MUCİZE ANNE SÜTÜNDE

Doğanın mucizesi:

9 ay 10 günlük serüvenin ardından bebeğini kucağına alan anne yeni bir yolculuğa başlar. Bu yolculuğun en güzel yanlarından biri de anne ile bebeğin baş başa kaldığı emzirme anlarıdır.

Her yıl 1–7 Ekim tarihleri arası “” olarak kutlanıyor. Anne sütünün bebekler için hayati önem taşıdığını hatırlatan uzmanlar, anne adaylarına, bebeklerini doğar doğmaz emzirmelerini öneriyor.

“Anne sütü bir mucizedir” diyen Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Korhan Yılmaz, “Çünkü anne sütü, yeni doğanın ihtiyaç duyduğu besin zenginliğine sahip olma özelliğinin yanı sıra bağışıklık sistemini destekleyerek, bebeği hastalıklara karşı bir kalkan gibi korur” diye konuşuyor.

9 ay 10 günlük serüvenin ardından bebeğini kucağına alan annenin bebeği ile baş başa kaldığı en güzel anın emzirme anı olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları söylüyor:

“Annenin bebeği emzirmesiyle, güçlenir. Emzirme eylemiyle ve bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır. Anne sütünde bebeğiniz için gerekli besinler doğru miktar ve oranlarda mevcuttur. Anne sütüyle beslenen çocuklarda başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın ve alerjilerin görülme sıklığı azalmakla birlikte, beyin ve zekâ gelişimi daha iyi olur. Anne sütü alan bebeklerin IQ seviyelerinin daha yüksek olduğu biliniyor. Anne sütü sadece o anki değil, gelecekte oluşabilecek Tip I diyabet, Tip II diyabet, obezite, koroner kalp hastalıkları, astım, kanser gibi hastalıklardan da koruyucu özelliğe sahiptir.”

ANNE SÜTÜYLE BESLENMEYE HASTANEDE BAŞLANMALI
Anne sütüyle beslenme hem anne hem de bebek için başlı başına bir öğrenme sürecidir. “Anne sütünün yeterli olması için en önemli şey annenin sütüne güvenmesidir” diyen Dr. Yılmaz, “Süt için gerekli olan; bebeğin emmesi, annenin ise ruhsal ve fizyolojik olarak dinlenmiş olmasıdır. Kolostrum adı verilen erken süt göğüslerde zaten mevcut olup, bebek bu sütü doğumdan hemen sonra almaya başlayabilir. Bebeklerin en azından her 2–3 saatte bir veya günde 8-12 kez emzirilmesi gerekir. Özellikle ilk haftalarda beş saatten daha fazla uyumasına izin verilmemelidir. Bebeğinizi uyandırmak için de üzerini soyabilir veya bezini değiştirebilirsiniz” diye konuşuyor.

KALİTELİ BİR EMZİRME İÇİN…
Bebeklerin emme sıklığına özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Korhan Yılmaz, kaliteli bir emzirme için yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:

Uzm. Dr. Aziz Korhan Yılmaz
——————————————————————————–

“Anne sütü çabuk sindirilir ve bebeklerin mide kapasitesi küçüktür. 2 günlük olduğunda günde 8–10 kez emer. Bebekler ağızlarıyla aranarak ve hareketlerini arttırarak emmek istediklerini gösterirler. Eğer bebek bir iki emme hareketinden sonra yutkunuyorsa süt alıyor demektir. Bebek emmesini bitirene kadar göğsünüzde kalmalıdır. Bebekler 5 günlükten itibaren bir göğüste 15 dakika kalır.

Anne sütü, bebeğin doğru teknik ve sık aralıklarla emzirilmesiyle artar. Göğüs ucunuzu bebeğin alt dudağına değdirerek ağzını açmasını, ağzını açar açmaz ise göğsünüzü yaklaştırarak, memenin koyu renkli kısmı olan areolayı kavramasını sağlayın. Süt areola arkasında depolandığından bebeğin ağzı areolayı kavramalıdır. Sadece meme ucunu alırsa süt gelmeyebilir ve göğüs ucu çatlakları oluşarak emzirme kalitesi bozulabilir. Sabırlı olmak gerekir. Tam yakalanma sağlanması için birçok kez denemeniz gerekebilir.”

EMZİREN ANNE DAHA HIZLI ZAYIFLAR
Bebeği anne sütüyle beslemenin, hem bebek hem de anne açısından çok önemli yararları olduğunu belirten Uzm. Dr. Korhan Yılmaz emzirmenin, doğumdan sonra annelerin canını en çok sıkan sorunlardan birinden, yani fazla kilolardan kurtulmada da etkili olduğunu söylüyor:

“Emzirmek anne için ekstra enerji kaybı demektir. Emziren anne eski kilosuna daha çabuk döner. Emzirme meme ve yumurtalık kanseri ile menopoz sonrası osteoporoz ve kalça kırığı riskini azaltır. Emzirme, annenin ve ailenin yaşamını daha kolay hale getirir, daha az zaman harcanır ve daha az maliyetlidir. Emziren kadınların çalıştığı iş yerlerinde verimlilik artar. Emziren kadınlar bebekleri sık hasta olmadıkları için iş yerlerinden de daha az ayrılırlar. Emzirme çevreyi de korur. Çünkü emzirme doğada atık olarak kalabilecek daha az plastik malzeme kullanımı demektir.”