ESNEME BULAŞICI MI

?

Doğrusunu söylemek gerekir­se, kimse esnemenin ne işe yaradığını bilmiyor. Tek bilinen, yorgunluk, sıkıntı ve endişenin esnemeye yol açması…

Aynı ağlama ve gülme gibi, es­neme de normal nefes almanın farklı bir çeşidi… Bu, bilinçli ol­mayan bir refleks hareketi… Ağız açılırken, insan normalden, daha derin ve daha uzun bir nefes alı­yor. Bu sırada, gözler yaşarıyor, çünkü yüz hareketleri gözyaşı bezlerine baskı yapıyorlar, insan esnedikten sonra gerilme ihtiyacı da duyuyor.

Doktorlar esnemenin kanın kimyasındaki dengesizliğe – fazla karbon dioksit ve yetersiz oksijen – karşı bir tepki olduğunu düşünü­yorlardı. Ancak deneyler, fazla karbon dioksitin daha derin nefes alınmasına neden olurken, bir es­neme ile sonuçlanmadığını gös­terdi. Aynı şekilde, havadaki oksi­jen yoğunluğunun artması da es­nemeyi engelleyemiyordu.

Esneme kısa bir süre için kalp atışlarını hızlandırarak beyne da­ha fazla kan gitmesine neden olu­yor. Bir teoriye göre de, esneme fazla nefes alınmasına neden ola­rak, kişinin tetik olmasını sağlı­yor. Esnemenin ilk insanların sü­rekli tetikte olmasında önemli bir rol oynadığı düşünülüyor.

Esneme, bilimsel açıdan bula­şıcı olarak kabul edilmiyor. An­cak, sıkıcı bir ders dinleyen öğ­renciler örneğinde olduğu gibi, aynı ortamda bulunan insanlar farkında olmadan birbirlerini tak­lit ediyor olabilirler. Eğer esneme gerçekten ilkel bir tepkiyse, grup­ların bunu birlikte yapması kadar doğal bir şey olamaz…

Kaynak: FOCUS / Ağustos 1996 / Soru-Cevap