ÇOCUKLA İLETİŞİM

ÇOCUKLA İLETİŞİM

Çocuğun başta gelen ihtiyaçlarından biri de ailesiyle iletişim kurmaktır. Çocuk, beslenmek, uyumak, sevilmek ve oynamak kadar konuşmak, duygularını, korkularını, düşüncelerini paylaşmak da ister, bunu yaparken konuşmakla yetinmez, anne babasına dokunur, sarılır. Anne babasının da onunla konuşmasını, anlattıklarını dinlemesini ve ona bir şeyler anlatmasını, bunları onu kucaklayarak, sarılarak tamamlamasını bekler.

Bu bekleyiş aslında tüm insanlarda da vardır. Bunlar, çocuğun hayatında çok önemli yer tutar. Sevgi ve ilgi, değerli çiçeklerimizin güneşi, suyu, iletişim de toprağı gibidir.

İletişim temel olarak, kişiler arasında bilgi, duygu, düşünce ve isteklerin sözle veya diğer yollarla aktarılması şeklinde tanımlanır. İletişim kurmak, sadece konuşmak değildir, susmayı, bakışları, ten temasını, duruşları, oturma biçimi de kapsar.

Çevresindeki kişilerle kuracağı iletişim, her yaşta, her insanın yaşamı için önemlidir. Hayatın temel taşlarından biridir. Toplum içinde yaşayan kişinin kendisini doğru ve etkili olarak anlatabilmesi, yaşantılarını sağlıklı ve dengeli bir biçimde sürdürebilmek için de gereklidir.

Hepimiz, zaman zaman birileriyle dertleşmeyi, sevinçlerimizi paylaşmayı, bilmediklerimizi, merak ettiklerimizi öğrenmeyi isteriz ve bunun için özellikle bizi dinleyen, anlayan kişilerle konuşmayı tercih ederiz. Bu durum, çocuklar için de aynıdır. Hatta hayatı yeni tanımaya başlayan, bu süreçte ailesinin desteğini bekleyen çocuk için daha da önem kazanır.

İletişim süreci doğumla hatta doğumdan önce başlar. Bebek, önce farklı şekillerde ağlayarak ve bedenini hareket ettirerek annesiyle iletişim kurar, sonraları söylenenleri algılar ve son olarak konuşmaya başlar. Konuşması zamanla gelişir ve hareketlerin yanında konuşarak da iletişimde bulunur. Büyüyüp geliştikçe ailesi ve çevresiyle kurduğu iletişim daha güzel daha farklı boyutlara ulaşır. Onun kendini, hislerini, duygularını doğru ifade edebilmesi, başkalarından ona gelen ifadeleri doğru algılaması, herkesle rahat ve iyi iletişim kurabilmesi, anne babasından görüp öğrendiklerine ve onlarla kurduğu iletişimin niteliğine bağlıdır.

Çocukla kurulan iyi ve etkili iletişim, onun kendisini değerli, sevilen ve önemsenen biri olarak hissetmesini, anne babasınıysa güvenilecek, saygı gösterilecek kişiler olarak görmesini sağlar. Bu yaşantılar ve duygular, onun ailesini, dünyayı ve hayatı olumlu yönleriyle tanımasına, anne ve babasının onu, onun da anne babasını daha iyi anlamasına, duygularını ve karşılaştığı durumları onlarla korkmadan, rahatça paylaşmasına, tehlikelerden, zararlı alışkanlıklardan korunmasına ve sağlıklı psikolojiye sahip bir birey olmasına olanak verir. Bunların yanında onun öğrenme ve sosyalleşme sürecini de destekler.

Kendisiyle anlayışlı bir şekilde konuşulmayan, duygularını anlatmasına fırsat verilmeyen, en ufak bir korkusunda ya da hatasında azarlanan, alay edilen ve aşağılanan çocuk, kendisini değersiz, işe yaramaz olarak görür, her şeyi içine atar, bunun sonucunda ruhsal rahatsızlıklar oluşur. Ayrıca ailesinden göremediği ilgiyi başkalarında arar, yaşadıklarını, onlarla yaptıklarını ailesine anlatmaktan korkar. Bu durum madde bağımlılığı başta olmak üzere pek çok olumsuzluğa davetiye çıkarır.

İyi etkili iletişim, ayrıca çocuğun travmatik bir olayla karşılaşması halinde bu olayların etkilerinin daha kolay atlatabilmesine de yarar sağlar. Kısacası anne babasının çocuğuyla konuşması, ona güzel sözler söylemesi, bu sözleri sarılarak, onu öpüp kucaklayarak tamamlaması, çocuğa en az beslenmesi kadar yarar sağlar.

Kim istemez sevdikleriyle böylesine güzel duyguları yaşamayı, kendini dinleyen kulakların, sevgiyle bakan gözlerin, gönlünü okşayan tatlı dillerin ve güven veren sıcacık ellerin olmasını?