ABD’NİN KÜRT KARTI – kitap özeti – Turan YAVUZ

- kitap özeti

KİTABIN ADI 
ABD’nin Kürt Kartı  
KİTABIN YAZARI  
  
YAYIN EVİ VE ADRESİ  
Milliyet Yayınları Kefeli Köy Cad.No:35 / 80890 Büyükdere / İSTANBUL  
BASIM TARİHİ  
1993  
KİTABIN YAYIM MAKSADI  

Amerika’nın Kürt Politikasını tüm ayrıntılarıyla göz önüne sermek 

KİTABIN ÖZETİ :

A. BİRİNCİ BÖLÜM : ABD başkanı George Bush’un başladığında kürt kartını nasıl kullanmaya çalıştığını anlatmakla başlıyor. Kürtlerin kaderi
Bush’un yazlık evi ’taki bir balık avında Körfez Savaşı başlamadan 6 ay önce tayin edilmişti.

B. İKİNCİ BÖLÜM : Bu bölümde geçmiş anlatılmaktadır. 1946 yılında İran’da kurulan ve kısa ömürlü olan Kürdistan cumhuriyetinden itibaren 1970’lerin başına
kadar bölgedeki güçlerin ve ABD’nin soruna nasıl baktıkları anlatılmaktadır.

C. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : Bu bölümde ABD’nin siyasi ve kirli işler tarihine, ünlü “Pike Raporu” olarak geçmiş olan ve 1970’li yıllarda ABD’nin İran ile birlikte,
Kürtlere karşı oynadığı oyunları ele alıyor.

D. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : Bu bölümde; 1970’lerin sonunu konu ediyor. Bu bölüm Molla Mustafa Barzani’nin ABD’de kaldığı yıllarda, ABD Başkanı Jimmy Carter’e yazdığı
mektupları göz önüne seriyor. Bu arada 1979 yılında “Devrimci Muhafızlar” adıyla Tahran’daki ABD Büyük Elçiliğini ele geçiren öğrencilerin, büyükelçilik
kasalarında bularak yayınladıkları CİA kriptoları ve kürtlerle ilgili bir CİA raporuna da bu bölümde yer verilmiştir. 

E. BEŞİNCİ BÖLÜM : İran ile Irak arasında 1980 yılında patlak veren savaş ile başlıyor ve 1980’li yıllarda kürtlerin bu çatışmada ve bölgede oynadıkları
role değiniyor.

F. ALTINCI VE YEDİNCİ BÖLÜM : Bu iki bölümde kürtlerin, ABD körfez senaryolarında nasıl yer aldıklarına değiniliyor. Başkan Bush yaptığı bir konuşmada Irak
halkını Saddam’a karşı ayaklanmaya çağırmıştır. Ayaklanma çağrısını yanlış gruplar değerlendirmişlerdir.

G. SEKİZİNCİ BÖLÜM : Bu Bölümde, Kürt mülteci krizi ile birlikte Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL İle George Bush arasındaki dostluk, kürtlerin geleceklerini nasıl
etkiledi? Özal devreye girmeseydi bugün İncirlik’teki Çekiç Güç olur muydu? Daha da önemlisi, başkan Bush’un Kürtlere yaklaşımı nasıldı? Sorularına cevap
aramaktadır.

H. DOKUZUNCU BÖLÜM : Amerikan yönetiminin 1992 yılındaki Kürt yaklaşımını anlatıyor. Ayrıca, George Bush’un Kürtlere yönelik politikasında önemli bir rol
oynayan iki önemli raporda ayrıntılarıyla ele alınıyor.

I. ONUNCU BÖLÜM : “şimdi ne olacak?” Başlığını taşıyor. 3 kasım 1992’de ABD’de başkanlık seçimleri yapıldı ve Amerikan halkı başkan Bush’u emekliye sevk
etti. Şimdi Amerika Bill Clinton dönemine başlıyor. Yani 1968’liler iktidarda. Bu dönemde ABD-TÜRK ve ABD-KÜRT ilişkileri nasıl olacak? Yeni iktidarda
kimler var? Gibi sorulara cevap veriyor.

