Kennedy Uzay Merkezi Gezisi

Kennedy Uzay Merkezi Gezisi
(John F. )

ABD seyahatimizin Orlando tarafındaki en heyecanlı gününü Kennedy Space Center gezisiyle yaşadık. Filmlerde ve belgesellerde izlediğimiz Kennedy Uzay Merkezini heyacanla gezdik.
Kaldığımız otelden buraya ulaşmak yaklaşık 1 saatimizi aldı. Her geçen dakika heyacanımıza heyacan kattı. Kennedy Uzay Merkezi’ne ulaştığımızda saatlerimiz 09:00 olmuştu. Erken sayılacak bir saat olmasına rağmen bilet kuyruğu epeyce uzundu. Ancak geziye başlandığınızda erkenden gelmek gerektiğini anlıyorsunuz.
Bölümler arasında otobüslerle geçiliyor. Epeyce otobüs sırası bekleyebiliyorsunuz. Yazın gidecekseniz çantanızda şapka ve su bulundurmayı unutmayınız. Bilet ücreti ise kişi başı 60 $ ödeniyor. Bu gözünüze çok gelmesin gördükleriniz ve yaşadığınız o anlar için her kuruşu fazlasıyla değiyor.

Ünlü NASA küresinin önünde sıraya geçip fotoğraf çektirdikten sonra ilk bölüme doğru yönleniyoruz. uzay mekiklerinin sergilendiği alana ulaştığınızda sizi bir tarih karşılıyor. Heyacanınız burada iyice yükseliyor ve eğer bizim gibi meraklıysanız mekiklere dokunmak onlarla bütünleşmek istiyorsunuz. Buradan zorla da olsa ayrılarak otobüslere binmek için sıraya geçiyorsunuz. Hemen hatırlatalım eğer engelliyseniz ya da engelli biri varsa yanınızda bilet alma esnasında bunu beyan ettiğinizde otobüslere binerken sizlere yardımcı olunuyor.

Otobüslerle yapılan gezi esnasında asıl NASA’nın merkezini roketlerin fırlatıldığı alanları görüyorsunuz. Bu tur esnasında NASA Binasını, roket fırlatma platformlarını, NASA Çalışanlarının ofislerini görüyoruz. Bu dev uzay üssüne Cape Canaveral diyorlar. NASA’nın insansız uzay uçuşları için bu istasyon halâ kullanılmakta.
Otobüsü kullanan görevli aynı zamanda size rehberlik de yapıyor. Sürekli uzay üstüyle ilgili bilgiler aktarıyor. Bu bilgilerden bazıları ise şöyle. Her bir roketin ağırlığı yaklaşık 18 ton civarındaymış ve fırlatılırken 7 kilometre çapındaki alanı boşaltıyorlarmış. Bazı kullanılmış parçaları da görüyoruz. Roket fırlatılırken o ısı ile erimiş olan demir platform parçaları oldukça etkileyiciydi.

Otobüsümüz bizi bir sonraki durakta bıraktı ve NASA’nın gelen ziyaretçiler için hazırladığı bölüme geçtik. İlk durağımız uzay çalışmalarının tarihçesinin anlatıldığı yerdi. Daha sonra uzay mekiklerinin kumanda edildiği bölüme girdik. Burası girişinden çıkışına kadar çok etkileyici bir mekandı.
Tüm ziyaretçileri sıralara oturtuyorlar ve ilk uzay mekiğinin gönderildiği anı bize an ve an yaşatıyorlar. Ortam sizi yıllar öncesine alıp götürüyor ve siz de o anı paylaşıyorsunuz.
Roket kumanda odasının içindeyiz. Belgesel görüntüleri ile de destekleri sunumda astronotların hazırlanması, uzay mekiğine binmeleri, kumanda odasındaki heyecan ve ateşleme geri sayım ile bizlere de geri sayıma kendimizi kaptırıyoruz. Biz de tarihin yazıldığı o ana tanıklık etmiş oluyoruz. Fırlatılma anında oturduğunuz sıralar ve yer o anda olduğu gibi sarsılıyor ve sizi de o heyacanın içine çekip alıyor.

Bu bölümden çıktığınızda yok artık dediğiniz an ve bacaklarınızın titrediği anlar başlıyor. Sizi uzay uçuşlarında kullanılan ve geriye kalan karşılıyor. Fotoğraf mı çekseniz kameranıza mı sarılsanız bir an kararsızlık yaşıyorsunuz. Biz her ikisini de sırayla yaptık. Bu bölümleri sizlere videolarımızla sunacağız.

Bu bölümde Apollo Uzay Araçları, taşıma araçları, platformlar sergilenmekte. Uzay kapsülü, Aya giden Apollo 11 ve ayda kullanılan araç da yine burada sergilenenler arasında.
Uzay mekiklerinin sergilendiği alanda müzeler sinema salonları yemek yiyeceğiniz bölümler, alış-veriş alanı vb. yerler bulunuyor. Bu bölümde yıllar içerisinde değişen ve gelişen astronot kıyafetlerini görüyoruz.
Yine burada bir camekan içerisinde korunan Apollo projesi kapsamında aydan getirilmiş bir Ay Taşı parçasına dokunabiliyorsunuz. Bu taş parçası cilalı gibi kaygan bir yüzeye sahip. Ay’a ayak basıldığında gazetelerde yer alan yazıların da olduğu bölümde Türkiye’den bir gazeteye de denk geldik. O yıl yayınlanmış Hürriyet Gazetesi sergi alanında boy göstermekteydi.

1961–1972 yılları arasında gerçekleştirilen Apollo Projesinin yaklaşık $202 billion olduğu tahmin ediliyor.

12 Nisan 1961’de uzaya çıkarak Dünya’yı uzaydan gören ilk insan Sovyet kozmonot Yuri Alekseyeviç Gagarin idi. Dolayısı ile ardından Amerikan hükümeti kesenin ağzını açmış ve sonsuz bir finansman sağlamış.

Ardından başlatılan Apollon Projesi kapsamında da aya ilk ayak basan kişi Apollo 11 yolculuğu ile 20 Temmuz 1969 senesinde Neil Armstrong olmuştur. Ay üzerinde yaptığı yürüyüşte söylediği “insan için küçük, insanlık için dev bir adım” cümlesi de kendisi ile birlikte tarihe geçmiştir.

Ardından aya ikinci ayak basan kişi ise Buzz Aldrin’dir. Apollo 13 ise tarihteki yedinci insanlı ay yolculuğu projesi. 11 Nisan 1970’te fırlatılıyor ancak iki gün sonra, uzay aracında meydana gelen patlama nedeni ile mürettebat Ay’a inememiş ve uzay tarihinin en ilginç kurtarma operasyonuna sahne olmuş. Tarihe “başarısız başarı” olarak geçmiştir.
Merkezd bulunan Uzay Müzesi gelişmelerin taakibi açısından oldukça ilgi çekici. Bu müzedeki çekimlerimizi aşağıdan izleyebilirsiniz.

Kennedy Uzay Merkezi (tam adı: John F. Kennedy Space Center, kısaltması: KSC), 1968 yılından itibaren NASA’nın bütün insanlı uzay uçuşlarında kullanılmıştır. Günümüzde mevcut üç uzay mekiği’nin fırlatma ve gözetme tesisi olarak kullanılan uzay merkezi
Florida eyaleti Brevard County’de Merritt Adası’nda bulunan ve Atlas Okyanus kenarında Miami ile Jacksonville arasındaki Cape Canaveral’ın kuzeykuzeybatısında yer almaktadır.

Yanında ABD Hava Kuvvetleri’nin Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu (Cape Canaveral Air Force Station: CCAFS) bulunmaktadır. NASA’nın insansız uzay uçuşları için bu istasyon kullanılmaktadır.

Uzunluğu yaklaşık 34 mil (55 kilometre) ve genişliği yaklaşık 6 mil (10 kilometre). Yüzölçümü ise 219 square mili (570 km2). 2008 yılı itibariyle toplam 13.500 kişi çalışmaktadır.

Kennedy Uzay Merkezi hakkında biraz bilgi verdikten sonra gezimize devam edelim. Yine otobüslerle farklı bir alana götürülüyorsunuz. Daha doğrusu çıkıştan bir önceki yer. Burada sizi şaşırtıcı bölümler karşılıyor. İlk durağımız olan Atlantis Uzay Mekiğini görmeye gidiyoruz.
Sizi önce bir alana alıyorlar. Bu alanda tanıtımlar ve görsel şovlar yapılıyor. Bir sonraki alanda ’nin oluşma sürecini anlatan bir film izletiyorlar. Yine mekikle ilgili görüntüler. Daha sonra en heyacanlı an gelip çatıyor. Birden gözünüzün önünde canlı kanlı beliriyor. İşte o inanılmaz araç karşınızda. Bir daha bocalıyorsunuz fotoğraf mı kamera mı diye. Bu sefer biz acele etmedik ve önce etrafında mini bir gezi yaparak ile yakından tanıştık. Merakımızdan dokuna bildiğimiz tüm bölümlerine dokunduk.

NASA’ya bağlı olan Atlantis uzay mekiği ilk uçuşunu Ekim 1985’te son uçuşunu ise 8 Temmuz 2011’de gerçekleştirmiştir. Ardından da NASA’nın mekik programı sona ermiştir. NASA’nın 4. uzay mekiği olan Atlantis gerçekten görülmeye değer.

Tabii bu bölümde sadece uzay mekiği sergilenmiyor. Bunun yanında uzay mekiği içerinizde yer alan modüller, farklı bölümlerin kesitleri de sergileniyor.

Yine uzay mekiği içerisinde astronotların nasıl yaşadıklarını anlatan bölümle yer alıyor. Yattıkları yerler yemek yedikleri bölüm, tuvaletleri,… Hepsine oldukça uzun vakit ayırmak gerekli.

Bir diğer bölümde ise NASA’nın uzay mekiklerinden bahsediliyor. 1977’de Enterprise ile başlayan uzay mekiklerinin en sonuncusu 1992’deki Endeavour olmuştur.

Enterprise Uzay Mekiği: NASA tarafından inşa edilen ilk uzay mekiği. Atmosfer içinde test edilmiş ancak ısı kalkanı olmadan inşa edildiğinden uzay uçuşu yeteneği yokmuş.

Columbia Uzay Mekiği (1981 – 2003): Uzaya çıkan ilk uzay mekiğidir. İlk uçuşunu 12 Nisan 1981 yılında gerçekleştirmiş olan mekik 1 Şubat 2003 yılında iniş sırasında infilak etmiş. Bu mekiğin ilk uçuşunda içinde sadece 2 tane astronot varmış: John W. Young ve Robert L. Ciripen.

Challenger Uzay Mekiği (1983 – 1986): İlk uçuşunu 4 Nisan 1983 yılında yapan mekiğin toplam 9 uçuşu bulunmaktadır. 10. Uçuşu için kalktıktan 73 saniye sonra 28 Ocak 1986’da infilak etmiş ve içerisindeki 6 astronot ve bir öğretmenden oluşan mürettebat hayatını kaybetmiştir. (Francis R. Scobee, Michael J. Smith, Ellison S. Onizuka, Judith A. Resnik, Ronald E. Mc Nair, Christa McAuliffe, Georgory B. Jarvis) Bu talihsiz olay da merkezde canlandırılmaktadır.

Discovery Uzay Mekiği (1984-2011): İlk uçusunu 1984 yılında yapan Discovery, birçok göreve katılmış ve son uçuşunu 2011’de tamamlamıştır.

Endeavour Uzay Mekiği (1991-2011): NASA’nın en son uzay mekiği olan Endeavour, Challanger faciasından 6 sene sonra kullanılmaya başlanmıştır. İlk uçuşunu 1992 yılında gerçekleştirmiştir.

Gezimizde ilginç olan diğer bir mekan da Marsa yolculuk(Journey to Mars) için yapılan araçların ve hazırlıkların sergilendiği mekandı. Oldukça etkileyici olan bu bölümde Mars gezegenine gönderilmiş araçların orjinalleri sergilenmekteydi. Benzerleri Mars’ta veya Marsa doğru yolculukta. Ayrıca burada Mars’a gitmek isteyenler için başvuruların alındığı bir bölüm de bulunuyor. Tabiki bazı şartları var. Dayanıklık, testlerden başarılı olmak, 21 gün boyunca bir araçta üç kişiyle yaşama becerisi gösterebilmek vb. En önemlisi kurada çıkmak. 🙂

Diğer bazı bölümleri de gezdikten sonra istemeye istemeye buradan ayrıldık. Hatıra eşya satan dükkanları da gezmeyi unutmadık. İnsanların merakları neler yaptırmış demekten de kendimizi alamadık. ABD’ye yolu düşenler Kennedy Uzay Merkezi gezisini kesinlikle yapmalılar. Doya doya gezmek için de sabahın en erken saatinde gelip biletinizi alıp bu geziyi gerçekleştirmelisiniz. Meraklıları için de; Koordinatlar: 28.585°K 80.651°B

İyi bir gezi olması dileğimle.

İbrahim Elibal.

Uzman Psikolojik Danışman
2 Temmuz 2016 / Orlando Fl. USA

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir