23 NİSAN 1920 HAKKINDA YAZI

23 NİSAN 1920

Çocuk anılarında geçmişten bu güne gelen yansımalarla, anılarla anımsanır . Çiçeklerle, daima gülümseyen baharla birlikte.

On yıllar öncesi Başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün öğrencilerine, çocuklarına verdiği anlamlı armağanlardan biri de 23 Nisandır.

Şimdilerde dünyanın çeşitli yörelerinden yurdumuza gelen çocuklarla birlikte kutluyoruz ’nı. Diğer ülkelerden gelen çocuklar kendi kültürlerine ait müzikleri, dansları ve neşelerini paylaşıyor bizimle ve dünyayla.

23 Nisan Çocuk Bayram’ı kocaman bir şenlik olmuştur artık yeni yüreklerde. O gün neler olmaz ki… Mecliste çocuk sesleri yankılanır, yönetim koltuklarına geçici de olsa çocuklar oturur, yılda birkez dahi olsa güzel duygular yönelir geleceğin neleri getireceğini bilmeden. Ancak bilinen şu ki Mustafa Kemal ATATÜRK, neşelenir, mutlu olur çocuklarıyla.

Uzun ve dop dolu bir öyküdür yaşamı. Bir yanında Osmanlı İmparatorluğu vardır. Karadeniz ve Marmara’nın bir birine karıştığı derin mavi su yolunun kıyısında oturan eski İstanbul. Padişahlar, sultanlar. Gecikmiş bin bir gece masalları. Diğer yanında Ege kıyılarında Selanik kenti öyküleri ve Mustafa Kemal. Burada doğmuş, ilköğrenimini burada yapmış, yeni bir yürek. Babasını ve kardeşlerini türlü acılarla burada kaybetmiş. Hep anlatıldığı gibi eğitimine mahalle mektebinde başlamış, imparatorluğun diğer okullarında eğitimini sürdürmüş ve tamamlamıştır. Asker olarak sürdürdüğü hayatında oldukça önemli görevlerde bulunmuş, imparatorluğun hemen hemen her yerinde görev yapmıştır. Kurtuluş Savaşı’nı başlatan meşaleyi Samsun’da yakmış, Erzurum ve Sivas kongreleriyle önemli mesafeler almıştır.

27 Aralık 1919’da Ankara’da düğün vardı. Mustafa Kemal onu seven yüreklerin çoşku ve güvenleriyle Anadolu pilatosunun yüksek inancına sadece bir meclis değil, kurtuluş, bağımsızlık, demokrasi ve cumhuriyet inşa etmeye gelmişti. Ulusu onunlaydı. Gelecek güzel günler onunlaydı.

Mustafa Kemal hazırlıklar tamamlanınca 21 Nisan’da yayınladığı bir bildiriyle meclisin günü toplanacağını açıkladı. İşte o gün, halkın çoşku içerisinde çevresini sardığı millet meclisi ilk toplantısına başladı. Mustafa Kemal’in düş ve düşüncelerinden en önemlisi gerçekleşmişti. Millet Meclisi 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal’i başkanlığa seçti.

Ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devlet doğmuştu. Bu egemenliği ulusu adına kullanan meclisin iki temel ödevi vardı artık:
-Ulusu zafere taşımak,
-kurulan yeni devletin kalıcılığını sağlamak.

Bağımsızlığı, özgürlüğü, ülkesini, ulusunu ve onun çocuklarını çok sevdi Mustafa Kemal. Özellikle çocuklarını ve gençlerini önderliğini yaptığı yep yeni cumhuriyetin geleceği olarak gördü. Zorlu savaş yıllarında bile, hep ilgilendi onlarla. Bir çoğunun manevi babalığını üstlendi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş gününü, bu anlamlı büyük günü onun için çok kıymetli çocuklarına armağan etti.Şöyle diyordu Mustafa Kemal ATATÜRK:
“Küçük hanımlar, küçük beyler. Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk pırıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız.”

Uzun, çok uzun bir süreç verilen savaşlarla, fedakarlıklarla tamamlanmıştı böylece. Türkiye Cumhuriyeti geleceğin ışıl ışıl parlayan yıldızları sayesinde hep ayakta kalacak, bağımsızlığına, özgürlüğüne, cumhuriyetine, ATATÜRK ilke ve devrimlerine uzanacak kötü niyetli elleri geçmişte nasıl kırdıysa gelecekte de kırmaktan çekinmeyecek, fedakarlıktan kaçınmayacaktır. Türk Ulusu’nun bu güne kadar vermiş olduğu mücadelelerde şehid düşenlerine rahmet, gazilerimize saygılarımızı sunuyoruz.