SONUÇ OLARAK :

ABD Kuzey Irak’ta bir bağımsız Kürt devleti istiyor mu? Washington bölgede bir Kürt devleti kurulmasına gözmü yumuyor? Bu sorular uzun bir süredir tartışılmakta,
kimine göre dünyanın şu sıralardaki tek süper gücü gözetiminde Kuzey Irak’ta bir kürt devleti kurulmaktadır, kimine görede ABD’nin buna ne gücü vardır,
nede eğilimi. İşin enteresan tarafı tüm bu sorulara cevap net bir şekilde hayır değildir.

2 nci dünya savaşından bu yana ABD Ortadoğu bölgesinde Kürtler ile uzun bir süre flört etmiştir. Bu yakınlık 1975 yılında CİA’nın İran ile birlikte Irak’taki
Kürt gruplarını silahlandırdığı yıllarda doruk noktasına çıkmıştır. Ancak daha sonra Henry Kissinger’in Molla Mustafa Barzani’yi Saddam Hüseyin’e karşı
yapayalnız bırakması, Washington’un Kürtleri sadece bir “kart” olarak kullandığını ortaya çıkarmıştır. Bir başka deyişle ABD için Kürtler satranç tahtasında
nereye, nasıl gideceği önceden hesaplanmış piyonlardan başka birşey değildir.

ABD geçen yılki körfez krizine kadar Kürtlere yönelik satranç stratejisini sürdürdü. Aynı dönemlerde Cumhurbaşkanı Turgut Özal’da Kürt sorunu konusunda
adeta tavla oynarmışcasına davranıyordu. Yani zarı atıp gelen sayıya göre hareket ediyordu.

Savaştan sonra ise roller değişti. Türkiye izlediği politika ile Kürt sorunu ile daha fazla aşır neşir oldu. Kendisine bir strateji saptamaya başladı. Sözkonusu
strateji henüz tamamlanmamış olsa bile, Türkiye artık geleceğe yönelik planlar yapmaya başladı. Kısacası tavla yerini satranca bıraktı.

Aynı sıralarda ise Washinton’da tavla satrancın yerini alıyordu. Soğuk savaşın sona ermesi ve körfez krizi ile birlikte gelen belirsizlikler ABD’nin ortadoğunun
kaygan kumlarında bir strateji saptamasını engellemektedir.

Bugüne kadar Washington’un kesin çizgiler ile saptanmış bir Kürt politikası bulunmuyor. Ancak, geçen yıl Kuzey Irak’ta yapılan Kürt seçimleri, kurulan parlemento,
atanan bir başbakan ve bunun sonucunda bir araya getirilen bir ordu Washington’dan gelecek “yeşil ışığı” beklemeye koyuldu. Yeşil ışığın ne zaman yakılacağı
da ABD’nin 42 nci başkanı seçilen Bill CLİNTON iktidarının önümüzdeki dönemde yapacağı çıkar saptamalarına bağlı olacaktır.

SONUÇ :

A. KİTABIN ANA FİKRİ :

ABD’nin Kürt politikasındaki amacı şimdilik, Saddam’dan kurtulma çabalarına hizmet etmektedir. Ancak K.Irak’ta kurulan parlemento, oluşturulan bir ordu,
yani belki bağımsız bir Kürt devleti, Washington’dan gelecek yeşil ışığı beklemektedir.

B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER : Yoktur.

C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

Eser ABD’nin birçok insan tarafından bilinmeyen yakın geçmiş zaman ve orta vade politikalarını belgeleriyle birlikte ortaya koyması dolayısıyla okunması
gereken faydalı bir eserdir.

Not: Kitap içeriğinden yazarı sorumludur...

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir