İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ

İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ

İstiklal Marşı’nın Milli Marş Olarak İlk T.B.M.M’de Kabulünün 90.cı yılını idrak ettiğimiz günleri yaşıyoruz. Türk’ün Hürriyet ve İstiklal aşkını dile getiren İstiklal Marşı,12 Mart 1921’de İlk T.B.M.M’de milli marş olarak kabul edilir.

Öyle Bir Marş’ki,kanımız kadar sıcak,bayrağımız kadar güzel,imanımız kadar yüce.Hürriyeti seven,Ruh köküne bağlı,alnı esirlik lekesi tatmamış Büyük Türk Milletinin marşı.

12 Mart 1921 Perşembe Günü,devrin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver Akif’in Yazdığı bu marşı meclis kürsüsünden 4 defa okur ve Milletvekilleri ayakta Dinlerler. Meclis’te Milli Ruh coşkunluğu yaşanır. Türk’ün Hürriyet ve İstiklaline Kavuşacağını Cihana Haykıran bu ilk mecliste o gün ayrı bir milli hava vardır.

İsmail Habip Sevük ve Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nun anlattığına göre,Mustafa Kemal Paşa,Milli Marş Okunurken Dayanamaz şimdi müze olan ilk meclis binasının girişindeki küçük odaya girer. Heyecanlıdır”Böylesi Yazılmadı Çocuk” diye konuşur. “İnanılması Güç,Zafer Gibi Birşey Bu Marş”. Sonra arkasını döner pencereden Keçiören’i seyreder, ağlar gibidir.

Atatürk, İstiklal Marşı ile ilgili duygularını 1924’te şöyle Anlatır:

.Bu Marş Bizim İnkılabımızı anlatır. İnkılabımızın ruhunu anlatır. Bunu ne unutmak nede unutturmak lazımdır. İstiklal Marşı’nda İstiklal Davamızı anlatması bakımından büyük bir manası olan mısralar vardır benim en beğendiğim yeride burasıdır:

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır Hakk’a Tapan milletimin istiklal.

Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır.

hürriyet ve istiklal aşkı bu milletin ruhudur. Tarihe Bakın:Bütün milletlerin bir esaret ve hürriyetsizlik devri geçirdikleri bir hakikattir. Fransa, İngiltere, Roma vilayetleri olmuşlardır. Almanya, Hun Eyaleti devresi geçirmiştir. Roma İmparatorluğunun kurulduğu İtalya Napolyon’a taabi olmuştur.İspanya;Arap, sonra Fransız İdaresine Girmiştir. Dünya tarihinde fasılasız hürriyet ve istiklalini muhafaza ve müdafaa etmiş bir millet vardır:

Türkler batı tarihinin milli kahramanı Versengetoriks, kendini talim ederek hemşerilerini kurtarmıştır. Bizim ona tekebül eden kahramanımız hürriyeti kaybedeceğini anlayınca nefsini ateşe vermiş ve küllerini bile düşmana teslim etmemiştir. İşte budur.İstiklal Marşı’nın bu pasajı asırlar boyunca söylenmeli ve bütün yar ve ağyar anlamalıdırki Türk’ün Mete hikayesinde olduğu gibi herşeyi hatta en mahrem hisleri bile tehlikeye girebilir fakat hürriyeti Asla. Bu pasajı Her vakit Tekrar ettirmek bunun için lazımdır. Bu demektir ki, Efendiler Türk’ün hürriyetine dokunulamaz.

Mehmet Akif Bey’in Atatürk’e bakışını şöyle ortaya koyabiliriz:Mithat Cemal Kuntay’ın “Mehmet Akif” Adlı Kitabı.Bu Kitabın 200. sayfasında yazar şunları anlatıyor.(1)

.O gün Sultan Ahmet’de bir kahveye oturduk:Ne oluyoruz konuşacaktır.Halbuki o,kabahati yakalanmış çocuk gibi önüne bakıyor,utanıyor,susuyordu,bir aralık gözünden sakalına bir damla çizgi uzandı:Ağlıyordu.

O,ömründe bir tek defa bir saadete vukuundan evvel inandı:İstiklal Zaferine

Doğacaktır Sana Vaadettiği günler hakk’ın,Kim bilir,Bel ki yarın Belki yarından da yakın.

-Bu sefer nasıl inandın?

-Başımızdaki kumandanı kim görse inanırdı! dedi

Aynı kitabında 195-196-197.sayfalarında yazar 1936 yılı yazında Akif’in yattığı odaya girerken, Hakkı Tarıkus’un odadan çıktığından bahseder. Kenidisine “Akif’i ziyaretinizin Atatürk’le bir alakası varmı?” diye sorar. O da, “Dün gece Florya Deniz evinde Atatürk’ün huzurundaydım. Akif’ten hastalığından, kur-an tercümesinden bahsedildi” diye cevap verir.

Mithat Cemal Kuntay “Atatürk’te Akif’e Karşı infial varmıydı?” diye sorar. Hakkı Tarıkus’da, Atatürk’ün şahsi infial taşımadığını, Akif’in kur-an tercümesinin en uygun eser olacağı hakkında kanaatini belirttiğini söyler. Ve ilave eder “Atatürk’ün de Kendisi(AKİF)hakkında Hüsnü niyetle dolu bulunduğunu anlattım” der.

Bu sözlere karşılık Akif bey Şunları söyler:

-Tarık Bey,Ben yemin etmem fakat işte yemin ediyorum;Ben milli mücadelede Atatürk’ün yanında bulundum;O’nu yakından tanıdım.Vallahi “AZİM,Eğer atatürk olmasaydı bu zafer kazanılmazdı.”

Mehmet Akif Bey’in Atatürk’e Bakış Açısını Bir Başka Örnekle Ortaya Koymak İstiyorum:(Bülbül Şiiri’nin Ankara’da Yazıldığı Zamanda Bu feryadın :Koptuğu rütek,sakarya savaşının karlı günlerinde,herkes Ankara’yı terk ederken yada terk etmeye hazırlanırken,O..”Telaşa mahal görmüyorum evvel Allah O’na(Mustafa Kemal’e ),O’nun askerliğine güveniyorum.Ordumuz İnşa-Allah galebe çalacak buna imanım var “diyerek pek çoğu mebus Ankara’da ki aydınları teskine çalışıyordu.(2)

Mustafa Kemal Paşa İle Mehmet Akif’i Kuvayi Milliye etrafında ilk meclisin çatısı altında görürüz.Ortak tarafları zafere imanları.Birisi mantığın,aklın,hesabın insanı.Diğeri İslami faziletin potasında alev alev bir Türk.İki Büyük Türk Bir hedefte şekillenir ve kökleşirler.

Mustafa Kemal Paşa yalnız adamdır buruk ve sancılı gğnleri vardır.Anadolu İsyanları içerisinde Orduları kumanda etmiş olan Mustafa Kemal Paşa Ankara’da Bir tek Nizami Bölüğün hasretini soluklanır.Diğeri,O menekşe Gözlü Paşa gibi kaderin bu soy ve millete ebediyet vaadettiğini bilir.

Mustafa Kemal Paşa’nın Azabına Dünyada dayanacak bir faninin var olup olmadığını tartışamazsınız,yoktur.İstiklal Marşı,O azabın şiirleşmesidir.Paşa’nın Kalbindeki Fırtına O mısralarda dinlenir.Eski Fransız Başbakanı Herriot ” Tarihte Askerin,Küçük Esnafın,Zenginlerin,Başarılı ve muhalifin,Din adamlarının,Kadın ve ERkeğin Etrafında çemberlendikleri Türk İstiklal Mücadelesi gibi bir kavga yoktur” diyor.Doğrudur ve Akif O Milli Mücadelede Kuvayi Milliye ruhunun destanını yazan şairdir. Mustafa Kemal Paşa’nın Kuvayi milliye ruhunun lideri ve beyni oluşu gibi.

1 Cevap
  1. 19 Şubat 2013

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir