ÖZÜRLÜ VE GÜVENLİK

VE GÜVENLİK

Her insan kendisini güvende hissetmek ister. Bunun içinde bir çok tedbir alır. Evde güvenlik, işte güvenlik, sokakta güvenlik, bankacılık işlemlerinde güvenlik, spor güvenliği vb. Bu listeyi uzatmak tabiki mümkün. Güvenlik kavramını ve içerdiği alt konuları özürlüler açısından ele alındığında karşımıza aşağıdaki tablo çıkmakta.

Özürlüler düşünülmeden yapılan bir çok iş vardır. Bu işlerin bitiminde bir de bakılır ki yapılan hizmet, iş özürlüye uymamakta. Bu seferde durumu kurtarma anlamında tadilatlar yapılır!… Hem zaman hem de para fazla gitmemesi için aşağıda sunulan durumlar gözönünde tutulsun.

Ev Ortamında Güvenlik:
Özürlünün rahat ettiği, özgürce davrandığı yer ev ortamıdır. Bu yaşam alanının özürlünün özür durumuna göre tasarlanmış olması da bir gerekliliktir. Ancak bu konuda tam olarak standartlar oluşturulmuş değildir. Standartların oluşturulması için her özür grubundan yetkili, mimar, endüstri mühendisi, inşaat mühendisi, çevre planlamacı gibi mesleklerden kişilerin katılımıyla bir çalışma yapılarak standartların yayımlanması gerekmektedir.
Özürlü kişinin yaşadığı evde kullandığı vitrin, kitaplık, mutfak eşyaları, banyo ve tuvalet özürlünün durumuna göre tasarlanmış olmalıdır. Bu eşyalar, her hangi bir deprem durumunda zarar vermeyecek şekilde sabitlenmelidir. Kullanılan eşyalar sivri uclu olmamalıdır. Sivri kenarlıklı eşyaların kullanılması eğer bir zorunluluk ise, bu bölümler her hangi bir çarpma anında zarar vermemesi için sünger ya da benzeri bir maddeyle kapatılmalıdır. Ortopedik özürlülerin tek başlarına kullanacağı şekilde tuvalet ve banyo tasarlanmalıdır. İşitme engelli kişiler için kapı zilleri görüntülü ve ışıklı olarak tasarlanmalıdır. Evde kullanılan pencere ve dolapların açılan bölümleri sağa-sola kayacak şekilde sürgülü olarak tasarlanmalıdır. Bu durum olası bir çarpmada yaralanmayı engelleyecektir.
Özürlünün yaşadığı evin bulunduğu binada yangın merdiveni ve asansör özürlünün durumuna göre hazırlanmış olmalıdır. Her hangi bir tehlike anında kişinin tahliyesi sorunsuz olmalıdır.

İş Güvenliği:
Yukarıda evde güvenlik konusunda yazdığımız tüm konular özürlünün işdeki güvenliği için de geçerlidir. Evdeki güvenlik tedbirlerinin işte de alınmasının yanısıra özürlünün çalışma ortamının da özürlü kişinin durumuna göre tasarlanmış olması gerekmektedir. Özürlü tarafından yapılan iş, dikkat gerektiriyorsa ek güvenlik tedbirleri alınmalıdır. ABD ve bazı ülkelerde örnekleri olan görme engelli marangöz, terzi, at bakıcısı, elektrikçi gibi meslekler Türkiye’de de yapılmaya başlanırsa buna yönelik ek güvenlik tedbirleri alınmalıdır. Benzer meslekleri icra eden ortopedik özürlü, işitme engelliler için de tehlike anında en az zararla ya da zarar görmeyeceği şekilde güvenlik tedbirlerinin alınması gerekmektedir.

Sokakta Güvenlik:
Sokak güvenliği konusunu bir kaç başlık altında toplayabiliriz. Bunlar:
-Mimari sorunlar,
-Art niyetli kişiler,
-Trafik.

Şimdi sırasıyla değerlendirelim.
Mimari:
Ne yazık ki şehirlerimizde mimariye önem verilmiyor. Sokaklar, kaldırımlar, kaldırım üstünde bulunan ağaç çukurları, büyümesi esnasında eğik büyümüş ağaçlar, levhalar, otobüs durakları, metro girişleri, alt geçit ve üst geçitler, bina girişleri, vitrin meraklısı yayalar başlıca sorun kaynağı.
Standartlarının üstünde yüksek yapılan kaldırımlar, korunaksız ağaç çukurları, alçak ya da kaldırım üstüne konmuş levhalar, erişimi ve çıkılması zor üst ve alt geçitler, merdivenleri rast gele yapılmış kimi bina girişleri engelli için hem erişilebilir olmuyor hem de can güvenliği açısından tehlike arz ediyor. Örneğin: Ankara Atatürk Bulvarı üstünde bulunan bir çok otobüs durağının hemen yanı başında hiç bir koruma yapılmamış derin ağaç çukurları, Meşrutiyet Caddesi üzerindeki üst geçitler, kimi metro girişleri, dikkatsiz yayalar.
Şehir mimarisinin sıkıntılarının yanı sıra dikkatsiz yayaların görme engellinin kullandığı bastona basarak ya da takılarak kırılmasına neden oluyorlar. Olmadık zamanlarda oluşan bu istenmeyen kazalar görme engellinin hareket bağımsızlığını ortadan kaldırmaktadır. Yüksek kaldırımlar, rampasız bina girişleri vb. ortopedik engelli kişilerin hareket edememesi anlamına geliyor. Yeteri kadar sokak isimlerini gösteren levhalar konmamışsa işitme engelli kişiler gidecekleri yeri bulmakta zorlanmaktadırlar.

Art niyetli Kişiler:
Medyadan takip etmekteyiz. Her geçen gün kişi kaçırmalarının sayısı ne yazık ki artıyor. Tabiki her kişinin başına bir görevli dikmek mümkün değil. Böyle durumlarla karşılaşmamak için emniyet eğitim dairesi ve basın bürosu halkı aydınlatıcı programlar hazırlamalı. Ancak bu programların yayın saatleri herkesce izlenen saatler veya ünlü dizi ve program saatlerinde olmalı. Belki şimdilerde bir hayal olarak kabul edilse de her kişide özel bir chip olsa ve zor durumda belli bir merkeze sinyal gönderilse ve koordinatlardan kişiye ulaşılsa. Artniyetli kişilerin verecekleri zararlardan korunmak için ilgili kurumlarca zaman zaman yapılan uyarılara dikkat etmek gerekmektedir.

Trafik:
Trafik kazaları ve sürücü ve yayalardan kaynaklanan hatalar yüzünden bir çok vatandaşımız hayatını yitiriyor. Engelli kişiler de bu sayı içinde yer alıyor. Sesli tarafik lambaları hızla hayatımıza giriyor. Bu lambaların sayısının arttırılması, sürücü ve yayalara kurallara uyma konusunda gerçekten yaptırım gücü olan uygulanabilir kuralların konması hem kural ihlallerini hem de can kayıplarını aşalara çekecektir. Yine hayal gibi kabul edilecek bir uygulama şöyle olabilir. Alkollü araç kullanımını azaltmak için ya da ortadan kaldırmak için içkili yerlerden çıkan kişilerinin araçları eğer bir otoparktaysa, park görevlisince alkol kontrolü yapılsın. Eğer alkol oranı fazla ise aracın çıkmasına izin vermesin veya ilgili birime bilgi aktarsın. Yine kural ihlali yapan sürücü ve yayaların cezaları eğer çalışansa doğrudan maaşından veya hesabından doğrudan alınsın.

Güvenlik konusu nasıl ele alındığına göre ayrıntılanabilir. Fazlaca ayrıntıya girmeden isteğimiz ve beklentimiz; yapılan her işte, atılan her adımda, dikilen her binada, üretilen her yeni araçta, yazılan her yeni bilgisayar programında engelliler unutulmasın. İlgili STK’larla işbirliği içinde en doğrusu yapılsın. Ne kadar çok işbirliği yapılırsa özürlüler açısından hayat daha çekilir ve yaşanır olur.

Yazan: İbrahim ELİBAL /UZM.PSİKOLOJİK DANIŞMAN

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir