MOBBİNG (Yıldırma)

Yıldırma Kavramının Tarihsel Gelişimi

İngilizcede “mobbing” olarak kullanılan yıldırma kavramının çıkış noktasını bir grup hayvan davranışının tanımlanması oluşturmaktadır. Yıldırma terimi 1958 yılında, Konrad Lorenz tarafından küçük hayvan gruplarının (örneğin kuşlar) daha güçlü ve yalnız bir hayvana (örneğin baykuş) toplu şekilde hücum ederek uzaklaştırması; ya da aynı kuluçkadan çıkan kuşlar arasında yaşanan ve diğer kuşların, aralarındaki en zayıf kuşu yiyecek ve sudan uzak tutarak dışlaması, iyice güçsüz bir hale getirmesi ve en sonunda da fiziksel saldırılarla öldürerek grubun dışına atması durumunu ifade etmek amacıyla kullanmıştır.

http://www.birdwatchersgeneralstore.com/HawkMobbing.htm
Daha sonra bu kavram Olweus’un okul çocuklarının birbirlerine uyguladıkları hem fiziksel, hem de psikolojik şiddet üzerine yaptığı incelemelerle bir kez daha gündeme gelmiştir. Dan Olweus’un alandaki çalışmaları yıldırmanın insan davranışları üzerinde incelenmesi açısından yeni bir çıkış noktası arz etmektedir. Olweus, okulda yaşanan yıldırmayı, tekrar eden ve taraflar arasında güç dengesizliği içeren saldırgan davranışlar dizisi olarak nitelendirmektedir (Smith vd., 2003).
Whiney ve Smith de okulda yaşanan yıldırma eylemlerine açıklayıcı bir tanım getirmişlerdir. Araştırmacılara göre okuldaki bir ya da bir grup çocuk/genç diğer bir çocuğa/gence tiksindirici ve hoşa gitmeyen şeyler söylediğinde bu çocuk/genç yıldırmaya uğramaktadır. Çocuğa/gence sataşıldığında, vurulduğunda, tekme atıldığında, ya da çocuk/genç tehdit edildiğinde, bir odaya kilitlendiğinde, ona tiksindirici notlar gönderildiğinde ya da hiç kimse onunla konuşmadığında da yaşananlar yıldırma olarak tanımlanmaktadır. Ancak araştırmacılar aynı güçte iki çocuğun/gencin kavga etmesini ya da tartışmasını yıldırma kapsamında değerlendirmemektedirler (Whitney ve Smith ,2003).
1970’li yıllarda aynı kavram, İsveçli hekim Peter-Paul Heinemann tarafından çocuklardan oluşan küçük grupların tek bir çocuğa karşı giriştikleri zarar verici davranışları tanımlamada kullanılmıştır. Heinemann, yıldırma ile ilgili açıklamalarında çocuklar arasında görülen zorbalık ve şiddet hareketlerinin önü alınmazsa, yıldırmanın kurbanlarını ümitsizlik ve korku nedeniyle intihara kadar götürebileceğini ileri sürmüştür (Çobanoğlu, 2005; 26).

Kaynak: http://gundem.emu.edu.tr/subat2006/turkish/images/mobbing%20pic.jpg
1982 yılında İsveçli bilim adamı Heinz Leymann, İsveç’teki işyerlerinde yaptığı incelemeler sonucunda yetişkinler arasında da benzeri grup şiddetini keşfetmiştir. Çalışma sonuçları 1983 yılının sonunda ufak çapta bilimsel bir rapor olarak sunulmuş, 1984 yılı başlarında ise İsveç, Stockholm’da Ulusal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Kurulu’nda yayımlanmıştır. Leymann bu çalışmasında kendisine işyerinde “zor kişiler” olarak bildirilen kişileri araştırmış ve bu kişilerin başlangıçta “zor” olmadığını belirlemiştir. Davranışlarının kalıtsal bir kişilik bozukluğu olmadığını ortaya çıkarmış ve işyeri yapısı ile kültürünün, bu insanları “zor” sıfatıyla damgalandıkları ortamı yarattığını belirlemiştir. (Davenport vd., 2003). Böylece yıldırma terimi yeni bir açılım daha elde ederek iş yazınına girmiştir.
Leymann çalışmalarında yıldırmanın bir “işyeri terörü” olduğu vurgulanmış ve bu terimi “bir ya da birkaç kişinin tek bir kişiye sistemli olarak yönelttikleri etik dışı iletişim ile düşmanca davranışları” tanımlamada kullanılmıştır (Leymann, 1996). Buna göre iş yerinde sık sık uygulanan bu düşmanca eylemler, uzun süre devam ettirilmektedir. Bu eylemlerle karşı karşıya kalan kişi, yardımsız ve korunmasız bırakılmaktadır (Yücetürk, http://www.bilgiyonetimi.org) .
Yıldırma İle İlişkili Kavramlar:
Cinsel Taciz ve Yıldırma
Leymann’ın geliştirdiği “Mobbing Tipolojisi”nde, “Kişinin Sağlığına Doğrudan Saldırılar” başlığı altında gruplanan yıldırma davranışları arasında “cinsel tacize uğrama” bulunmaktadır. Buna göre Leymann’ın, işyerinde cinsel tacize uğrama durumunu yıldırma kapsamında ele aldığı ifade edilebilir. Ancak bu, işyerinde yaşanan her cinsel taciz vakasının yıldırma olduğu anlamına gelmemektedir. Bunun yıldırma niteliği taşıyabilmesi için eylemin süreklilik arz etmesi ve sık sık uygulanarak hedefi yıldırmayı amaçlaması beklenmektedir.
Davenport ve çalışma arkadaşları da (2003) genel anlamda taciz kavramını yıldırma içinde ele almaktadır. Buna göre yıldırma, “kişiye yönelik, kişinin yaşı, ırkı, cinsiyeti, dini, uyruğu, sakatlığı veya hamileliği gibi herhangi bir nedene dayalı belirgin bir ayrımcılık olmaktan çok, taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla herhangi bir kişiye yönelen saldırganlık” biçiminde tanımlanmaktadır.

Ayrımcılık ve Yıldırma