ÇOCUKLARDA ÇALMA DAVRANIŞI

ÇOCUKLARDA ÇALMA DAVRANIŞI

Çocukta doğuştan mülkiyet kavramı yoktur, bu nedenle çevresinde gördüğü, hoşuna giden yada gereksinme duyduğu eşyayı kendine mal etmeye ya da düşünmeden kullanmaya girişir. beş yaşına kadar bir sorun oluşturmaz.

Küçük yaşlarda çocuklar tarafından başkalarının eşyalarını izinsiz alma, kullanma davranışına sık rastlanır ; ancak bu tip davranışları “çalmak” olarak değerlendirmemek gerekir. Hatta bazı uzmanlara göre çocukluğunda önemsiz suçları işlemeyen yetişkin yok gibidir. Bu nedenle her izinsiz alma davranışının altında ciddi şeyler aranmamalı ve endişeye kapılmamalıdır. “Hırsız” sözcüğü çalmayı alışkanlık haline getirmiş çocuklar için kullanılır.

Neyin alma, neyin çalma olduğunu kesinlikle ayırmak güç olabilir. Gözlemlere göre öte beri aşırma beş ile sekiz yaşları arasında oldukça sıktır. İzinsiz alınan eşyalara yalan da eklenebilir. Örneğin izinsiz alınan eşya çocuk tarafından, “buldum”, “kendi paramla aldım”, “ödünç aldım” gibi sözlerle açıklanabilir. üzerinde daha önemle durulmalıdır. Bu tür yapılan açıklamalarda anne-babaların varolan olasılıkları iyi değerlendirmeleri gerekir.

Çalma, bir uyum ve davranış bozukluğu belirtisi olarak kabul edilmeli ve aynı zamanda bir yardım çağrısı olarak değerlendirilmelidir. Hırsızlık , evden ve okuldan kaçma, gece korkuları gibi belirti ve davranış bozukluklarıyla da birleşmişse psikolojik ve eğitsel açıdan önlem almak gereklidir.

Yapılan hırsızlıklar, çeşitli kategorilere göre şöyle ele alınabilir:
1.Çalınan Eşyanın Kullanılması
• Yarar Sağlamayan Hırsızlıklar:
Çocukların genel çalma biçimidir.

• Cömertlik Hırsızlıkları:
çalınan eşya dağıtılır. Bu hırsızlıklar değer kazanmak ve veya kendinden söz ettirmek amacıyla yapılır.

• Gereksinim Hırsızlıkları:
Yoksul, evden kaçan, ya da amaçsız dolaşan çocuklarda görülür. Çoğunlukla çocuk ya da genç ihtiyaç duyduğu şeyi elde etmek için çalar. Ancak hırsızlığın kötülüğünü kavramış olan çocuk ihtiyacı ne denli güçlü olursa olsun bunu hırsızlıkla doyurma yolunu seçmez.

2. :
• Saldırgan Hırsızlık:
Bu hırsızlıkta zarar verme amacı baskındır.

• İçtepisel Hırsızlık:
Bir plan yapılmadan, üzerinde düşünülmeden çalma gerçekleştirilir.

• Zevk Hırsızlığı:
Bu tür suçlar ergende ve çete suçlarında görülür. Yeni ve heyecan verici deneyimler yaşamak ya da çevresini atlatarak bir üstünlük veya egemenlik duygusu kazanmak amacı yatmaktadır. Çocuk ve ergenlerde bu isteklerin doyurulması doğal ruhsal gereksinmedir. Bu tip hırsızlıklar genellikle gruplar halinde işlenir ve çoğunlukla çalınan eşya bir gereksinimi karşılamaya yönelik değildir.

• telafi Hırsızlıkları:
Aşağılık duygusu olanlarda, çekingen ve duygusal kişilik yapısındakilerde görülür. Burada sevgi eksikliği telafi edilir.

ÇALMA DAVRANIŞININ NEDENLERİ:

• Çocuk ve gençlerin hırsızlıklarının bir bölümü ana baba baskısına ya da duygusal paylaşım eksikliğine karşı geliştirilmiş bir davranış olabilir.

• Hırsızlık ana baba veya başka otoritelere yönelik bir tepki olabilir. Burada hırsızlık başkalarına ait şeyleri çalma yoluyla onları atlatmak ve onlardan daha üstün olduğunu kanıtlamak ya da onların emir ve yasaklarına karşı gelmek için yapılabilmektedir.

• Yinelenen çalmaların en önemli nedenlerinden biri çocuğun kısa ya da uzun süreli doyumsuzluğudur. Sevilmediğini yada bir nedenle anne-babasının ilgi ve sevgisini yitirdiğini sanan bir çocuk çeşitli yollardan bu sevgiyi geri kazanmaya çalışır. Çalma bu yollardan biri olabilir. Örneğin, bir kardeş doğumuyla bütün ilgi ve sevgini kardeşe yöneldiğini gören veya öyle sanan çocuk, kendisini yüzüstü bırakan anneden öç almak için annenin çantasından para aşırabilir. Sevgi açlığı ile çalma ilişkisinin en belirgin örnekleri ana baba yoksunluğu olan çocuklarda görülür. Öksüzler yuvasında, yiyecek saklamaları, eşya biriktirmeleri, çalmaları sık olan çocuklar, evlat edinildiğinde, sevgi ve ilgi görüyor olmalarına rağmen, yeni evinde sevildiği ve benimsendiği duygusu iyice yerleşinceye dek bu davranışı sürdürürler.

• Yaşına uygun olgunlukta olmayan, her isteğine evet denmiş çocuklar başkalarının eşyalarını almakta sakınca görmeyebilirler.

• Hırsızlık genellikle öç alma, itici davrananları yaralama, cezalandırma amacı güder.

ÖNERİLER
• Genellikle evin dışına taşmayan aşırma ve çalmalardan çok kaygılanmak gerekmez; ancak aşırmaların sık oluşu ve alınan objelerin değeri sorunun önemli olduğunu gösterebilir.
• Ana babaların çalmalar karşısında soğukkanlı davranmaları gerekir. Ağır suçlamalar, evden atma, dayak gibi cezalar sorunu çözmediği gibi daha kötüye götürür, yeni sorunlar doğurabilir; bu nedenle okul yöneticilerinin de çok duyarlı davranmaları yerinde olur. Özellikle ilk çalmalarda duyarlı ve bağışlayıcı olmak yerinde olur.
• Çocukların izinsiz almalarında, çalmalarında en doğru yol alınan eşyanın geri verilmesidir. Böylece çocuk suçlanıp hırpalanmadan, etiketlenmeden yaptığı davranışın onaylanmadığını ve bu davranışından kazançlı çıkmadığını görmüş olur.
ve yeniden eğitim amacıyla alınacak önlemlerden biri, bireysel ve toplumsal haklara saygı göstermeyi ve sahip olma dürtülerine engeller koyabilmeyi öğretmektir. Bu konuda ana babaların da doğru örnek olmaları gerekir.
• Çocuklara 7-8 yaşlarından itibaren, uygun miktarda, düzenli harçlık verilmesi uygun olur. Verilen paranın miktarı iyi ayarlanmalıdır. Gerçek ihtiyaçlar gözönünde tutulmalıdır.
• Ana babaların davranışları dengeli ve tutarlı olmalı, aşırı sevgi ya da katı bir otorite üzerine kurulmamalı. Ana babalar çocuklarını bağımsız davranma hakkından yoksun bırakmadan korumaya özen göstermelidir.
• Meydan okuyan, anti-sosyal davranışlarını doğru göstermeye çalışan gençler karşısında ana baba ve eğitimcilerin tutarlı ve hoşgörülü, soğukkanlı davranışları başarının önkoşullarıdır.
• Ciddi ve karmaşık durumlarda bir uzmanın yardımına da başvurulmalıdır. Okul yönetimi, Rehber Öğretmen, anne-babalar karmaşık durumlarda sorunu çözmek için bir üst kuruluşlarla işbirliği yapmalıdır. Kimi davranış bozukluklarında ilaç kullanımına gidilebilir.

Günümüzde artık çocuklar yetiştirilirken geçmişteki hatalı davranışlardan dersler çıkartılmalıdır. Okullarda yöneticiler, Rehber Öğretmen, anne babalar iyi birer gözlemci olarak, hatalı davranışları zamanında görüp, uygun çözüm geliştirilmelidir.

Unutmayalım, her şeyin başı sevgidir.

İbrahim ELİBAL
Uzman Psikolojik Danışman.

3 Yorum
  1. 29 Nisan 2013
  2. 13 Mayıs 2013
  3. 20 Mart 2015