NE ZAMAN YETİŞKİN OLACAĞIM

NE ZAMAN YETİŞKİN OLACAĞIM

sorusu hep sorulur. Sabırsızlıkla o zaman beklenir. Meslek seçip bir iş yapmak istenir. Dilerseniz bu süreci yazımızın devamında ayrıntılı ele alalım. Gençlikten yetişkinliğe geçişin ölçütü ekonomik ve duygusal bağımsızlığın kazanılmasıdır. Ekonomik bağımsızlığı bir meslek alanına yönelip, o mesleğin eğitimini alıp bir işe yerleşmeyle elde edilirken; duygusal bağımsızlık ise anne-babaya bağımlılığın bittiği bir eş seçiminin gerçekleştiği döneme kadar sürer. Daha basit bir anlatımla eş ve iş yaşantısına girmiş bir genç için yetişkinlik başlamış demektir.


MESLEK İLE İŞ ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Ülkemizde iş ile meslek birbirine karıştırılmaktadır. Meslek (career) iş (Jap) birbirinden farklı kavramlardır. Bacanlı nın yaptığı tanıma göre “meslek , bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan sistemli etkinlikler bütünüdür. Meslek , belli bir tür alanda etkinlikte bulunabilme gücüdür” (1996). İş ise ; belli bir işyerinde sürdürülen benzer etkinlikler grubudur. Bacanlı ya göre bir kimsenin mesleği olabilir, ama işi olmayabilir. Bir işin olması da bireyin mesleği olduğu anlamına gelmez. Günümüz dünyasında önemli olan bireyin meslek sahibi olmasıdır. Geleceğin dünyası meslek sahibi olan insanlarca belirlenecektir. O yüzden bir iş sahibi olmanız önemlidir ancak meslek sahibi olmanız daha da önemlidir.

MESLEK TERCİHİ NASIL OLUR ?

Bazı , meslek seçiminin tek ve kesin bir karardan çok, süreç içerisinde oluştuğunu ifade etmişlerdir. Bu süreci bireyin bilinçdışı gereksinmelerinden, yaşamdan beklentilerine kadar bir çok etken belirleyecektir. Bu nedenle kendinizi tanımanız ve size açık meslekler ile yaşam koşullarının farkında olmanız gerekir. Ülkemizde okul rehberlik servisleri, öğrencilerin özelliklerini belirleyen çeşitli araçlar kullanırlar. Bu test ve tekniklerin sizinle ilgili verileri ile, kendi yaşantınızı karşılaştırmanız ve gerçekçi bir benlik tasarımına ulaşmanız gerekmektedir. Kendiniz ve ülkemizin size sunduğu olanakları bilmeniz meslek seçiminde hangi yolda yürüyeceğinizi gösterecektir. Bireyin kendi gerçekleri ile ülkenin ona sunduğu gerçekler bir biçimde uyuşması gerekir. Yoksa ileride hiçte istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir.

Kendi kendinize (ben kimim diye) sorduğunuzda, verebileceğiniz yanıtları ( örneğin: ben öğrenciyim, ben matematikten başarılıyım, ben insanlara yardım etmeyi seviyorum, ben diğer insanlarla birlikte çalışmayı seviyorum veya ben açık alanda çalışmayı isterim gibi) gözden geçirdiğinizde kendi benliğinizin farkına varmaya başlarsınız. Meslek seçiminde önemli olan kendinizle ilgili bu bilgiler ile ülkenin koşulları arasında bağ kurabilmektir. Kendinizi tanımadan gerçek dışı hedefler kurgulamaya başladığınızda sizi hayal kırıklıkları bekleyecektir. Sayısal derslerde yeteneği düşük birisinin “doktor” olma hayali veya bedensel avantajları olmayan birisinin “subay” olma amaçları hedefine ulaşmayacaktır. Ülkenin veya çevrenin olanakları derken size açık olan meslek alanları ile olanaklardan söz ediyoruz. Örneğin, bu gün ülkemizde sınırlı sayıda öğrencinin yüksek öğretim imkanına sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Üniversite sınavını kazanma şansı olmayan bir kişinin, yüksek öğrenim gerektiren ve ciddi bir puanla kazanılabilen bir programı (mesleği) tercih etmesi gerçekçi bir durum değildir. Ben neyi yaparsam mutlu, başarılı olurum ve bunu yapabilecek olanaklarım var mı?

Genel lise de okuyan bir öğrencinin bir mesleğe yönelebilmesi için başlangıç belki de, meslek alanının belirlenmesidir. Meslek alanı, Bacanlı ya göre, benzer etkinlikleri içeren mesleklerin oluşturduğu grup olarak nitelendirilmektedir. Örneğin, hemşirelik ve doktorluk aynı alandan mesleklerdir (1996). Gündüz öğrenimi yapan genel liselerde, öğrenci ikinci sınıfta bir alana yönelir. Bu alan aslında bir meslek alanının karşılığıdır. Örneğin Fen Bilimleri Alanını tercih eden bir öğrencinin meslek alanı : mühendislik ve fen bilimlerini kapsayan meslek alanıdır. Lise 2. sınıfta Sanat Alanını tercih eden bir öğrencinin meslek alanı da sanat dünyasıyla ilgili olacaktır. Eğer bir öğrenci tesadüflere dayalı bir alan seçmişse meslek seçiminin de sağlıklı olması tesadüfe bağlı olacaktır.

MESLEK SEÇİMİ VE LİSE 2 DE ALANA YÖNELME :

Yönetmeliğin bazı esasları anlatılırken değinileceği gibi öğrencinin 10 sınıfta bir alana yönelirken ; okul müdür yardımcısının, sınıf öğretmeninin, rehber öğretmenin ve velinin görüşü alınmaktadır (Alanın belirlenmesi demek daha önce de belirtildiği gibi aynı zamanda öğrencinin meslek alnının da belirlenmesi demektir). Okul personeli sizin bir alana yönelebilmeniz için uygulamada daha çok başarı durumunuza bakacaktır. Sınıf öğretmeni ile rehberlik servisi elemanı eğer sağlıklı bir yöntem takip etmişlerse belki uygun bir alana yönelmeniz için önlem almışlardır.

Benim ?
Nasıl karar vereceğim?
Hangi alana yönelebilirim?
Bu ve buna benzer sizinde kafanızda dolaşan bir çok soru veya sorun vardır. Bütün bu sorunları aşabilmenin başlangıcında “Bir mesleki tercihi billurlaştırma” vardır. Super (1963) a göre 14-18 yaş arasındaki öğrenciler, mesleki gelişimin Araştırma evresinin Deneme Basamağındadırlar. Bacanlı nın (1996) belirttiğine göre Deneme Basamağında üstlenilmesi gereken mesleki gelişim görevi “Bir Mesleki Tercihi Billurlaştırma”dır. Meslek kuramcılarınca lise çağı bir anlamda mesleki tercihlerin kesinleşmesi ve eyleme dönüştürülmesi için bir hazırlık ve araştırma dönemi olarak nitelendirilmiştir. Lise çağında birey hem kendi yeteneklerini, ilgilerini, kişilik özelliklerini ve beden özelliklerini tanıyacak, hem de tanıdığı ve farkına vardığı özelliklerine uygun bir alanı (İleride genel liselerde olan alanlar açıklanacaktır) ve mesleği belirleyecektir.

Sizin için önemli olan yönelmeyi düşündüğünüz mesleğe en uygun alan belirlemektir. Her aday mezun olduğu alanla ilgili yüksek öğretim programlarını tercih ettiğinde avantajlı durumda olacaktır. Askeri Yüksek Okullar gibi özel konumu olan yerlere gitmeyi düşünüyorsanız alan seçiminde daha da dikkatli olmanız gerekecektir. Lise 2 de ki alanlardan birisine yönelirken yönetmeliklerde belirtilen kuralların yanında :
Lise sonrası hedeflerime uygun mu?
Benim meslek alanıma uygun mu?
İlgi ve yeteneklerimi ölçen bir envanter uygulandı mı? Bu envanter sonuçları ile seçeceğim alan uyuşuyor mu?
Seçeceğim alanda başarılı olabilecek miyim?
Okul yöneticileri, öğretmenler ve anne babamla benim kararlarım uyuşuyor mu? Uyuşmuyorsa, farklı düşündüğümüz konular neler?
Yukarıda belirtilen soruların yanıtlarından eminseniz uygun alanı bulmuşsunuz demektir. Seçtiğiniz alanla ilgili kararınızın ne kadar önemli olduğunu üniversite sınavına girerken daha çok hissedeceksiniz. Eğer bir mesleğe karar vermiş iseniz uygun alanı bulmak hiçte zor değildir. Ancak bir meslek seçimi yapmamışsanız yada kararsızsanız seçeceğiniz alan yaşamınızla, yetenek ve ilgilerinizle, başarı durumunuzla çelişmemelidir. Bir meslek alanı belirleyebilmişseniz de alan seçiminizde yanılmazsınız. Ancak kendiniz hakkında gerçekçi bilgileriniz ve gelecekle ilgili ciddi planlarınız yoksa seçeceğiniz alan ileri de pişman olmanıza neden olabilir.

10 . sınıfta öğrencinin bir alana yönelmesi salt başarı durumuyla ilgili olmadığı aslında onun meslek seçimiyle ilgili olduğunu anlamak gerekir. Bazılarımızın yorumladığı gibi “çalışkanların Fen Bilimlerine , tembellerin Sosyal Bilimlere “ yöneldiği biçiminde olmaması gerekir. Başkalarının inançları ve önyargıları değil kendinizin ilgi ve yeteneklerinize ve mesleki olgunluk düzeyinize uygun olması gerekmektedir. Bir alana yönelmede ölçüt öğrencinin kendisi olmalıdır. Anne ve baba için önemli olan, toplumca “kariyeri “ yüksek olduğu belirtilen bir meslekten çok; kendinizi gerçekleştirebileceğiniz, mutlu ve başarılı olabileceğiniz bir mesleğinizin olması önemlidir. Sıradan ve işini sevmeyen bir “doktor” olacağınıza; aranan, işini iyi yapan ve başarılı bir “tezgahtar” olmak çok daha iyidir.

MESLEKÎ OLGUNLUK :

Yukarıda sözü edilen bireyin kendisini tanıması, gizilgüçlerinin farkında olması bir mesleği tercih edebilmek için yeterli değildir. Bireyin Mesleki Olgunluk Düzeyinin de yüksek olması gerekmektedir. Okul rehberlik servisleri öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerini yükseltmek için bir dizi çalışma yaparlar. Belli bir olgunluk düzeyine ulaşmayan bireyin meslek tercihi yapması pek de sağlıklı sonuçlar doğurmayacaktır.

Mesleki olgunluğun yeteneklerle; ilgilerini geliştirme ve ilgileriyle yeteneklerini ortaya koyma olanaklarıyla; ayrıca bu olanaklardan yararlanmayla ilişkili olduğu Super ve Bohn (1973) tarafından belirtilmiştir. Kendi mesleki olgunluk düzeyinizi geliştirmede yeteneklerinizi ve ilgilerinizi ortaya koymak için fırsat yaratmak durumundasınız. Örneğin yaz tatilinde çalışmak ; çalışmak için olanak yaratmak gibi. Burada önemli olan ilgilerin ve yeteneklerin tek başına keşfi değil, keşfedilmiş ilgi ve yeteneklerin bir biçimde ifade edilmesidir (ortaya konulmasıdır). Nerede başarılı ve mutlu nerede başarısız ve tatmin edici olmadığınızı görmeniz mesleki olgunluğunuz açısından gereklidir.

MESLEK SEÇİMİNDE SORUMLULUK KİMİN?

Mesleğin seçilmesi sorumluluğu size aittir. Bu sorumluluğu başkaları üzerine almamalıdır. Başkalarından yardım alınabilir; uzmanların, öğretmenlerin, anne ve babanızın görüşleri de önemlidir. Ancak seçimin olumlu ve olumsuz sonuçlarından en fazla kendinizin etkileneceğini unutmamak gerekir.

MESLEĞE YÖNLENDİRME :

Bir mesleğe yönlendirmeden söz ediliyorsa, iki yöntemden birisi tercih edilerek yapılıyordur. Yönlendirmenin bir biçimi olan yöneltme de biz yetişkinlerin çocuk için neyin iyi olduğunu karar verip, bir mesleğe yönlendirmemizdir. Kuşkusuz çok da iyi niyetle yapılan bir mesleğe yöneltme çocuğu dıştan kontrole alıştırdığından günümüzde önerilmemektedir. Yönelme ise meslek seçimi sorumluluğunu çocuğa bırakarak onun kendi geleceği için çaba sarf etmesini ve uygun olanı keşfetmesini öneren yaklaşımdır.

YÖNLENDİRME

Bir mesleğe yönelebilirsiniz yada başkalarının yönlendirmesine bağımlı kalabilirsiniz. Eğer kendi geleceğinize sahip çıkmak istiyor iseniz bir mesleğe yönelmeyi tercih etmeniz gerekiyor. Bu sizin uygun mesleği bulmanıza yardım edecek bir süreç olduğu gibi kendi sorunlarınız ve geleceğinize sahiplenmenizi de sağlayacaktır.

Doğal olarak, anne ve babalarınız, öğretmenleriniz ve arkadaşlarınız kendi bilgi ve deneyimlerini size aktarmaya çalışacaklardır. Onların deneyimlerinden faydalanmak gerekir ama uygun olanı keşfetmek sizin sorumluluğunuzdadır.

Süratli gelişimlerin olduğu çağımızda birey için önemli olan proje sahibi olmasıdır. Benim ilerisi için ne tür projelerim var ?, ileriyi ne ölçüde görebiliyorum? Külahlıoğlu’ nun (1997) belirttiğine göre; gençler, ilk yaşlarından itibaren proje geliştirme çabalarına sokuldukları ölçüde, yaşamlarının her aşamasında bilinçli bir uyum çabasına ve bilgi arayışına girme becerisi kazanacak; rollerini, sorumluluklarını ayırt etmeyi , yönlerini çizmeyi bileceklerdir. Yine aynı yazarın belirttiği gibi genç, projesini kendisi geliştirmelidir. Bu konuda okullarda görevli uzmanların bir dizi çalışma yürüttüklerini biliyoruz. Ancak gerek aileler, gerekse uzmanlar , gençle olan iletişimlerinde kullanacakları yöntem ona destek olma ve kendi yaşamını sorgulaması için fırsatlar yaratma biçiminde olmalıdır.Kendinizi gözleyip, zaman içinde değişen ilgileriniz ve zevkleriz olsa bile güçlü yönlerinizi ve seçimlerinizi ortaya koyabilmelisiniz.

2 Yorum
  1. 27 Kasım 2013
  2. 27 Kasım 2013