ÇOCUKLAR MİKROPLARDAN NASIL KORUNABİLİR

?

Çocuklar neyin kirli neyin temiz olduğunu bilemedikleri için mikropları adeta kendine çekerler. Bazı konulara dikkat ederek çocuklarınızı hastalıklardan koruyabilirsiniz. Mikroplarla dolu ortamlardan çocuklarınızı korumak için neler yapabileceğimize yönelik ayrıntılar ise şöyle…

Evinizde, okulda veya dışarıda çocukların mikrop kapıp hastalanabileceği birçok yer var. Bazı konulara dikkat ederek ve alacağınız önlemlerle çocuklarınızı hastalıklardan koruyabilirsiniz.

İşte çocukların kolayca ulaşabileceği kirli yerler:

Diş fırçası kabı: 2011 yılında yapılan araştırmaya göre, diş fırçalarını sakladığınız fincan ya da kap evdeki en kirli üçüncü nokta. Diş fırçalarının yanında sifonu çekmek mikroplu su damlacıklarının havada duman şeklinde fırçalara bulaşmasına yol açıyor. Temizlemek için, diş fırçalarını yüksek sıcaklıktaki bulaşık makinesinde yıkayın ya da her hafta sıcak suda fırçaları yıkayıp dezenfektan mendille silin.

Evcil hayvanların bulunduğu yerler: Evcil hayvanlar ile çocuklar birbirlerini çok severler. Ancak evcil hayvanlar dışkıları, tükürükleri ile çocuklara bakteri, virüs ve parazit bulaştırabiliyorlar. Bu hayvanların oyuncakları ya da kaseleri koliform (Salmonella ve E.coli gibi bakteri ailesi) kaynağı olabiliyor. Çocuklar evcil hayvanlarını sevdikten sonra mutlaka ellerini yıkamalılar. Kedi, köpek, kuş gibi evcil hayvanları öpmemeliler.

Arka bahçe: Uzmanlar, çocukların topraktaki bakterilerle temas etmesinin iyi olduğunu söylüyorlar. Ancak bazı riskleri de göz önüne almalısınız. Çocukların hayvanların dışkılarının olduğu yerde oynamasına izin vermeyin. Çocuğunuzun DBT (Difteri, boğmaca, tetanos) aşısını yaptırdığınızdan emin olun. Böylece bahçede karşılaşabileceğin kesikler nedeniyle oluşan tetanosdan çocuklarınızı koruyabilirsiniz.

Buzdolapları: Sızdıran bir et poşeti, dökülmüş süt çocukların buzdolabında en çok ilgilendiği yerlerdir. Salmonella, campylobacter ve karın ağrısı ve kusmaya yol açan norovirüs gibi hastalıklar mutfakta yaygındır. Bulaşmasını önlemek için hemen bozulan yiyeceklerin uygun şekilde saklanması gerekiyor. Buzdolabının duvarlarını ve raflarını iyice yıkayın ve dezenfekte edin.

Dışarıdaki hayvanlar: Hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, çiftlikler ve okul gezilerinde çocuklar öğrenmek için hayvanlarla daha fazla yakın oluyorlar. Buralar aynı zamanda bakterilerin yayıldığı alanlardır. Özellikle küçük çocuklar daha fazla risk altındalar. Bu alanlarda çocuklar asla yanlarına yiyecek, içecek ya da biberon, emzik veya oyuncak almamalıdır. Hayvanlara dokunduktan sonra hemen ellerini yıkamalılar.

Yerler: Yiyecek kırıntıları, yağlar, mutfakta dolaşan insanlar ya da evcil hayvanlar mutfak zeminini kirletiyor. Halılar ve sert zeminler toz maytları, küf, yiyecek kırıntıları, dışarının kiri ve hatta böcekler tarafından kirleniyor. Mutfak zemini alerjileri ve astım ataklarını tetikleyebilir.

Durgun sular: Şiddetli yağan yağmur sonrası ya da karlar eridikten sonra yerlerde kalan durağan sular çocukların oyun alanı olabiliyor. Ancak bu alanlar küf, bakteri ve sivrisinek gibi böcekler için beslenme yeridir. Çocuklara buralarda birçok virüs bulaşabilir.

Okuldaki mikroplar: Okul tuvaletlerinde ve musluklarda normalden 800 kat daha fazla mikrop bulunuyor. Plastik yemekhane tepsileri de mikrop taşıyan diğer önemli noktalardır. Fakat başka bir araştırmada ise çocuklar el temizleme jelleriyle ellerini temizlediklerinde ve sıraların üstü gibi bölgeler her gün dezenfekte edildiğinde hastalıkların yarı yarıya azaldığını tespit edildi.

Spor ve jimnastik salonları: Çocuğunuza hafta sonları özel ders aldırıyorsanız, okullardaki yüzme, jimnastik kurslarında MRSA gibi bakteriler kolayca yayılabiliyor. Bu bakteri vücuda kapanmamış kesiklerden ya da açık yaralardan girer. Arkadaşınızla aynı havluyu paylaşma ve güreş gibi temas sporları yapma da hastalıkların bulaşmasını kolaylaştıran başka bir yoldur.

Kum havuzu: Parklarda ya da okulların bahçelerindeki kum havuzlarında kumdan fazlası bulunuyor. 2010 yılında yapılan bir araştırma kum havuzlarının 2,5 santimetresinde 7 bin 440 bakteri bulunduğunu gösterdi. Bu bakteriler insanların tükürüğünden, ellerinden, yiyeceklerden, kedi ve köpeklerden, bebek bezlerinden geliyor.

Alışveriş merkezleri: Özellikle grip ve soğuk algınlığı mevsiminde kapalı alışveriş merkezlerinde her türlü mikrobun çocukları beklemesi şaşırtıcı değil. Araştırmalar asansör tuşlarının, video oyun konsollarının, merdiven parmaklıklarının ve ATM’lerin mikroplarla dolu olduğunu gösteriyor. Çünkü bu noktalar düzenli olarak temizlenmiyor. Ellerinizi yıkamak yardımcı olabilir, ancak ortak kullanılan tuvaletler, musluklar, lavabolar da çok fazla mikrop barındırıyor.

Çocuklar mikropları çeker: Çocukların sıklıkla yaptığı davranışlar mikropları davet eder: burunlarını karıştırma, tırnaklarını yeme ya da burnu akınca elleriyle silmek gibi. Ve daha sonra birçoğu ellerini yıkamaz. Ellerinizi yıkama soğuk algınlığı, grip ve diğer bulaşıcı hastalıklara karşı korunmada ilk sırada yer alır. Çocuklarınıza ellerini ne zaman ve nasıl yıkayacağını öğretin.

Ellerinizi nasıl yıkamalısınız?

Yemek hazırlamadan önce, tuvaletten sonra, hapşırdıktan, öksürdükten ve burnunuzu temizledikten sonra ellerini yıkaması gerektiğini çocuğunuza sık sık söyleyin. Ilık su ve iyi bir sabunla ellerini güzelce nasıl yıkayabileceğini çocuğunuza öğretin. Yaklaşık 20 saniye boyunca parmaklarının arasını, tırnaklarının altını ve ellerinin üstünü iyice ovalamasını sağlayın. El temizleyici jeller de iyi bir alternatif olabilir. Ancak bunlar görünmeyen kirleri yok etmiyorlar ve ayrıca çocuklar tarafından yutulması halinde zehirli olabilir.