GÖRME ENGELLİ DAĞCI İSTANBUL’U ANLATIYOR

Türkiye’nin İlk Görme Engelli Dağcısı ve Milli Atleti Necdet Turhan İstanbul’u anlatıyor. Görme engelli dağcı gözüyle İstanbul’u okuyalım.

Bir görme engelli olarak ilk kez 1987 yılında gittim İstanbul’a, arkadaşlarım davet etmişler, yaşadığım şehir olan Bursa’dan gelip almışlardı Beni… Yaz mevsimiydi, Oldukça sıcak günlerdi.

İki üç gün kaldım istanbul’da, Taksim’de, Eminönü’nde, Cağaloğlu’nda, Sultanahmet ve Beşiktaş’ta gezdik…

Eminönü’nün kalabalığı ve yoğun sesleri pek yormadı Beni, bir yanı ile denize açılan Hayli geniş bir meydan olduüundan zannederim. Balık ekmek yedik, Galata Köprüsü’nün altındaki kahvehanelerde oturduk. Sultanahmet’te, Cağaloğlu’nda dolaşmanın yorgunluğu sonrasında Galata Köprüsü’nün altında serinlemek, vapurların düdük sesleri içinde bir şeyler içmek, arkadaşlarımla sohbet etmek hayli güzeldi…

Sonrasında Taksim’e çıktık, İstiklal Caddesi’nde yüürmeye çalışmak bunalttı Beni… Beyoğlu’ndaki kalabalığın, seslerin Beni hayli yorduğunu fark edip arkadaşlarımdan rica ettim; “Lütfen sakin, daha sessiz yerlere götürün Beni, deniz esintiside isterim…” “Beşiktaş’a inelim” dediler…

Akşam saatleriydi, önce kahvehanelrinde, sonrada lokantalarında oturduk Beşiktaşsahilinin. Geç saatlere değin sohbet ettik. Ortaköy’e yüürdük… Üzerimizden geçen Boğaz Köprüsü’nün denize vuran işıklarını tanımladılar Bana arkadaşlarım, mutluydum, Beyoğlu yorgunluğu ardından dinlenmiştim… O yaz gecesi Boğazın serinliğini hisetmek, sakinliği içinde olmak iyi gelmişti Bana…

Ertesi gün efil efil esen Boğaz ruzgarının keyfini yaşayarak bir tekne ile Üsküdar’a geçtik… Arkadaşlar denizi Boğazın güzelliklerini anlattıkça körlüğümü unutuyordum. Üsküdar’da bir çay bahçesinde oturuduk… ve yine İstanbul ve yine İstanbul’un görkemi… Avrupa yakasının mimari silüetine bakarak; “asıl İstanbul bu yakadan seyredilir.” Diyordu bir arkadaşım. “Karşı yakanın mimari panoraması Üsküdar’dan çok hoş görünüyordu anladığım kadarı ile. Fakat o panoramanın içinde olmak, o trafik sıkışıklığı, o insan seli. O gürültü. “Galiba İstanbul’u uzaktan seyretmek daha güzel…” dedim içimden.

2000 Yılı’ndan itibaren hemen her yıl Avrasya Maratonu’na katılmaya başladım… Bu kez koşu klavuzm eşliğinde koşarak geçiyordum Boğaz’ı…

İstanbul’un Anadolu yakasından Avrupa yakasına Köprü üzerinden geçmek eş deyişle Asya’dan Avrupa’ya koşmak beni hep mutlu kılmış ve bana hep heyacan vermiştir… 2002 Yılı’nda katıldığım New York Maratonu esnasında da köprülerde koştuk. Fakat hiçbirinde Boğaz Köprüsü’nü geçerken yaşadığım duyguyu tadamadım…

2006 Yılı’nda Beş Kıtada Beş Maraton Beş Zirve projem kapsamında Avusturalya’ya gitmiş ve Sydney Maratonu’nu koşmuştum… Sydney Maraton parkuru Dünya’nın ünlü köprulerinden olan Sydney Harbour üzerinden geçiyordu. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta bu köprü üzerindede İstanbul Boğaz Köprüsü’nü çağrıştıran duygular vardı yüreğimde… Harbour Bridge’de koşarken tenimde hissettiğim Okyanus sularının ılık ruzgarları İstanbul Boğazı’nın serin esintilerini çağrıştırmıştı Bana.

Şu an düşünüyorumda gerek sporculuğum anlamında Avrasya Maratonu’nu koşarken, gerekse olağan gezmelerim esnasında Boğazın enerjisini alan her yer mutlandırmış Beni ve güzel anılar bırakmış belleğimde… örneğin … Geçtiğimiz yıl gitmiştim ’na ve üzülmüştüm; öncesinde niye buraya gelmedim diye… İstanbul yoğunluğunun orta göbeğinde ama bu yoğunluktan azade bir güzel ortam … Bir dahaki gidişimde spor malzemelerimi de götürüp antrenman yapmayı düşünüyorum orada.

Hülasa dost sohbetleri ile sevgi ile herkesin terennüm etmesi gereken bir güzel diyar Şehri İstanbul…

Ah birde Trafiği o kadar sıkışık, kaldırımları o kadar kalabalık ve gürültüsü o kadar fazla olmasa…

Biyografi;

“Türkiye’nin İlk Görme Engelli Dağcısı  ve Milli Atleti Necdet Turhan 1957 yılında Balıkesir’de doğdu, İlk, orta ve lise eğitimini Bursa’da tamamlayan Turhan 1994 Yılında ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak Mezun oldu.

Spora ODTÜ’de başlayan ve ODTÜ Dağcılık Kolu Onur Üyesi olan Necdet Turhan Beş Kıtada Beş Maraton Beş Zirve Projesi kapsamında Asya, Avrupa, Amerika, Avusturalya ve Afrika’da uluslar arası Maratonlar koştu. Beş Kıta Projesinin Dağlar bölümünde ise; Asya’da 5137 m. Ağrı, Afrika’da 5895 m. Kilimanjaro Zirveleri’ne tırmandı. Güncel hedef olarak Alp Dağlarının en yüksek noktası 4810 m. Mont Blanc Zirvesi’ne ulaşmayı amaçlıyor.

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir