MADDE BAĞIMLILIĞI

Bağımlılık yaratan her türlü maddenin yoksunluk belirtileri gösterecek derecede kullanılmasıdır. Bedene girdiğinde ruhsal, davranışsal ve bedensel değişikliklere neden olan ve bağımlılık yapabilen kimyasal maddeler uyuşturucu madde kapsamındadır. Bu maddelerin kullanımı genellikle erken yaşlarda başlar ve en sık 18–25 yaşlar arasında görülür.

Başlama yaşı ne kadar küçükse bağımlılık riski o kadar artar. Ülkemizde maddeye başlama yaşı 11’e kadar düşmüştür. Uçucu madde kullanmaya başlama yaşı, diğerlerinden daha düşüktür. Davranış bozukluğu, hiperaktivite, kaygı bozukluğu olanlarla okulda uyumsuzluk, arkadaş ilişkilerinde sorun yaşayanlarda daha çok görülür. En çok tercih edilen madde rahat alındığı için sentetik haplardır.

Bir kişiye madde bağımlısı demek için maddeyi sürekli kullanması, bıraksa da yeniden başlaması, aldığı miktarın zamanla artması, madde almadığında yoksunluk belirtileri ve arama davranışı göstermesi gerekir. Madde kullanan kişi bağımlı olduğunu kabul etmez.

Nedenleri:
– Aşırı koruyucu veya ilgisiz anne baba tutumları, çocuğun sürekli eleştirilip uyarılması.
– Ailede şiddet ve geçimsizlik olması.
– Ailenin çocuğa sevgisini göstermemesi, çocuğun sevilmediğini düşünmesi, sevgi arayışını maddeyle gidermeye çalışması (bu durumdaki çocuk, kendisine sıcak yaklaşan kişiler olursa onda sevgiyi bulduğunu düşünüp her dediğini yapar).
– Çocuğun evde veya okulda dışlanması, sorun yaşaması, bunu sonucunda kendisi gibi dışlanan çocuklarla arkadaşlık etmesi (çocuklar kendi özelliklerine uygun kişilerle arkadaşlık eder, bu yolla madde karşısına çıkar).
– Ailede ruhsal sorunları ya da alkol veya madde bağımlılığı olan birinin bulunması.
– Utangaç, içine kapanık, sosyal becerileri zayıf, mutsuz olan çocuğun yaşadığı mutsuzluk ve kaygıdan kurtulmak için maddeye başvurması.
– Ergenlikte arkadaşlar arasında kabul görme, onay alma çabası; bu amaçla madde kullanması.
– Ergenin riskli davranışların, kendisini diğerlerinden farklı kıldığını ve arkadaşları tarafından hayranlıkla karşılandığını düşünmesi.

Belirtileri:
Çocuğun davranışlarında, duygu durumunda değişiklikler; örneğin içine kapanık bir çocuğun aşırı neşeli olması. Göz bebeklerinin büyümesi veya küçülmesi. Sürekli yorgun, hafif uykulu görülmesi, uyku düzeninin bozulması. Yeme alışkanlığının bozulması, çok yemesi veya iştahsız olması, kilo kaybetmesi. Sık sık hastalanması, enfeksiyon kapması. Okula gitmemesi, başarısının düşmesi. Aileden kopması, ilişkilerini azaltması ve evde daha az vakit geçirmesi, sinirli olması. Her zamankinden fazla para harcaması. Kendine daha çok özen göstermesi. Arkadaş çevresinin değişmesi, yeni arkadaşlar edinmeye başlaması. Eski çevre ve arkadaşların önemlerini yitirmesi. Madde almadığı zamanlarda arama davranışı, krizler görülmesi. Ayrıca yapılacak idrar testi ile çocuğun madde kullandığı tespit edilebilir.

Çocukları madde bağımlılığından korumak için:
• Ona bebekliğinde itibaren sevildiğini her fırsatta hissettirin. İyi model olun, doğruları gösterin ve örnek verin, uygun disiplin anlayışıyla olumlu davranışlar kazandırmaya çalışın.
• Çok katı kural ve sınırlamalardan kaçının.
• Çocuğunuza yakın olun, onunla her şeyi paylaşın, etkili iletişim kurmaya, onu dinleyin anlamaya çalışın. Ona güven verin ki her şeyi sizinle paylaşsın, böyle bir durum olursa size anlatsın. Böylece çabuk fark edip önlem alabilirsiniz.
• Çocuğunuzun arkadaşlarını tanıyın ve kontrol edin, bunun için onları zaman zaman evinize davet edin.

Çocuğunuz madde bağımlısıysa:
• Durumu kesinlikle ihmal etmeyin, bir uzmana danışıp tedaviye başlayın. Bağımlılıkta ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte uygulanır. Önce kan zararlı maddeden temizlenir, sonra bağımlılığı azaltıcı tedavi uygulanır. Şeker hastalığının diyete dikkat etme, ilaçları düzenli kullanma gerektirdiği gibi bağımlılık da düzenli tedavi gerektirir. Böylece sorun, zamanla azaltılıp ortadan kaldırılabilir.
• Bu tedavi sırasında çocuğunuzu destekleyin, otoriter, eleştirel yaklaşımlardan kaçının, sabırlı olmaya, onun kendine güvenini artırmaya çalışın.

“Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak.”
Konfüçyüs