ÇOCUKLARDA GECE YATAK ISLATMA

Çocukluğunda gece yatağını ıslatan anne ve babaların çocukları da aynı sorunu yaşamakta. Bu oran yüzde 77 civarında. hakkında neler biliyorsunuz?

Uyku sırasında farkına varmadan idrar yapma olarak tanımlanan; ‘gece altını ıslatma, en eski sağlık sorunlarından biridir. Çocukluk döneminin en sık karşılaşılan sorunlarından başlıcası; .

Çoğu zaman mesane gelişimindeki gecikme bu soruna neden olabilir. İlerleyen yaşla birlikte sorunun görülme sıklığı da azalmaktadır.

3 yaşındaki çocukların yüzde 40’ının altını ıslattığı halde bu oranın, 5 yaşında yüzde 20’ye, 6 yaşında yüzde 10’a gerilemekte. Gece yatak ıslatma, erkeklerde kızlardan 1.5-2 kat fazla. Bunun kesin nedeni bilinmemekle beraber, tıpkı ergenlik çağına girmede görüldüğü gibi kızlarda gerek sinir sistemi gerekse kaslardaki olgunlaşmanın biraz daha erken olmasına bağlanabilir. Ergenlikte ise her iki cinsiyette görülme oranı eşitlenir.

Gece yatak ıslatmanın, yüzde 98’i organik olmayan nedenlerle ortaya çıkmakta. Geriye kalan yüzde 2’si de işeme bozukluğu, idrar yolu iltihabı, idrar kanalındaki doğuştan bozukluklar, şeker hastalığı gibi önemli hastalıklardan oluşabilmektedir. İdrar kesesi ve idrar tutmaya yarayan kasların kontrolü, sinir sistemi tarafından yapılmaktadır.

Gece idrar kontrolünün sağlanması, uyku sırasında idrar hissinin algılanması, gece üretilen idrar miktarının azalması, merkezi sinir sisteminin olgunlaşması ve kasların gelişmesi ile ilgilidir. Yatak ıslatma sorununun ortaya çıkmasında bu faktörleri etkileyen birden fazla nedenin rol oynadığı biliniyor. Altını ıslatma sorunu, çocuğun büyümesi sırasında idrar kontrolü ile ilgili bu işlevlerin olgunlaşmasının gecikmesi ile ilişkilidir.

Bu , artmış gece idrar üretimi ve düşük gece-mesane kapasitesi bulunmakta. Ayrıca genetik geçiş de önemli bir faktördür. Çocuklukta gece yatağını ıslatan anne ve babaların, çocuklarında yüzde 77, tek ebeveyni ıslatıyorsa yüzde 44, aile öyküsü yoksa yüzde 15 oranında görülmekte.

çocuğun suçu değildir. Yatak ıslatma çocuğun bilinçli bir davranışı değil. Tam tersine mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durum. Yatak ıslatma, ceza ile tedavi edilemez. Tam aksine cezalandırma, ters etki yaratabileceği gibi, çocuğun özgüven ve direncini de kırıp psikolojik sorunlara neden olabilir.

Çocuğa ceza verilmesinin, sorunu çözmek yerine daha da derinleşmesine yol açabilir. Ancak, aileler yine de cezalandırma yöntemine başvurmakta. Yapılan bir çalışmada; çocukların yüzde 56’sının tenkit etme, çocuğun isteklerini yapmama, çocuğu aşağılama, sırlarını açığa vurma, dayak atma, uyanık tutma, ıslak bırakma, kilitleme, cinsel bölgeye acı vermek gibi cezalardan en azından biri ile cezalandırıldığı saptanmıştır.

Yatak ıslatmanın nedeni; tembellik ya da çocuğun suçu değildir. Bilinçli bir ıslatma söz konusu olmadığı için sorun ceza ile düzeltilemez. Tedaviye başlanmadığı sürece çocuğun, sorunu ortaya çıkartan nedenleri kontrol etmesinin mümkün olmayacaktır. Doğru tedavi için mutlaka konunun uzmanlarından yardım alınması gerekmektedir.

Gecikmeden zamanında yapılacak tedavi ile ortaya çıkabilecek; özgüven kaybı, içine kapanma ve başarıda düşüş gibi psikososyal sorunlar en başından engellenecektir.

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir