı ta, ilk çocukluk yıllarından itibaren yakalayamamışlardır. -Genelde erkekler duygusuz olmakla suçlanırlar.
Erkekler kadınlara göre biraz daha fazla aleksitimik bulunuyor. psikoterapi yani duygular dünyasına yolculuk. İnsanın duygularıyla yüzleşmesini, duygularını fark etmesini sağlamak ve duyguların korkulacak şeyler olmadığını anlatmak gerekiyor.
f-Gastro intestinal Panik;Mide ve karında başlayan fenalık hissi, boğazda düğümlenme bulantı, şişkinlik, gaz, isal olabilir.
g-Korkusuz Panik;Korku ve anksiyete görülmez. Somatizasyon bozukluğunda olduğu gibi sürekli nöroloji, kardiyoloji uzmanlarına müracaat ederler, tahlil ve muayenelerde hiçbir olguya rastlanamaz.
I- Nasıl bir yöntem uygulamalıyız?
Bu sorunun çözümünde çoklu yöntem kullanmakta fayda görülmektedir. Çoklu yöntemden ne kastettiğimizi Şöyle açıklayalım ;
Sorunu yaşayan kişinin yapacağı çalışmalar
Hastalığınızla ilgili ayrıntılı bilgi edinin
Yürüyüş yüzme tenis gibi her gün düzenli olarak yaptığınız bir spor aktivitesi edinin
Her gün mutlaka duş alın
Uykunuz düzenleyin ve düzenli olarak tatil yaparak vücudunuzu ve zihninizi dinlendirin.
Beslenmeniz sağlıklı bir hale getirin
Kahve şeker çikolata çay ve hormonlu yiyecek ve içeklerden uzak durun
Mümkünse dah sık doğa yürüyüş ve gezileri yapın
Zevk aldığınız şeyleri belirleyin ve hobi edinin dikkatiniz ve ilginizi oraya verin
Nefes ve gevşeme egzersizleri öğrenin ve her gün düzenli olarak yapın
Otohipnoz öğrenin ve günlük hayatınızda rahatlamak ve dengeye ulaşmak için sürekli kullanın
Cinsel yaşantınızı, sosyal çevre ilişkileriniz, aile ilişkileriniz düzenleyin
Kendinizi dinlemekten vaz geçin
Kendinize sürekli olarak olumlu düşünce kalıpları belirleyin ve bu şekilde telkinler verin.
(Olumlu düşünce kalıbı -Benim kalbim hızlı çarpmayacak değil benin soluk alıp vermem, tansiyonum, şekerim kalp ritmim oldukça düzenli ben sağlıklı bir
insanım şeklinde olmalı)
Hiçbir şeyi içinize atmayın ve sıkıntınızı ve negatif enerjinizi topraklayın yada atın
Meditasyon egzersizleri öğrenin ve düzenli olarak uygulayın
Tags: KALP KRİZİ NASIL OLUŞUR, KİMLER PANİK ATAK OLUR, PANİK ATAK NEDİR, TEDAVİ YOLLARI NEDİR
Ocak 12th, 2008 saat: 15:34
Merhaba bende bazı belirtiler var ama ben bunun panik atak olup olmadını anlayamadım.Evet nefes sorunu çekiyorum midendede gaz sorunum var yanlız dışarı çıkmak yada her hangi birşey yapmaktan korkmuyorum bazen sevmediğim insanları görünce yada kavga gibi olaylar olduğunda kızarıyor ve ateş basıyor.Bu sorunu ilaç kullanmadan nasıl çözerim bulamadım fakat kara yolculuğumdan korkuyorum biniyorum arabaya otobüse yanlız.Sevdiklerimin ölmeside korkutuyor beni.Son olarak ben anne olmak istiyorum bu yüzden ilaç kullanmak istemiyorum bana bir yol gösterirseni çok sevinirim sitenizi çok beyendim bu arada saygılar,sevgiyle kalın
Ocak 15th, 2008 saat: 09:30
sevgili Lale…benden küçük olduğunu düşündüğüm için böyle hitap ettim kusura bakama.belirtilerin biraz panik atağı andırıyor ama bence sen yinede bir doktordan destek al derim..ben bu illetle yıllardır mücadsele eden bir insan olarak, özelliklede anne olacaksan yanlış yollara sapmadan (özellikle tavsiye ilaç falan)doktor desteği daha iyi olur.hayat felsefesi kurmalısın, herşeyi tek başına düzeltemezsin, yeni hayat felsefen birazda “herşey olacağına varır” olsun diyebilirim ancak..yoıksa bu girdabın içine girince çıkışı çok zor oluyor..sevgiyle ve sağlıkla kal..;)
Ocak 30th, 2008 saat: 20:11
ben 15 yaşında bır kızım ve bende panik atak bozullukluğu var. ve şimdi tedevi oluyorum . burdan yazılanlar çok doğru şeyler bunların hepsı bana oluyordu her şey için teşekkürler
Şubat 2nd, 2008 saat: 00:08
slm.ben 3-4 yıldır panikatak ım paxil ve seroquel ialçları aldım 3 ay öncede kendi isteğim ile ilaçlarımı bıraktım.ilk bikaç kez atak oldu ama kendimi stresten uzak tutuyom ve bişi takmamaya düşünmemeye uğraşıyorum bu ara sadece anksiyete var ama onunda geçiceğini biliyorum kendimize güç ve moral vermeliyiz bu bizim elimizde bize bizden kendimizden başkası yardım edemez anlayamaz bu tabiki benim düşüncem hepinize sağlıklı gün ve geceler
Mayıs 31st, 2008 saat: 21:42
Merhaba, ben de sorunumun panik atak olup olmadığı konusunda kuşkuluyum. Ben, sinirlendiğimde birine zarar vermekten çok korkuyorum, bazen de ölmekten. Ama, sosyal fobi bende de var. Belirtilen yöntemleri uygulamaya çalışacağım, teşekkürler.
Temmuz 12th, 2008 saat: 23:25
merhaba ben 14 ay önce aniden panik atak anksiyete ve depresyon üçüne aynı anda yakalandım.ilk kirizimi hiç hatırlamak istemiyorum,bayılsa idim bundan korkunç olamazdı herhalde.bir senedir tedavi oluyorum fakat ayda 3 kez hafif yaşiyorum kırızleri,ama şu anki halime çok şükrediyorum.şu anda ben ilk kırıze yakalanmış arkadaşlara üzülüyorum yada panik atakla mücadeleyi öğrenemeyenlere.çünkü ben panik atagı yendim sayılır işe öncelikle korktugum şeylerin üstüne gitmek oldu anladımki korktukça bu hastalık bizi kafese alıyor.artık diyorum ki gel ve bana ne yapacaksan yap ve defol diyorum,yada rahatsızlandıgımda sakin bir şekilde onu hafif atlatıyorum.korktukça kıriz daha fazla oluyor. bunları yazmamın sebebi benim gibi arkadaşlarımı rahatlatmaktır,hastalıgım çok iyi tanıdım ve herkeze tavsiye ederim.evet ilaç tedavim devam ediyor doktorum ne derse onu yarıp ilaçlarımı düzgün bir şekilde kullanıyorum.ve artık korkmuyorum evet kırız gelince biraz korkuyorum o an çünkü elinde deyil ama daha fazla endişelenmeden hafif atlatıyorum.ben bu hastalıkta sadece şunu anlayamadım ve nedeir anlamadım ilk krızımde içimden narkoz kokusu gibi birşey oldu bunu anlamadım ve cevabını bulamadım bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.genel muayenemde hiç birşey yok organik birşey yok.tanı yogun anksiyete depresyon panik atak.krız şeklim şöyledir,bayılma hissi çarpıntı ruhun bedenden ayrılıyor gibi olama yabancılaşma titreme uyuşma başımda karıncalanma korku yogun endişe delirecem aklımı kaybedecem kendime birşey yapmaktan korkma vs. 14 ayın 9 ayı böle idi son 5 ayı herr bir kriz digerinden hafif oldu.kullandıgım ilaçlar paksil günde 2 tane zanax sabah yarım akşam yarım.buşekilde adet kanamama bir hafta kala başlıyor huzursuzkuk endişe ve hafif kırız.ben şunu duymayı çok istiyorum evet sen iyileşiyorsun.bu benim için çok önemli çünkü benim biri 8 biri 2 yaşıda yavrularım var,ben iyi olmalıyım ve iyi olucam çünkü onlar bana muhtaç.yalnız lanet olası zanax bir türlü bırakamıyorum 14 ardır bünde yaım 0.5 mg lıktan alıyorum onu alınca iyi oluyor belkide ben onu bıraka bilirim oda bende pisikolojik olarak zanax sa dayanıyorum bu konuda çaresizim yardımınızı bekliyorum saygılarımla bir anne
Temmuz 25th, 2008 saat: 19:40
BEN YENİ İŞE BAŞLADIĞIM DÖNEMDE TAM 9GÜN MİDE AĞRISI ÇEKTİM DOKTORA 10GÜN GİTTİM PSİKOLOJİKTİ EMİNDİM SONUÇTA İLAÇ VERDİ YOLLADI İŞE ALIŞTIM BİRAZ ÖĞRENDİM DERKEN Bİ DAHA MİDE AĞRIM OLMADI ANCAK SAKİN OL DENMESİNE SİNİR OLMUYORUM.ÇÜNKÜ SAKİNİM SADECE İŞİMDE EN İYİSİ OLMAK İSTEDİM HARİKA OLMAK BAŞARAMADIM. SÜREKLİ AZAR YEMEYE BAŞLADIM İŞ YERİMDE.ARTIK DAYANAMIYORUM BAŞLAMASINA NEDEN OLACAK ALTYAPI VAR AMA BELİRTİLERE BAKTIĞIMDA TUTMUYOR. YANİ BENDE ÖLME KORKUSU VS YOK SADECE HER ZAMAN OLAN ŞEY VAR AŞIRI VÜCUT SICAKLIĞI.YANIYOMUŞUM HİSSİ.ÇOK FAZLA SICAĞIM.SAÇMA GİBİ AMA ÖLE İŞTE BİRİ BANA YARDIM ETSİN NEYİM VAR BENİM DELİRMEME AZ KALDI.NORMAL Bİ İNSAN BU YAZDIKLARIMI YAZAMAZ DEĞİLMİ?
Ağustos 24th, 2008 saat: 18:54
merhabalar , evet bu illet panik atagi bende yasadim ve hayatimin en kötü günüydü sanirim önce ne oldugunu anlayamadim,hastanéye gittim doktorlara hic bir sey bulamadilar ve bu durumu kimseyede anlatamadim tuhafti cünki,her neyse 21 yasindaydim o dönem hamile kaldim ve bu dönemde doktora gitmeden dkayboldu,daha sonra 6-7 yil sonra tekrargeldi ve ben araba kullanirken cok kötüydü ,bende daha cok araba kullanirken ve midemde ve bagirsaklarimda sanki dalgalaniyomus gibi ve midemde siskinlik oluyordu bir doktora gittim ve su an ilac kullaniyorum, ama sunu unutmayalimki bu panik ataktan kurtulmak icin kafana fazla takmayacaksin kendini gevseteceksin .simdiden bu durumda olanlar varsa lütfen doktoa gidin ve kafaniza takmayin.
Eylül 23rd, 2008 saat: 12:00
MRB.BEN 21 YAŞINDAYIM VE ÜNV.BU YIL MEZUN OLDUM.HAYATIM HAKKINDA KARARLAR VERMEYE ÇALIŞIRKEN HALAMIN ANİ YOĞUN BAKIMA ALINMASIYLA AĞIR Bİ TRAVMA SONUCU PANİK ATAKLA TANIŞTIM.YAŞADIKLARIM SİZLERDEN FARKSIZ BUNU O DAKİKALARI YAŞARKEN DAHA İİ ANLATABİLİRM AMA O AN İPTAL OLUORM RESMEN,O AN HEP Bİ GÜN ÖLECEĞİMİ BU HAYATIN ANLAMSZ OLDUNU VEYA SEVDKLERİMİ KAYBEDECEĞİMİ DÜŞÜNMEKTEN ALIKOYAMIORM KENDİMİ.BUNALIORM SİMSİYAH KESİLİORM Bİ ANDA NEFES ALAMIORM.NEYAPCAMI BİLEMİORM.İLAÇ TEDAVİSİ GÖRÜORUM.AMA YETERLİ OLMADINI DÜŞÜNÜORM.KENDİMİ ÇOK YANLIZ HİSSEDİORUM.HER AN O DAKİKALARI YAŞAMA KORKUSU OLUO NE ZAMAN GELCEK NE YAPCAM GELRSE KORKUSU.ARTIK YAŞAM ADINA HAYALLERİM KALMADI HİÇBİR SOSYAL FAAİYETİM KALMADI.ESKİ NEŞEMİ HAREKETLİLİĞİMİ KAYBETTİM.TEK DESTEĞİM DR. OLAN AMCAM Bİ TEK O ANLIO BENİ ONUNLA KONUŞTĞM ZAMAN RAHATLIORM.AMA ONUDA HER AN HER DAKİKA RAHATSIZZ ETMEK İSTEMİORM ARTIK GECELERİ DAHA YOĞUN OLUO DÜŞÜNCELERİM YANLIZ KALDĞMDA SANKİ BİŞEY OLACAKMŞ KORKUSUBİTİRİO BENİ.ÖNCELERİDE ÖLÜMSÜZ OLMADIMIBİLİODUM AMA ŞU AN BUNU BİLMEK KORKUTUO BENİ.LÜTFEN YARDIM EDİN BANA…
Ekim 7th, 2008 saat: 21:36
slm ben 34 yaşındayım.geçen yıl ilk atağı yaşadım.tam bir hafta sürdü.kurban bayramı tatiline rastladıgı için.bir hafta boyunca acile taşındım.kalp krizi geçirip ölecegimi sandım ama hala yaşıyorum:)ilk önce bir kardiyologa gittim çok şükür kalbim saglam çıktı.sonra testler geldi tabi onlarda da bişey yok.böylece panik atak teşhisi koyuldu.cipralex ve atarax kullandım.bir buçuk ay önce ilacı kestim.atak yine tekrarladı.şiddetli degil ama yinede yaşam kalitemi etkiliyor.bu hastalıga yakalanan herkes için söylüyorum.bu hastalık hayatımızın belli bir kısmında bizimle olacak.
Ekim 8th, 2008 saat: 18:06
üniversite. sınıf ögrencisiyim. ben derste iken içim sıkılıyor bi kaygı oluyor içimde ve arada yanaklarım yanıyr sizce sorun nedir. böle ölüm korkum felan yok ama içimde kötü bişi olcakmıs gibi bi his oluyor.
Cevap: Zaman zaman insanlarda bu tür duygular olabilir. Eğer bu durum sürerse bir danışmana gitmenizi öneririz.
Rehber Öğretmen
Ekim 9th, 2008 saat: 17:40
çarpıntım var,başdönmem var,sıkıntı basması,korkum var,baş dönmem var,aşırı telemem var bunnar la oluşur mu panik atak……
Cevap: Siz en iyisi bir uzmana görünün. o karar verecetir…
Ekim 9th, 2008 saat: 21:47
Merhaba ben ilk panik atağımla , 25 yaşında tanıştım, şimdi 36 yaşındayım. Zaman zaman yine panik oluyorum. İki yıl kadar cipralex kullandım. Şimdi bıraktım, 6 ay kadar oldu. Terapi ile devam ediyorum. Sık olduğu dönemlerde ilaç kullanmak iyi ama biraz da mücadele edebilmek lazım. Yani sonuç olarak, bilinçaltı panik atağın, gerçek bir korku olmadığını biliyor. Onun için, sıkıntı veriyor ama fiziksel hiç bir zararı olmuyor. Hatta kalbin hızla atıp bir süre sonra, yavaşlaması kalbe iyi bile geliyor. Temelinde, ölüm korkusu yatıyor, bunun da üstesinden gelmek için ben şunu söylüyorum, eğer bir gün öleceksem, hiç olmazsa ölene kadar, yaşadığım anlarda kaliteli yaşayım. Panik atağın da canı cehenneme diyorum ve hiç bir şeyi takmıyorum. İşe yarıyor. Herkesin de kendine özgü bir yöntemi olabilir. Gülümseme çok faydalı oluyor, yüz kaslarını zorlayarak yapılan, bir de dua edin, neye ve hangi dine inandığınızın bir önemi yok, sadece dua edin, ve kendinize güvenin, biz bu dünyaya geldiysek, bunu hak etmiş olmalıyız, o halde, güçlü e mutlu yaşamak varken, neden korkak tavşanlar gibi olalım. Güçlü de olabiliriz, unutmayın hayatta hep güçlü olanlar kazanır.
Ekim 10th, 2008 saat: 00:24
merhaba ben 20 yaşindayımbu rahatslzlık bana 2 ay once geldi ve hergun devam ediyor olum korkusu geliyor olucekmişim gibi oluyorum sabah ezan okundugu zama kalkıyorum b daha bu ezanın sesini duyamıyıcagım die hisler geliyor içime neyapmam lazım bu hastalık geçermi yoksa hep kalıcakmı yarıdmcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkürler…
Cevap: Öncelikle içinde olduğunuz durumu ciddi olarak gözden geçirmenizi önereceğim. Acaba sizi rahatsız eden bir durum mu var. Bu rahatsızlık nedeniyle içinize ölüm korkusu gelmiş. Eğer sizi rahatsız eden bir durum olmadığı halde böyle hissediyorsanız bir uzmana başvurmanızı öneriyorum. Geçmiş olsun.
Rehber Öğretmen.
Ekim 10th, 2008 saat: 11:22
merhaba bende panik atak hastasıyım.ilk dr a gittgimde kalbimde olan bi sorun oldugunu dusunuyordum,fakat yapılan tetkıklerden sonra kalbımde degıl psıkolojımde sorunlar oldugu ve panık atak hastası oldugum teshısı konuldu.yazılan belırtılerın hepsı bende mevcuttu;avm’ne giremiyodum, sinemada fenalık geliodu,yuksek ses ve kalabalık ortamlarda dusup bayılıcakmısım gibi hissediyordum.bunun yanı sıra titreme,ates basması,elde ayakta bosalma yasıyordum.kısa bı sure ilaç tedavisi gordum fakat ilaçlar uyku ve dıkkat bozuklugu yaptıgı ve işimi kotu yonde engelledigi için bırakmak durumunda kaldım ve bisüre sonra hastalıgım yine nüksetti.şuan unıversıteye yeni başladım fakat panik bozuklugumdan oturu devam edebılıcegımı sanmıorum dr a gidip tedavi olmak ve bu hastalıktan sonsuza dek kurtulmak istiyorum, bu hastalıga cekenlere sunu demek istiyorum yalnız degilsiniz …
Ekim 10th, 2008 saat: 13:06
Soru: bu bizim bitane abimiz vardı 30 yaşlarında geçenlerde kalp krizi geçirerek oldu ve sabah 7 de beni aradılar çetin oldu die bende uyku sersemi nasil olur falan die bi an panik yapdım ama bundan 1 ay sonra tatile gittim tatilde başladı artiq sebebi sizcede bu olabilirmi? çunku bu rahatsızlıga yakalanmadan beni en çok etkiliyen olay bu olmuşdu bu olaydan 1 ay sonra başlado???
Cevap: Anlaşılan şu ki siz hala bu olayın etkisinden tam kurtulamamışsınız. Bundan dolayı bir uzmandan yardım almanız gerekiyor. Zaman kaybetmeden bir uzmanla görüşmenizi öneririm.
Rehber Öğretmen.
Ekim 10th, 2008 saat: 18:38
uzman psikologdan diilmi peki geçermi yani iyileşirmiyiz yoksa kurtulamıyıcagımız bir rahatsızlıkmı bu?
Cevap: Tedavi süreci yaşanan durumun şiddetine göre değişebiliyor. Ancak belli bir süre sonra bu kaygılar haiffliyor çoğu zamanda tamamen ortadan kalkıyor…
Ekim 11th, 2008 saat: 23:43
ben 6 sene once unuversitede okurken babamin olmesi sebebiyle orda yasayamayacagimi dusunerek ingiltereye yerlestim ve daha sonra halam bi kac sene sonrada annemi kaybettim aslinda hayatimda cok fazla sey deisti diyebilirim ben de usanma istahsizlik ve kendini yorgun hasta hissetme gibi olaylar basladi doktora gittim ve bana akdeniz hastasi oldugumu soleyip ondan kaynakli bi sey oldugnu soledi ben “….”baslamistim ve bi gun “….”nefesim kesildi ve olecegimi sanmistim ve daha sonra gecti ve bi kac hafta olmadi sonra annemin tam oldugu gun tekrar nefesim kesildi vb gibi seyler oldu sonra doktorda testler felan oldu gogsumu ve kalbime baktilar sonra bana panik atak oldugmu solediler fakat ben doktorlara inanmadim sonra bana bi hap verdiler ve gecmisti sonra kestim hapi ve 3 ay gecmeden yine basladi ve bu sefer daha kotu gelmeye basladi ve simdi ben her gun kendimi hasta panikli bayilma sarmasi titreme burun tikanmasi gozlerimin acayip gormesi vb gibi ve ben turkiyedede test oldum onlarda bana panik atak oldugmu soluyolara ama ben halen baska bi hastaligim oldugnu ve doktorlar anlayamadigna inaniyorum cunku panik atak hastalarina sadece gelip geciyo ama ben her gun ayniyim ve hic gecmiyo sadece gecen tek bi sey var o da nefesimin kesilmesi ama diyer seyler devam li oluyo bana soylermisiniz ben gercekten panik atak miyim testler yanlis cika bilir mi ve ne yapmaliyim cunklu haplar hep yan tesirleri beni buluyo ve ondan dolayi icemiyorum hapsiz tedavi varmi eyer ben panik ataksam beni dinledigniz icin tesekkur ederim ve allah kimsenin basina bu hastaligi vermesin cunku yasamak gercekten cok kotu hergun hasta olmak insani bitiriyo ve 3. senem oldu ve ben artik cok yoruldum ne yapacagmi bilmiyorum
Cevap: Öncelik büyük geçmiş olsun. Yazınızda iki yeri değiştirdiğimiz için bize kızmayın. Değişen yer nokta ile dolduruldu.
İçinde bulunduğunuz durum gerçekten de iç açıcı değil. Fakat doktorlara güvenmenizi öneririm. Eğer farklı doktorlara giderek aynı sonucu alıyorsanız onların önerdiği tedaviye kesintisiz devam etmelisiniz.
Hayatımızda kötü olaylar her zaman oluyor. Bizler bu olayların bizde bıraktıkları hasarları tamirle uğraşıyoruz. Bu da bizleri yorabiliyor. Size önerim olayları olduğu gibi kabullenip, hayatınızda olumlu değişiklikler yapmanızdır. Daha sakin uğraşlara başlamanızı önereceğim. Sizi yormayan müziklerle uğraşmak, el sanatlarıyla uğraşmak vb.
Türkiye’de çok iyi doktorlar var. Farklı doktorlarla yeniden görüşmenizi öneriyorum.
Geçmiş olsun.
Rehber Öğretmen…
Ekim 12th, 2008 saat: 17:01
bendede var o illet hastalık 5 yıldır 2 yldır olmuyodu tekrar oluyo ama bu sefet fena oluyorum kendimi balkondan aşağa atma korkusu var ilaç ta kullanamıyorum ne yapacam bilmem ya
Cevap: Lütfen hemen bir uzmana gidip tedavinize başlayınız. Yardım almadan bazı sorunlar çözülmüyor.
Rehber Öğretmen.
Ekim 14th, 2008 saat: 01:42
slm ben serpıl bunların hepsı var ailemı kaybetme korkusu bır şey olacakmış hıssı mıde bulantısı baş donmesı çok aşırı sınır bırde mıde bualntısı geldıgınde lavobaya çıkma ihtıyacı buda panık bozukluklukla alakalımı kımseye anlatamıyorum sıkıntılarımı iyi geceler
Cevap: Öncelikle sorunlarınızı öncelikle yakınlarınızla paylaşarak bir uzmandan destek almaya çalışınız. Doğrudan bu hastalıktan etkilenmişsin demek zor. Ancak çok yakınlarını kaybetme endişesi seni biraz etkilemiş görünüyor.
Eğer öğrenciyseniz okulunuzun Psikolojik Danışmanına/Rehber Öğretmenine bu konuyu açarak yardım isteyebilirsiniz. Eğer gerekli görürseniz de bir uzmana gidebilirsiniz. Bence biraz kendinize güven, kazanmalısınız…