BEBEKLERDE GAZ OLUŞMASI VE ÇÖZÜM YOLLARI

Nedenleri ve Çözüm Yolları

Yeni doğum yapmış bir annenin en büyük sorunlarından biri bebeğin yaşadığı gaz sorunudur. Bu sorunun en şiddetli şekilde kendini gösterdiği 2.-4. aylar arası, bebekliğin en çileli dönemidir. Bu yüzden olmalı, tarih boyunca, bebeklerin gaz sorunuyla ilgili bir sürü faraziye ortaya atılmış, buna uygun tedavi yöntemleri tavsiye edilmiş, fakat hiç biri faydalı olamamıştır.

Bebeklerde gaz sorunu, doğumdan sonraki yirminci günde ortaya çıkar, ilk yirmi gün zayıf olan ağız içi adalelerin kuvvetlenmesi ile çocuk hava (gaz) yutmaya başlar. Bu da bazen çok şiddetli ve tüm aileyi ayağa kaldıran gaz sancılarına neden olur.

Erişkinlerde de olan bu fizyolojik hadise niçin bebeklerde böyle bir probleme neden oluyor? Bu sorunun cevabı çok basittir: Erişkinler hareket edebilmekte ama bebekler edememektedir. Meselâ, ameliyat olan erişkin hastalar, en kısa sürede ayağa kaldırılıp yürütülürler, çünkü yürü­mezlerse korkunç gaz sancıları olacaktır. Aynı se­beplerle, bebeklerin de gaz sancıları, 4. aydan itibaren sağa sola dönmeye başlamalarıyla birlikte sona erer. Artık bebek hareket edebilmekte ve yuttuğu havayı bu esnada dışarı çıkarmaktadır.

Geçmiş dönemlerde gaz problemi daha az yaşanıyor, hatta hiç yaşanmayabiliyordu. Bunun nedeni, beşik ve salıncak gibi bebeği sürekli hareket halinde tutan yatakların kullanılmasıydı. Beşiğin ya da salıncağın sık sık sallanması, bebeğin sabit kalmasını engelliyor ve sürekli hareket halinde olmak onu rahatlatıyordu. Ancak modern çağda beşik ve salıncakların yerini sabit yatakların alması, bebeğin iyice hareketsiz kalmasına neden olduğu için gaz sorunu ortaya çıktı.

Doğumdan sonraki ilk 20 gün gaz iyi çıkarılmazsa, bebek bazı haberciler göndererek aileyi uyarır; çok hıçkırık tutar, alttan çok gaz çıkarır, emerken karnından gurultular gelir. Durum devam ederse, Yirminci günün akşamı bebek aileyi ayağa kaldırır. Bunun üzerine genellikle annenin “üşüttüğü”, yememesi gereken gıdalar yediği gibi varsayım­larda bulunulur. Hatta bazen, annenin sütünün “gazlı” olduğu düşünülerek, bebek sütten bile kesilebilir. Oysa annenin yedikleri ve içtikleri ile bebekteki gaz arasında hiçbir ilişki yoktur. Annenin yediklerine bağlı olarak, anne bağırsağı içinde oluşan gazın, bağırsak cidarını geçerek kana karışıp, süte geçmesi, sütten de bebeğe geçmesi düşüncesi bir hayal ürünüdür. Annede bazı gıdalar gaz yapabilir, ama bu sadece annenin sorunudur, bebeği etkilemez.

Bebeğin aşırı yemesi sonucu oluşan sıkıntı hali de gaz sancılarına çok benzer ve sık sık birbirine karıştırılır. Aslında bunları birbirinden ayırt etmek çok kolaydır. Bebeğin kakası normalde altın sarısı renkte olmalıdır. Kaka sarı iken yeşile dönerse, bu onun lüzumundan fazla yediğini ve bunun da ona sıkıntı verdiğini gösterir. Yeşil kaka, seyrek olarak, ishalde ve enzim eksikliklerinde de görülebilir, ishalde izah kolaydır, enzim eksikliğinde ise, bebek ilk günden itibaren yeşil kaka yapar.

Çözüm var mı?

Bebekteki gazı ortadan kaldıracak bir ilâç yoktur. Zira hadise kimyasal değil, fizikseldir. Bazı otların ve çayların gaza iyi geldiği gibi iddiaların nedeni, bu bitkilerin, bilhassa rezenenin potasyumdan zengin olması nedeniyle bağırsak hareketlerini arttırmasıdır. Ancak bağırsak hareketlerini azaltan spazm çözücü ilâçların, sorunu büsbütün kötüleştireceği asla unutulmamalıdır.

Bazı durumlarda bebeğin kucağa alınıp gazının çıkarılması yeterli olmayabilir, bebek kucakta iken yürümek de gerekebilir. Çoğu zaman bebek arabaya bindiğinde gazı geçer, bunun nedeni, motor veya egzoz sesi değil, arabanın hareketidir. Yani bebeklerdeki gaz sorununu gidermenin tek çaresi, onları yediklerini çıkarmayacak biçimde, hareket ettirmektir.