ÖFKE

Öfke

Günlük yaşamda bireyler, engellenme ya da haksızlığa uğradıklarını düşündükleri zamanlarda normal, insani ve sağlıklı bir duygu olan öfke duygusunu yaşamaktadırlar. Öfkenin sağlıklı ve insani bir duygu olduğu ifade edilse de, genellikle bu duygu istenmemekte, mümkün olduğunca bu duygudan kaçınılmaktadır.

Kontrolün kaybedildiği ve öfkenin açık bir şekilde ifade edildiği durumlarda sergilenen davranış ilişkilere zarar vermekte ve öfkeye, üzüntü, suçluluk, korku gibi duygular eşlik etmektedir. (Akt.: Aydın, 2005:3)
Öfke uygun ifade edildiğinde, son derece sağlıklı ve doğal bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşürse okul hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde sorunlara yol açar(Kökdemir, 2004:7)

Çok yönlü bir kavram olduğu için farklı şekillerde tanımlanmaktadır.
Velioğlu’na göre öfke, insanın rahatsız edici bir duruma, bir olaya ya da bir kişinin davranışlarına karşı gösterdiği heyecan türü bir tepkidir (Akt: Erkan, Kaya, 2005: 297).

Bireyin kendisine yönelik bir tehlike nedeniyle karşıdakini uyarması nedeniyle ortaya çıkan etkili bir yaşantıdır.

Diğer bir tanıma göre öfke, incindiğimizin, haklarımızın çiğnendiğinin, istek ve ihtiyaçlarımızın engellendiğinin ve bir şeyin doğru olmadığı konusunda verilen bir mesaj olarak tanımlanmaktadır.

Adler’e göre öfke, güçlü olma ve başkalarına söz geçirme çabasının tipik bir örneğidir.

Geçtan’a göre ise, öfke ve kızgınlık, hakkımız olanı alamadığımızda ya da önem verdiğimiz bir insan beklentilerimiz doğrultusunda davranmadığında yaşanan duygudur(Akt: Togan, 2005:2).

Novaco öfkeyi; fizyolojik uyarılmış halinin ve bilişsel yapın var olmasıyla tanımlanan duygusal bir durum olarak tanımlayarak öfke duygusunda bilişsel fonksiyonların rolünü vurgulamıştır(Akt.Thomas, 1989).

Alexander, öfkeyi, engel olunma ve yoğun kırgınlığın duygusal bir sonucu olarak açıklamaktadır. Ona göre öznel olarak öfke, önemsiz kırgınlıklardan, aniden patlayan karşı olma, düşmanlık, kızgınlık duygularını içeren geniş bir spekturumda yer alır. Genel olarak öfke bir enerji kaynağı biçiminde de görülebilir. Bu enerji, bireyin kendisine, nesnelere, diğer bireylere yönelik olarak boşalım sağlayabilir(Akt.Okman,1999).

Öfke duygusu düşmanlık ve saldırganlıkla karıştırılmaktadır. Öfke kavramı, genellikle düşmanlık ve saldırganlıktan daha basit olarak, yoğunluğu hafif huzursuzluk ve can sıkıntısından, kızgınlık ve şiddete kadar değişen duygulardan oluşan geçici bir durum olarak tanımlanır. Düşmanlık öfke duygularını içerse de öfkeye göre daha uzun süreli negatif bir duygu olarak açıklanırken, saldırganlık birine ya da başka insanlara anlık ya da niyetli olarak zarar vermeye yönelik bir duygudur. Saldırganlık, öfkenin ifade edilme şekillerinden biridir. Öfke ve düşmanlık duyguları saldırganlığı doğurmaktadır (Erkan, Kaya, 2005:298).

Öfke olumsuz bir duygu olarak kabul edilirse de, kişiyi zor, tehlikeli durumlara hazırlayıcı ve koruyucu özelliktedir. Öfke doğal ve evrensel bir duygudur. Ancak öfkenin şiddeti, kontrolü ve ifade ediliş biçimi, kişinin ruh sağlığı ve toplumsal uyumunu belirleyici olmaktadır. Mevcut uyaranın engellenme olarak algılandığı, yoğun stres, yorgunluk ve kaygı gibi durumlar, öfke tepkisini tetikleyici unsurlardır. Kızgınlığın şiddeti artıp öfke boyutuna ulaştığı zaman, birey bu duygusunu bastırır veya kontrol edemezse, fizyolojik, ruhsal, toplumsal sorunlar yaşanabilir(Aydın,2004).

KAYNAKÇA

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir