MOBBİNG (Yıldırma)

MOBBING SÜRECİ

Yıldırma sendromu; Çalışanların şerefi, doğruluğu, güvenilirliği ve mesleki yeterliğine saldırıyla başlayan diğer tüm kötü niyetli eylemlerle devam eden bu süreç yıldırma sendromu olarak adlandırılmaktadır.
Yıldırma sendromu, çeşitli bileşimlerle, sistemli ve sıklıkla gerçekleşen on ayırıcı etmen içermektedir (Davenport vd., 2003). Bunlar;
1. Çalışanların şerefi, doğruluğu, güvenilirliği ve mesleki yeterliliğine saldırılar,
2. Olumsuz, küçük düşürücü, yıldırıcı, taciz edici, kötü niyetli ve kontrol edici iletişim,
3. Doğrudan ve dolaylı, gizli veya açıkça yapılması,
4. Bir veya birkaç saldırgan tarafından yapılması,
5. Sürekli, çoklu ve sistemli bir biçimde zaman içinde yapılması,
6. Hatanın kurbandaymış gibi gösterilmesi,
7. Kurbanın itibarını kaybettirmeye, kafasını karıştırmaya, yıldırmaya, onu yalıtmaya yönelik olması,
8. Kişiyi dışlama niyetiyle yapılması,
9. İşyerinden ayrılmayı kurbanın tercihiymiş gibi göstermesi,
10. Örgüt yönetimi tarafından anlaşılmaması, görmezden gelinmesi, hoş görülmesi, teşvik edilmesi ve hatta kışkırtılmasıdır.

Yıldırma Eylemleri;
Yukarıda bahsedildiği üzere Yıldırma; saldırgan, mütecaviz veya hakaret edici davranışla, gücü kötüye kullanarak kurbanın kendisini tehdit altında hissetmesine ve aşağılanmasına neden olmaktır. Yıldırma ile, kurbanın özgüveni ve öz saygısı zayıflatılarak, onun kronik bir endişe ve yoğun stres altında kalması amaçlanmaktadır (Tutar., http://www.canaktan.org/ yonetim/psikolojik-siddet/genel-olarak.htm). Böylece yıldıran kişinin kontrolü ele geçirmesi kolaylaşıp, mağdurun işyerinden uzaklaştırılmasının temelleri atılmaktadır. (Tutar, http://www.canaktan.org/yonetim/psikolojik-siddet/turleri.htm ).
Aşağıda araştırmacıların yıldırma eylemlerine ilişkin görüşlerden bazıları verilmektedir;
Clarke, tanımına uyan tutum ve davranışlardan belli başlılarını şu şekilde sıralamaktadır. O’na göre; haksız eleştiri, hata bulmak, zayıflatmak, tecrit etmek, dışlamak, iki yüzlülük, asıl niyeti gizlemek, iftira etmek, çarpıtmak, sürekli eleştiri, disiplin usullerinin kötüye kullanılması, haksız yere işten çıkarmak, hedef yapmak, köşeye itmek, alaya almak, tehdit etmek, aşırı yük altına sokmak gibi her tür rahatsız ve taciz edici eylemde bulunmak vb. tutum ve davranışlar, yıldırma olarak değerlendirilebilir (Clarke, 2002).
Heinz Leymann; Leymann Tipolojisi başlığı altında yıldırma davranışlarını tanımlamış ve bunları davranışın özelliğine göre 5 grupta toplamıştır. Leymann, her yıldırma durumunda bu davranışların hepsinin bulunmasının şart olmadığını belirtmiştir. Yapılanların yıldırma olarak değerlendirilmesinde süreklilik ve kasıt unsurlarının dikkate alınması (aranması) gerektiği konusu üzerinde durmuştur. Bu yıldırma davranışları psikolojik terörün envanteri (LIPT-Leymann Inventory of Psychologıcal Terror) ile test edilmiş ve faktör analiziyle istatistiksel açıdan analiz edilmiştir (Davenport vd.,2003Leymann, http://www.leymann.se/English/12210E.HTM 03.11.2006).

Birinci grup: Kendini Göstermeyi ve İletişim Oluşumunu Etkilemek;
Yıldırma uygulayan tarafından yıldırma mağdurunun kendini gösterme olanakları kısıtlanmaktadır.
Mağdurun sürekli sözü kesilmektedir,
Mağdur yüksek sesle azarlanmaktadır,
Mağdur yaptığı işle ilgili olarak sürekli eleştirilmektedir,
Mağdurun özel yaşamı sürekli eleştirilmektedir,
Mağdur telefon, elektronik posta ve benzeri yollarla rahatsız edilmektedir,
Mağdur sözlü olarak tehdit edilmektedir,
Mağdura yazılı tehditler (mektup) gönderilmektedir,
Jestler, bakışlarla ve imalar yoluyla mağdurla ilişki reddedilmektedir,
Mağdura yalancı olduğu ima edilmektedir,

İkinci grup: Sosyal İlişkilere Saldırılar;
Mağdurun çevresindeki insanlar güçlünün yanında saf tutarak hedefle ilişkilerini asgari düzeyde tutmaktadırlar,
Mağdurun meslektaşlarının mağdurla konuşup konuşmama tercih hakkı elinden alınıp, mağdurla konuşma yasağı getirilmektedir,
Mağdur kimseyle konuşturulmayıp, görüşme hakkından yoksun bırakılmaktadır,
Mağdur izole edilmektedir. Diğer bir deyişle mağdur görmezlikten gelinmektedir,
Mağdurun haklarına ve kişiliğine saygı gösterilmemektedir,

Üçüncü Grup: İtibara Saldırılar;
Mağdura karşı bir karalama kampanyası başlatılmaktadır,
Mağdurun performansı, yeteneği ve becerisi yüksek olmasına rağmen, yetersizmiş gibi,
gösterilip veya daha önce şikâyet konusu olmayan bazı hataları, sorun olarak görülebilmektedir,
Kampanyaya katılımın artması için asılsız söylentiler ve dedikodular araç olarak kullanılmaktadır,
Mağdur gülünç duruma düşürülmektedir. Bunun için mağdurun yürüyüşü, jestleri ve sesi taklit edilmektedir,
Mağdurun özrü, dini, siyasi görüşü, milliyeti ve özel yaşamıyla da alay edilmektedir,
Mağdur alçaltıcı isimlerle anılmaktadır,
Mağdura akıl hastasıymış gibi davranılıp, psikolojik değerlendirme/inceleme geçirmesi için baskı yapılmaktadır.
Mağdur özgüvenini olumsuz etkileyen bir iş yapmaya zorlanmaktadır,
Mağdurun çabaları yanlış ve küçültücü bir şekilde yargılanıp, kararları sürekli sorgulanmaktadır,

Dördüncü Grup: Kişinin Yaşam Kalitesi ve Mesleki Durumuna Saldırılar;
Mağdura hiçbir özel görev verilmemektedir,
Daha çok niteliklerinin dışında ve sahip olduğundan daha az yetenek gerektiren işler verilmektedir. Burada yıldırma uygulayan kişinin amacı mağdurun özgüvenini azaltmak, öz saygısını zedelemek ve itibarını düşürmek yoluyla yaşam kalitesi ve mesleki duruşuna saldırmaktır,
Mağdurun yetkileri sınırlandırılıp, mağdur haklarından mahrum bırakılmaktadır.
Mağdur her hakkına yargı yoluyla kavuşmaya zorlanmaktadır,
Mağdurun lehine olan kararların uygulanması kasıtlı olarak geciktirilmektedir, oluşan zararların faturası mağdura çıkarılmaktadır.
Beşinci Grup: Kişinin Sağlığına Doğrudan Saldırılar;
Mağdur fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanmaktadır,
Zaman zaman mağdurun gözünü korkutmak amaçlı hafif şiddet uygulanabilmektedir,
Mağdur ima yoluyla sözle veya fiili olarak cinsel tacize maruz bırakılabilmektedir.

Rayner ve Hoel ise; işyerinde görülen yıldırma davranışlarını beş kısımda tanımlamışlardır.