ANORMAL KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİN KALITSALLIĞI

 ANORMAL KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİN KALITSALLIĞI

  Son yıllarda anormal kişilik özelliklerinin kalıtsallığını
araştıran araştırmalar çok arttı. Bu araştırmaların çoğu da ikizleri
ele almaktadır. En çok dikkati çeken anormallik Birleşik Devletler’de
önemli bir sağlık sorunu olan şizofreni’dir.

 Şizofreniyi
tanımlamak için kullanılan ölçütler tartışmalıdır; ama araştırmacıların
çoğu şizofreninin genellikle, yüksek derecede uygun olmayan
heyecansal ve davranışsal tepkilerle, mantıkdışı, “güçlükle
ilerleyen” düşünme ve konuşmayla, gerçeklikle açık bir temas yokluğuyla
nitelenebileceği konusunda görüş birliği içindedir.  Geleneksel olarak, şizofrenik davranışın çok ciddi stresli dış
koşullara maruz kalmanın sonucu olduğu düşünülüyordu. Karllmann
(1953) ve Slater’in (1953) şizofreni tanısı konmuş ve özdeş
ya da ayrı ikiz olan bireyleri belirlemesine kadar kalıtsal etkenler
gözardı edilmişti. Her iki araştırmacı da, bir özdeş ikize
şizofreni tanısı konursa ikiz kardeşinin rahatsızlığı olması şansının
yüksek olduğunu, hem de ayrı yumurta ikizlerindekinden
çok daha yüksek olduğunu buldu. Daha sonraki araştırmalar bir
kalıtım etkeni olasılığını doğruladılar, ama çoğu kalıtsallığın
Karllmann’ın başlangıçta düşündüğü kadar büyük olmadığı konusunda
görüş birliği içindedir. Özdeş ikizlerin şizofreni için % 50’den
biraz daha fazla birbirine uymaz oldukları tahmin edilmektedir
(Broadhurst ve ark., 1974). Birbirine uymaz demek, bir ikiz
çiftinin aynı özelliğe sahip olmaması demektir. Özdeş ikizler
özdeş genotiplere sahip olduğu için kişiliklerindeki farklılıklar
dış etkilerden doğuyor olmalıdır. Şu halde, eğer bir ikiz şizofrenikse,
diğeri de değilse, rahatsızlığın ortaya çıkışında çevresel
etkenlerin rolü büyük olmalıdır.

  Bugün hem kalıtımın hem de çevrenin şizofrenide önemli
roller oynadığı büyük ölçüde kabul edilmektedir. Bir birey hastalığa
yatkınlığı miras alabilir, ama hastalığı geliştirip
geliştirmemesi maruz kaldığı dış streslere bağlıdır (Gottesman
ve Shields, 1966). Burada da yine, genetik ve çevresel etkenler
arasındaki etkileşimi görüyoruz. Birçok durumda kişilik bozukluklarının
kökenleri çoketkenli’dir. Genetik yetkinlik ve çeşitli
çevresel etkenler anormal davranışı ortaya çıkarmak üzere etkileşirler.

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir